BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Hayatta kalırsa da yürümesi imkânsız!”-67-

“Hayatta kalırsa da yürümesi imkânsız!”-67-

Kendisinin bir desteğe, onun vereceği güce ihtiyacı olduğunu düşünüyordu genç kadın... Birlikte arabaya bindiler. Feryal kilitlenmişti sanki. Firuze hanım yan gözle baktı genç kadına. Onun şu andaki yaşadıklarını anlayabilecek kadar tecrübeliydi...



Bir dakika sonra bütün telefonlar alınmıştı. Telefonu kapattıktan sonra kâğıda baktı: - Bu adamı tanırım, şimdi durumu öğreniriz. Merak etme kızım. Hayat ne garip tesadüflerle dolu... Başhekimi aradılar. Durumun vahametini bir kez de ondan duydular. Feryal şaşkındı... Yaşlı kadına baktı. Firuze hanım kararlı bir şekilde söylendi: - Turgut’a haber ver arabayı hazırlasınlar, ben de geliyorum seninle. Genç kadın çok sevinmişti onun gelmesine. Kendisinin bir desteğe, onun vereceği güce ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Birlikte arabaya bindiler. Feryal kilitlenmişti sanki. Firuze hanım yan gözle baktı genç kadına. Onun şu andaki yaşadıklarını anlayabilecek kadar tecrübeliydi: - Ah kızım, senin yüreğin çok asil biliyor musun? Feryal hıçkırarak cevap verdi: - Kimse sahiplenmemiş Firuze hanım, tek başına kalmış. Kimse ilgilenmemiş. Düşünebiliyor musunuz? Nerede o asil dostları, hiç mi arkadaşı, yakını yok bu insanların? Paraları bitince hepsi mi arkalarını döndüler bu insanlara, hiç mi kimsenin borcu yok? Firuze hanım diliyle dudaklarını ıslattı: - Bence yanlış taraftan bakıyorsun olaya. Bazı insanların hayatı düşündüğün gibi alış veriş üzerine kurulmuştur, bu doğru ama, insanlık denen bir şey var. Etrafımızda bundan nasibini almamış o kadar kişi var ki... Bence kayınvalidenler çevrelerini bu nasipsiz insanlarla doldurmuşlar. Tabii bu da hayatı bir alış veriş olarak görmelerinden kaynaklanıyor, sen bunları düşünme kızım. Sen değerlerin ne yapmanı gerektiriyorsa onu yap. En doğrusu bu. İnsanın vereceği en zor hesaplardan biri kendi vicdanına vereceği hesaptır Allah katındaki hesabından sonra... Kırk dakikalık bir yolculuktan sonra hastahaneye vardılar. Başhekim geleceklerini bildiği için kapıda karşıladı kendilerini. - Hanımefendi, sizi burada böyle bir sebeple görmeyi arzu etmezdim, hastamızın durumu ağır. Kimsesi yok bu kadının. Rahmetli eşinin eski şirketine haber verdik, kimse ilgilenmedi. Biz de kara kara düşünüyorduk. İyi ki aradınız... Firuze hanım kendinden emin bir tavırla cevap verdi: - Gereken neyse hiçbir masraftan kaçınılmasın. Bütün faturaları bana gönderin. Feryal minnetle baktı yaşlı kadına. Başhekimin arkasından yürüdüler. Odasına geldikleri zaman başhekim Erdal bey onlara oturmalarını söyledi: - Dün akşam getirdiler hastayı. Diğer cenazeler de bizim morgumuzda. - Onların da cenaze işlemleri yapılsın lütfen. Başhekim memnun bir şekilde başını salladı: - Siz hiç merak etmeyin efendim. Hastamızdan bahsedeyim. Omurilik zedelenmesi var, dün gece ameliyata aldık. Sonrası için bir şey diyemiyorum. Eğer yaşayabilirse yürümesi imkânsız. Hayatının bundan sonraki kısmı maalesef tekerlekli sandalyede geçecek. Yaşı itibariyle bazı müdahaleleri de yapamıyoruz. Durum bu. Şimdi isterseniz size hastamızı gösterebiliriz... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT