BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Yerin dibine girdim Feryal”

“Yerin dibine girdim Feryal”

Fidase hanım bir hafta kaldı hastahane odasında. Feryal her gün muntazam olarak geldi onun yanına. Ona yiyecekler getirdi, ihtiyaçlarını karşıladı, hiç gocunmadan her şeyine yardımcı oldu. Yatağa bağlı bir hastaya bakmak zordu tabii...



Fidase hanım için hiçbir şeyin önemi kalmamıştı artık. Kafasının içinde bin bir düşünce dolaşıyordu. Kimsesiz ve kötürüm olduğu gerçeği bir yana yüreğini yakan evlat acısı bitiriyordu kendisini. Yatağına yerleştikten sonra gözlerini kapattı. Doktorlar yeniden gelmişlerdi yanına. Erdal bey gülümsedi: - Sizi burada görmek çok güzel Fidase hanım. Hafif bir hıçkırıkla cevapladı kadın: - Neye yarar doktor? Neye yarar? Kimsesiz kaldım, bir oğlum hapiste, bir oğlum ve kocam öldü. Kimsem kalmadı ki... - Yanılıyorsunuz Fidase hanım, sizi başından beri yalnız bırakmayan bir insan var! Fidase hanım üst üste yaşadığı şokların sonucunda biraz algılaması zayıflamış bir şekilde baktı doktorun yüzüne. Söylenen kişinin kim olduğunu tahmin etmeye çalışıyordu. Başhekim devam etti: - Bu kişi siz buraya getirildiğiniz ilk günden beri sizin yanınızda. Emin ellerdesiniz hanımefendi. Fidase hanım şaşkındı. Kimseyi tahmin edemiyordu. O sırada kapı açıldı. Feryal içeri süzüldü: - Geçmiş olsun anne! Yaşlı kadının dudaklarından boğuk bir inilti döküldü: - Feryal! - Benim anne, merak etmeyin, her şey iyi olacak... Fidase hanım hıçkırıklara gömülmüştü. Feryal onun yanı başına oturup başını göğsüne yasladı. İkisi de ağlıyordu. Feryal bir yandan fısıldıyordu onun kulağına: - Tamam anne, tamam, hırpalamayın kendinizi... Her acı bizim için, Yüce Allah acılarla beraber sabrını da veriyor. Ne olur metin olun! Fidase hanım başını iki yana salladı, dudaklarını ısırdı: - Beni bunca acımın içinde bir de utandırdın Feryal.... Yerin dibine girdim şimdi. Feryal ellerini tuttu eski kayınvalidesinin: - Sakın anne! Böyle düşünürseniz üzersiniz beni. Ben sizin torunlarınızın annesiyim, sizin kızınız sayılırım. Rahat olun ne olur... *** Fidase hanım bir hafta kaldı hastahane odasında. Feryal her gün muntazam olarak geldi onun yanına. Ona yiyecekler getirdi, ihtiyaçlarını karşıladı, hiç gocunmadan her şeyine yardımcı oldu. Yatağa bağlı bir hastaya bakmak zordu, sabır ve şefkat isterdi. Genç kadın hiç şikayet etmeden isteyerek yapıyordu her şeyi. Bir hafta sonra doktorların kararıyla ambulansla Halil Rıfkı Yiğitalp Hastahanesi’ne taşındı hasta. Orada iki ay kaldı. İki ay zarfında özenle tedavisi yapıldı. Bir tekerlekli sandalye alınmıştı. Artık onunla dolaşıyordu. İki ayağı da külçe gibiydi ve tutmuyordu. Haftada iki defa rehabilitasyona katılıyor, tekerlekli sandalye üzerinde geçecek bir ömre adapte olma gayretleri için hem fizyolojik hem de psikolojik destek alıyordu. Berker ve karısının defin işlemlerini Feryal yaptırmıştı. Bu zaman zarfında bütün her şeyi göze alarak bir kere daha gitmişti hapishaneye. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT