BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gitti gül gibi başkan...

Gitti gül gibi başkan...

Aslında bu konuyu yazmak istemiyordum... Ama gazetelerde, “Bush’ta bunaklık başladı” haberini görünce; biriktirdiğim, küçük notlar aldığım taşları gediğine koyalım dedim...



Aslında bu konuyu yazmak istemiyordum... Ama gazetelerde, “Bush’ta bunaklık başladı” haberini görünce; biriktirdiğim, küçük notlar aldığım taşları gediğine koyalım dedim... Biz devirdiği çamların altında cahillik ve bilgi eksikliği var zannediyorduk ama, bu kadar sık pot kıran adamın asıl problemi bunamaymış... Benim aldığım notların tarihleri ile teşhisi koyan doktorların raporları çakışınca biraz “erken bunama” oluyor ama... İşte Bush’un hastalık belirtileri... *** * Irak para birimi “Dinar” ile Rus para birimi “Ruble”yi birbirine karıştırarak, “Sovyet Dinarı” adlı yeni bir para birimi elde etti... * “Açılan davalar yüzünden jinekologlar işlerini icra edemiyor” demek isterken, “Jinekologlar aşklarını icra edemiyor” dedi... * NATO için Türkiye’ye geldiğinde, Esenboğa’da gazetecilerin sorularını cevaplarken, “Türkiye’ye yarın gideceğim” dedi... * Bir keresinde “Düşmanlarımız ABD’ye ve ABD halkına kötülük yapma yollarını aramaktan asla vazgeçmeyecek, biz de öyle” dedi... * Ecevit’le olan görüşmesinin ardından, Türkiye’ye seyahat yasağının kaldırıldığını söylemişti. Ancak bu türden bir seyahat yasağı kararı bulunmuyordu... * Tokyo’da Japon halkına hitaben yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı’nı tamamen unutarak, “Asya seyahatimin Japonya’dan başlamasının çok özel bir nedeni var, çünkü bir buçuk yüzyıldır Amerika ve Japonya modern zamanların en güzel ittifaklarından birini yapıyorlar ve bu ittifak Pasifik’in barış içinde olmasını sağlamıştır” demişti... HHH ABD tarihine gaflarıyla geçen Bush’un “icraatları” bir kitapta toplandı... “43’üncü Başkanımızın Kazara Yumurtladığı Espri ve Bilgeliklerin Kayıtları” kitabının yazarı Jacop Weisberg, Bush’un “İngilizce’yi ikinci dili gibi kullandığını” söylüyor... “Baba” dilinin ne olduğunu ise bütün dünya biliyor artık... diyAlog (Yasemin Bozkurt, karısının çeyizini yiyen adamı ağırlıyor...) YASEMİN BOZKURT: Şimdi inanamadığım bir konuk var, çeyizini yediği için karısı evden kaçan Atilla Bey... ATİLLA BEY: Evet... Bir hiç yüzünden gitti... YASEMİN BOZKURT: Atilla Bey nasıl yediniz çeyizi, gösterir misiniz?... Bu arada siz sakın denemeyin ekranları başındaki seyircilerimiz... ATİLLA BEY: Valla hayat müşterek, sen de benim pantolonumu ye dedim... Dinletemedim... Gitti... Evet siz denemeyin... bizimkiler * Hasan Ali Abi sokak ortasında halı yıkarken grip olmuş... Geçmiş olsun... * TGRT’den Kudret’in oğlu olmuş... Analı babalı olsun... * Sistem Destek bütün gazetenin bilgisayarını yenilemiş... Hayırlı uğurlu olsun... * Berber Murat’ın hanımının dedesi ölmüş... Başı sağolsun... ...gündemin kırıntısı... Rekortmen haltercimiz Halil Mutlu, eğitim gördüğü Sakarya Üniversitesi’nden atılmış... Bakınız... Hantal eğitim sisteminin altından Halil Mutlu bile kalkamadı... temelin yeri Dursun’un para sıkıntısı varmış... Çaresiz; çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş... Parkta oynayan Temel’in oğlunu yakalayıp, “seni kaçırıyorum” demiş ve bir fidye notu yazmış; “-Çocuğunuzu kaçırdım... Onu tekrar görmek istiyorsanız, bir kesekağıdına 50 milyar koyup oyun parkının kuzey tarafındaki kayın ağacının kovuğuna bırakın... İmza: Dursun...” Sonra da, yazdığı notu bir iğne ile çocuğun sıntına iliştirdikten sonra, “Git bu notu babana göster” diyerek evine yollamış... Ertesi gün Dursun parka gidip, ağacın kovuğuna bakmış, gerçekten de bir kese kağıdı ve içinde de 50 milyar lira var... Bir de not: “-Sevgili Dursun... Teessüf ederim, sana hiç yakıştıramadım... Bir insan böyle bir şeyi hemşehrisine nasıl yapar?... Sana kırgınım ama yine de paranı kesekağıdına koydum... Oğluma sakın bir şey yapma... İmza: Temel...” Tebeşir Tozu... “Birinin seni istediğin gibi sevmemesi, onun seni tüm varlığıyla sevmediği anlamına gelmez...” (Gabriel Garcia Marquez) ayaküstü Biz çok tembel bir toplumuz ya; reklamdaki “Basınca da herkes konuşur Selo” gibi... Çalışarak da herkes AB’ye uyar... Şöyle yayarak girmek yok mu?... “Yay-uyuş” gibi... ...gündemin kırıntısı... Doktoru Ala Beşir, Saddam’ın sol yanağında bulunan benin, yakalandıktan sonra çıkan fotoğraflarında görünmediğini söyleyerek kafaları karıştırmış... Adamın, “ben”liğini kaybetmesi doktor raporuyla da belgelenmiş oldu... sağdan - soldan... (Fenerli taraftarların Kadıköy Meydanı’na astığı pankart... Fotoğraflı...) “-Türk lirasından altı sıfır atabilirsiniz, ama tarihten asla...” *** (Beş yaşındaki bir çocuk resmi ile yayınlanan bir gazete ilanı...) “-Eviniz 15 yıl sonra satılsın istiyorsanız BENİ, hemen satılsın istiyorsanız BABAMI arayın... Çağatay Emlak... *** (Aksaray’da bir otopark girişindeki kulübede asılı not... Mehveş’ten...) “-Biz görmeden araba bırakmak, ücrete tabiidir...” Bugünün buluşu H Herkesin içinde burnunu karıştırana, “hap imalatı başlamıştır” dendi... (21.09.1970) itiraf reyonu (isim: kurban... şehir: akyazı... yaş: 28,5...) Köprü hızla inerken ayağımı burktum... Sıcağı sıcağına acısını hissetmedim, ama akşama doğru ağlayarak eve vardım, çünkü üzerine basamıyordum... Bizimkiler tutturdu, “Mahalledeki Kırıkçı Miktat Amca’ya götürelim” diye... Ben sancıdan itiraz etmek bir yana, nefes bile almaya zorlanıyordum... Çaresiz gitmek zorunda kaldım... Adam oturttu beni karşısına... Ayağımı tuttu, bir o yana bir bu yana evirip çeviriyordu... Ben de avazım çıktığı kadar bağırıyordum tabii... İki tahta parçasının arasına pamuk koyarak bez parçalarıyla 37 numaralık ayağımı birden 44 numaraya gelecek şekilde büyüttü Miktat Amca... Gece sancılarım artınca evdekilerden beni çıldırtan şu sözleri işittim; “-Bi doktora götürelim bari...” (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) sanatik kritik “En büyük hayalim hayvanat bahçesinden hayvan alıp beslemek...” (Petek Dinçöz) politik kritik “Enflasyonun düşmesi başarı değil, ciddi bir hastalığın belirtisidir...” (Recai Kutan) sportik kritik “Sabır zor bir kelimedir... Ama sabretmekten başka çaremiz yok...” (Del Bosque) Şifa Yemek Öğle Menüsü Tel Şehriye Çorba... Sandal Sefasi K.Dolma... Makarna... Yoğurt...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT