BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tatil rehaveti

Tatil rehaveti

Uzun bir tatil döneminin ardından 14 milyon çocuğumuz ders başı yaptı. Her 5 çocuktan birinin okula adaptasyon problemi yaşadığını belirten uzmanlar, 15 günü aşan problemlerde mutlaka yardım alınması gerektiğini kaydediyor.



İSTANBUL- Büyük umutlarla ve en güzel dileklerle okula yolladığımız çocuklarımız, uzun bir tatilin ardından okula adapte olmakta zorluk çekebilir. Okula ilk kez başlayanlar kadar, üst sınıflarda olan çocuklar, hatta başka bir okula kayıt yaptırıp yeni arkadaşlarla eğitimini sürdüren her büyük çocuğun ayrı ayrı zorlukları ve çekinceleri olabilir. Zamanında tedbir alın Aileler için ilk sınıfın çok önemli olduğunu belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Ahmet Çevikaslan, zeka geriliği, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin, okulun ilk döneminde tespit edilebildiğini ve bunun da çocuğun gelecek eğitim hayatında önemli olduğunu vurguluyor. Çocukta yukarda sayılan problemlerin gözlenmesi karşısında mutlaka zaman kaybetmeden uzmandan yardım alınmasını tavsiye eden Çevikaslan, alışma için 3 aydan fazla çocuğa süre verilmesinin yarardan çok problemin yön değişmesine ve zamanla kemikleşmesine yol açacak zararlı bir süreç olduğunu kaydetti. Okulu seven, geçmiş yıllarda okulla ilgili problem yaşamamış çocuklarda adaptasyon bunalımı yaşanmadığını belirten Dr. Çevikaslan, tatil sürecinin çok eğlenceli geçirilmiş olmasının ilk zamanlarda tembelliğe yol açtığını ancak zamanla bunun telafi edilebildiğini hatırlattı. Olgunluk şart Anne ve babaların çocuğun erken dönemde okula başlayarak akranlarından daha fazla yol almasından büyük haz duymalarına karşılık okul olgunluğunun önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Çevikaslan, bunun için gerekli özellikleri şöyle sıraladı: “Zihinsel zeka donanımı (zekayı kullanma performansı), fizyolojik durum, sosyal olgunluk ve duygusal yeterlilik. Bu özellikler çoğu zaman ailelerce ihmal ediliyor. Ancak her biri ayrı ayrı çok önemli ve çocuğun başarısında önemli bir payı mevcut. Ana okuluna giden çocuklar okul heyecanını daha erken atarken diğerlerinin bu süreyi daha kısa zamanda yenebilmesi için ailelerince herşey hakkında bilgilendirilmesi hatta kayıt zamanında öğretmenleriyle tanışması sağlanmalıdır” Öğretmenler baş edemiyor Okula gitmeyi çeşitli sebeplerle sevmeyen çocuğun derslere ilgi göstermediğini zamanla arkadaşlarıyla arasının açılıp, derslere ilgisinin azaldığını kaydeden Dr. Çevikaslan, “İsteksizlik, kopma, huzursuzluk, okuldan kopuş başlıyor. Sınıfta huzursuzluk çıkarıyor, öğretmen baş edemiyor, bir süre sonra arkadaşlarıyla geçinemeyen ve sınıfta kalacak düzeyde problemli bir çocuk karşımıza geliyor” açıklamasında bulundu. İleri yaşlarda belli sınavlara girmek için ek ders alan çocukların altta yatan meseleleri çözülmeden, onlardan başarı beklemenin çok yanlış olduğunu kaydeden Dr. Çevikaslan, öğretmenler ile ailelerin zaman zaman rollerinin değiştiğini bunun da çocuğun aklını karıştırdığını kaydetti. Aileler dikkat! Zeka seviyesinin derse ilgi ve başarıda etkili olduğuna dikkat çeken Dr. Çevikaslan, belirli yöntemlerle zekanın artırılması dışında çocuğun başarılı olduğu alanların belirlenip bu alanlara yönlendirilmesini tavsiye etti. Bazı ailelerin çocuklardan büyük beklentiler içinde olduklarını belirten Dr. Çevikaslan, “Bu durumda çocuk ilk zamanlarda bocalama süreci yaşar. Sevdiği ve başarılı olduğu alanı bırakıp, başka bir alanda istemediği bir alana ailesince süreklenmeyi kabul etmeyerek okulu red edebilir” dedi. Sınavın amaç değil araç olduğunu kaydeden Dr. Çevikaslan, “Önemli olan çocuğun güçlü özelliklerinin belirlenip eğitiminin bu ağırlıkta sürdürülerek başarıya ulaşmasına yardımcı olmak” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT