BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB boşuna bahane aramasın

AB boşuna bahane aramasın

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zina kanununun Türkiye’nin AB üyeliğine engel olacağı yönündeki Batı’dan gelen mesajları eleştirerek, “Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. Avrupa’nın artık hiç bir mazereti kalmadı” dedi. Çiçek, "TCK'da bazı kanunlar çağdaşlıkla uyuşmuyor denebilir. Ama bir şey daha var; o da sözünde durmamak. AB Türkiye'ye söz verdi. Aralık'ta tarih almazsak, AB sözünde durmamış olur. Asıl çağdaşlık da budur" diye konuştu.



ANKARA/İSTANBUL - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, son günlerde kamuoyunda başlayan ve AB yetkililerinin açıklamalarıyla uluslararası platforma da taşınan zina kanunu ile ilgili Avrupa’ya sert mesajlar gönderdi. Türkiye Adalet Akademisi’nin yeni dönem eğitim faaliyetine başlaması sebebiyle Ankara Adliye Sarayı’nda düzenlenen törende konuşan Çiçek, başta AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Gunter Verheugen olmak üzeren AB’li yetkililerin “Zina kanunu çıkarsa Türkiye’nin üyeliği zorlaşır” açıklamalarına cevap verdi. Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) bazı düzenlemelerin bir eksiklik olarak görülebileceğini, çağdaş dünyanın değerleri ile uyuşmadığının söylenebileceğini ifade eden Çiçek. “Ama bir şey daha çağdaş dünyanın değerleri ile uyuşmuyor. Bu da verdiği sözde durmamak. Avrupa, 17 Aralık’ta tarih vermediği, müzakereye başlamadığı takdirde verdiği sözde durmamış olur” dedi. Türkiye’de her meselede kanun değişikliği yoluna gidildiğini, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Çiçek, çok iyi yasaların iyi yetişmemiş uygulayıcıların elinde çok kötü bir hale gelebileceğini ya da çok kötü yasaların da iyi yetişmiş uygulayıcıların elinde farklı değerlendirilebileceğini bildirdi. Avrupa mecbur Çiçek, TBMM gündemindeki TCK Tasarısı’nın “yepyeni, özgün” bir tasarı olduğunu, bu ay içinde yasalaşması noktasında gerekli kabulü bulacağını kaydetti. Gündemlerdeki diğer yasa tasarıları hakkında da bilgi veren Çiçek, şöyle konuştu: “Durup dururken bu değişiklikler yapılmıyor. Bir medeni dünya içinde yer almaya çalışıyoruz. 17 Aralık’ta bunun için önemli bir tarihtir. Avrupa’nın şunu bunu önümüze koymasına hiç gerek yoktur. Bize tarih vermeye mecburdurlar. Bunu da bu şekilde ifade etmek istiyorum. Çünkü siyasi kriterlerin tamamı yerine getirilmiştir. Eksiklikler varsa, müzakere sürecinde düzeltilir. Şunun bunun yer alması almaması TCK’da bir eksiklik olarak görülebilir. Çağdaş dünyanın değerleri ile uyuşmuyor denebilir. Ama bir şey daha çağdaş dünyanın değerleri ile uyuşmuyor. Bu da verdiği sözde durmamak. Avrupa, 17 Aralık’ta tarih vermediği, müzakereye başlamadığı takdirde verdiği sözde durmamış olur. Bu da çağdaş dünyanın değerleri ile uyuşmayan bir husustur. İçinde yer almaya çalıştığımız bu dünyanın bazı öncelikleri, uygulamaları var. Bunu ister istemez vaktinden önce iç hukukumuza uyarlamaya mecburuz.” Kasıtlı yapıyorlar Bu arada Devlet Bakanı Güldal Akşit de, TCK Tasarısı’nda zinayla ilgili hükmün amacının, kişileri cezalandırmak değil, bir ceza uygulamasıyla suçu caydırıcı hale getirmek olduğunu söyledi. “Türkiye ve AB’de kadınlar: Ortak bir anlayışa doğru” konulu sempozyumda konuşan Akşit, TCK Tasarısı’nın sadece zina maddesiyle anılıyor olmasının üzücü olduğunu belirterek, konunun ‘’gündeme kasıtlı olarak getirildiğini” ve bunun “AB kapısında engel oluşturmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürdüğünü” vurguladı. Akşit, “AB, toplumların kendi hassasiyetleri konusunda son derece toleranslı. Burada bizim toplumumuzun bir hassasiyeti var. İran, Afganistan gibi ülkelerde zina fiili dini anlamda suç olarak kabul ediliyor. Cezası çok ağır.” diye konuştu. Tüm bunların şahsi görüşü olduğunu da belirten Akşit, bu konunun AB’ye giriş konusunda engel olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “AB üyesi ülkeler, ‘Bunu bir engel görüyoruz’ derlerse, tamamen bahanedir. Çünkü Türkiye bugüne kadar üzerine düşen bütün mükellefiyetleri yerine getirmiş durumdadır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT