BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sporcu kadınsa magazin vardır!

Sporcu kadınsa magazin vardır!

Sanatçıların yarı çıplaklığı artık ilgi çekmediği için magazindeki rant bayan sporculara kaydırıldı. Göz göre göre mayoyla yapılan her spor dalında dedikodu ve magazini önce üretmeye, sonra üstüne atlamaya, sonra da tüketmeye alet ediliyoruz. Altın madalyayı bile cinsellik dürtüleriyle çamura bulamayı başardık ya, helâl olsun bize. Meğerse biz ne kadar özgürmüşüz!..



Spor dünyası çıldırdı. Ortadaki büyük rant ve sanatçı dedikodularının kısır döngüye girip birbirini tamamlamadan ve asla gelişmeden sürüp gitmesi, “müşteriyi” kaçırmaya başladı. Sporcu dedikoduları öne çıkmaya başladı en bayağısından. HOCALAR VE KOCALAR Olimpiyatta en “kurtarıcı” sporumuz olan halterde, özellikle bayanların dedikoduları aldı yürüdü. Nurcan Taylan gerçekten tarihe geçen “ilk olimpiyat altınlı bayan” unvanını elde ettiği için mi?.. Yoksa kimseyi ilgilendirmemesi gereken bir ilişkisi olduğu için mi? Yoksa 750 milyarlık ödülü kendine, yarısı kadarını da hocasına kazandırdığı için mi?.. Nurcan Taylan ekranlara cinselliğiyle neden kuruldu acaba?.. Pavyoncular, lezbiyenler sözleri ortada dolanıp durmaya başladı. İncinur Şahin - Aylin Taşdelen - Sibel Şimşek - Şule Şahbaz bizim gece hayatında dolaşan “tostçu güzeller” kıvamında düzeysiz bir tartışmanın içinde buluverdiler kendilerini. “En erkek sporun feminine herkülleri” magazin basınının önüne boyalı yüzleriyle çıkınca, “Herculette” olmaya başladılar. Madalyalarımızın tadını çıkarmaya fırsat bulamadık mahalle kavgasından. “Kayıkçı kavgası” gibi “Magazine meyilli” bültenlerin cinsel dedikodulara tebelleş olmasından hiç de mustarip değilmiş gibi kamuoyu. Süreyya Ayhan ve Yücel Kop da muayyen günlerden gelmedi mi?.. Magazin basını tarafından bolca kaşınarak idrar isteyenleri dövmek üzere değil miydi altın madalya beklentimiz olan Süreyya’nın hocası olan kocası.. “Siz benim karımı çıplak göremezsiniz” oryantalliğine düşmedi mi Yücel Kop magazin cinneti geçiren spor basınınının önünde. Günde 8 saat ancak hocasıyla birlikte olabilen bu düzeyde sporcuların koca bulma şansı ne kadardır dersiniz?.. En şanslı koca adayı hoca olamaz mı?.. EVLİLER - BEKARLAR Evli barklı ve sarı saçlı.. Trabzon’un sevgili İbrahim Yattara namındaki yiğiti. Bir gece Trabzon’da gezer tozar, sonra da bir yabancı uyrukluğu kuyruğuna takıp Zirve Otel’e gider.. Yine belden aşağı bir durum söz konusu ya, olay yarım safya!.. Neyse ki, kadını bulup konuşturan olmadı!.. Volkan alemciydi. O, şimdi evli.. Adam tövbe billah diyor, medya hâlâ peşinde.. Carew değil mi, Küçük Emrah’ın babalık davasını geride bırakan.. 22 yaşında Susan Namuddu’dan mart ayında bir çocuğu olmuş.. Ama adam “Bir babalık” yapmıyor. DNA testini de reddetmiş. Adamın top özelliklerinden çok pop özelliklerini öğrenmeye başladık birden bire. Daha sayayım mı?.. Alın teri Yukarıya takılanlar toptan galip geldi. En kötüleri Avrupa’da oynayacak olan F.Bahçe’yle Beşiktaş’tı. Denizlispor iyi oynarken, bana göre İsmail Uyanık’ın önderliğinde Süleyman Hurma ve Ertuğrul Sağlam ortak yapımı Samsunspor, son derece seviyeli ve kaliteli bir rakip oldu. Ama bütün bunların içinde hem deplasmanda yendiği için hem de Avrupa oynayacaklardan biri olduğu için, Trabzonspor’un bulunduğu yerin Ziya Doğan dahil herkesin terli alınlarından öpülerek tebrik edilmesi gereken bir yer olduğuna inanıyorum. Yüz numaralar Adam Thuram - Desailly’nin arasında kafalar çakmış, Oliver Kahn’a ve Van der Sar’a goller bırakmış, Cocu ile Kanu’nun üstünden vurmuş, Belçika kalecisi De Wilde elleriyle yetişememiş kafasına, Yunanlı iki sırığın arasından mı gol yapamazdı? Gürcistan maçında Fatih Tekke’ye arka direkte golü yaptıran, ön direğe yaptığı boş koşuyla iki adamı birden alıp arkayı boşaltan o değil mi? “İlhan” deliler, “Cenk” dediler... “Hakan’ı bırakın artık” diye de yazdılar.. Yönetimlerden güdümlü kulüpçü yazar arkadaşlar, Bülent Korkmaz’dan sonra ikinci bir G.Saraylı yüzler kulübüne girmesin diye yüz numara sendromuna girdiler, sürek avı başlattılar.. Hakan Türkiye’yi 1996’da tarihimzde ilk kez Avrupa finallerine götüren en önemli oyuncu iken linç etmeye kalkanlar, ona Şaban diyenler değil mi? Onlar değil mi, nüfus kağıdına bakmadan Hooijdonk’u sevip Hakan’ın kellesini isteyenler. Sparta Sebat İlki rakip oyuncunun kafasından.. İkincisi olmayan bir faul sonrası ve çıkarken ikrâm edilen bir toptan.. Üçüncüsü rakibin iki kere verdiği bir pastan.. Dördüncüsü yine rakip özel imkanlarıyla.. Pozisyon üretmeden, ağız tadıyla bir gol bile kaçıramadan gelen 4 gollü deplasman zaferi.. Çarşamba gecesi Sparta Sebat maçı değil, Sparta Prag maçı oynanacak.. Bir hatırlatayım dedim..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT