BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilinci yerine gelmişti... -69-

Bilinci yerine gelmişti... -69-

Doktor gereken tetkikleri yaptıktan sonra yoğun bakım odasından çıktı. Yanındaki hemşireye: - Bugün de uyutalım hastayı.



Doktor gereken tetkikleri yaptıktan sonra yoğun bakım odasından çıktı. Yanındaki hemşireye: - Bugün de uyutalım hastayı. - Başüstüne doktor bey... Genç doktor hızlı adımlarla başhekim Erdal beyin odasına girdi: - Fidase Coşkun kendine geldi hocam. Ama ben bugün de uyutuyorum hastayı. Beyninin dinlenmesi lazım. Herhangi bir komplikasyon görünmüyor. Ameliyat sonrası durum iyi. Omurilik hakkında ilk düşüncelerim geçerli. Sinirler kopmuş, yapılacak bir şey yok. Maalesef yürüyemeyecek. Tek korkum beyindeki hasarın ileride herhangi bir problem çıkartması. Şimdilik bir şey görünmüyor ama sağlıklı bir tetkik yapmamız da bu etapta mümkün değil takdir edersiniz... Erdal bey başını salladı: - Tamam Şahap bey. Teşekkürler. Genç doktorun odadan çıkmasıyla hemen telefona sarılıp Firuze hanımları son gelişmeden haberdar etti. Feryal durumu öğrenince telaşla cevap verdi başhekime: - Ben gelmek istiyorum. Gelirsem görebilir, konuşabilir miyim? Başhekim Erdal bey birkaç saniyelik bir suskunluktan sonra kısık bir sesle cevapladı: - Biraz daha sabredin hanımefendi. Şu anda sizinle sağlıklı bir iletişim kuramaz. Ama durumu iyiye gidiyor. Sadece omurilikte problem var biliyorsunuz. Ona da yapabilecek hiçbir şeyimiz yok. İleride kendisine iyice geldiği zaman düzenli bir rehabilitasyonla bu yeni duruma uyum sağlamasını başarabiliriz umarım. Saygılar efendim, herhangi bir gelişme olursa ben sizi haberdar ederim. Firuze hanıma sonsuz saygılar, hürmetler... Başhekim telefonu kapattıktan sonra arkasına yaslandı. Fidase hanım ve Feryal’in hikayesini öğrenmişti. Bir süre düşündü. Hipokrat yeminini edip doktorluk hayatına başladığından beri öyle çeşitli hayat hikayeleriyle karşılaşmıştı ki artık hiçbir şeyi yadırgamıyor, gerçekleri kabulleniyordu. *** Fidase hanım gün geçtikçe iyileşiyordu. İlk günlerdeki şikayetleri neredeyse yok olmuştu, sadece geçirdiği kazanın ve ardından girdiği ağır ameliyatın rutin etkileri vardı araz olarak. Bilinci yerine gelmiş, yemek yemeye başlamıştı. Yatağa ömür boyu bağımlı olduğunu ve oğlu ile gelininin öldüğünü henüz bilmiyordu. Kendisine hastahanede sahip çıkan kişinin Feryal olduğundan da haberi yoktu. Henüz bunları sorgulayabilecek durumda değildi. Her anne gibi başlarına gelen felaketi büyük oğlu Tamer’in duymasını oda istemiyordu. Yoğun bakım ünitesinden o gün çıkartılacaktı. Sabahtan başlamıştı hazırlıklar. Yardım için sürekli odasında bulunan hemşireye gülümsedi bitkin bir halde: - Belki oğlumu da görebilirim odaya çıktığımda. Hemşire acıyarak baktı ona, güçlükle tebessüm etti: - Belki de efendim, şimdi bunları düşünmeyin. Başhekim Erdal bey ve doktor Şahap bey odalarında toplantı halindeydiler. - Bence olayı söylemeliyiz. Herhangi bir reaksiyon olacak olursa kontrolümüz altında olması daha isabetli olur Şahap. Ne dersin? - Kolay bir karar değil hocam. Siz tabii burada tecrübenizi kullanarak bir karara varmamıza yardımcı olacaksınız. Eğer öyle düşünüyorsanız diyecek bir şeyim olamaz. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT