BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Telafer sancısı

Telafer sancısı

AK Parti İstanbul il teşkilatının “Finish’e 5 Kala Avrupalı Türkiye ismiyle tertiplediği şık karşılama programında bir çok Avrupalı, Japon dostlar çok samimi konuşmalar yaptılar, hepsi de Türkiye’nin tam üyeliği hak ettiği kanaatinde.



AK Parti İstanbul il teşkilatının “Finish’e 5 Kala Avrupalı Türkiye ismiyle tertiplediği şık karşılama programında bir çok Avrupalı, Japon dostlar çok samimi konuşmalar yaptılar, hepsi de Türkiye’nin tam üyeliği hak ettiği kanaatinde. Aynı toplantıda Başbakan Tayyip Erdoğan da “son 100 metreyi koşuyoruz” dedi, müzakere tarihi alacağımıza dair son derecede ümitli. Türkiye, AB yolunda 100 metreye girip hedefe yaklaşırken sürprizler de durmuyor. İlk sürpriz, terörün güneydoğuda yeniden tırmanışa geçmesidir. Son 3 ayda verilen şehit sayısı hayli kabardı, daha kötü gelişmeler olabilir. En büyük sürprizse Telafer oldu, bunu kimse beklemiyordu... Telafer, tıpkı Kerkük gibi Selçuklulardan beri Türk’tür. İşte bu Türk şehri ABD birlikleri tarafından Havadan ve karadan bombardıman edilmekte, halk canını kurtarmak için şehri terk ediyor. Ölü sayısı sürekli artmakta. Sebep, 300 Baaslının Telafer’e girmesi. Onları ele geçirmek isteyen işgal güçleri şehri hallaç pamuğu gibi atmakta. 300 kişi için 150 bin nüfuslu bir şehir mahvediliyor. Türkiye’nin tepki göstermesi gayet normaldir. Telafer’in bombalanması, sivil halkın öldürülmesi mesela Girne’nin, mesela Gümülcine’nin mesela Nahçıvan’ın bombalanmasından farksızdır. Gelen haberler kaygı verici. Peşmergelerin Amerikan askeri kıyafeti giyerek Türkmenlere saldırdığı iddia edilmekte. Tam bu sırada Mesut Barzani, Kerkük için gerekirse ölebilecekleri, orasının kalpleri olduğuna dair yangına benzin sıkan sözlerle açıklama yapıyor. Fotoğraf şudur, Kandil dağında 5 bin PKK’lı var. Washington, Ankara’nın onca ikazına rağmen sürekli oyalama politikası güderken bir avuç direnişçi için Telafer mahvediliyor. Diğer taraftan Ankara, Irak Kürtleriyle karşı karşıya getiriliyor. Beri tarafta Türkiye ipe yaklaşmıştır, hassas dönemeç alınıyor. Brüksel, Ankara’yı büyüteçle takip etmekte. Türkiye’nin bir müdahalesi, AB’ye giriş takvimimize zarar verebilir. AB, savaşan bir memleketle masaya oturmaz.. Yeni bir oyun oynanmakta. Bir tarafta Iraklı Türklerin hayatı, yine bir Türkmen şehrinin kaybolması, Ankara hinterlandının biraz daha daralması, diğer taraftan AB’nin dikkatli takibi. AB’ye giriş, bir başka şekilde mi engelleniyor? Niçin Kerkük ve Telafer Kürtleştiriliyor? 300 direnişçi için neden bir şehir göçe zorlanıyor? Ah şu yaşadığımız coğrafya!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT