BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sultanın ekmeği sana helâl olsun” -576-

“Sultanın ekmeği sana helâl olsun” -576-

İran askeri Erzurum Kalesini muhasaraya başlamıştı. İskender Paşa kaleyi büyük bir azimle müdafaa ediyor, ara sıra küçük bir müfreze ile huruç hareketleri yapıyor ve düşmana ağır zayiatlar verdiriyordu. Fakat ne kadar direnebilirdi ki!..



Elli bin kişilik İran ordusunun şiddetli muhasarası bir aydan fazla devam etti. Sonunda İran askerinin disiplinsiz davranışlarda bulunmaya başlamaları üzerine İsmail Mirza kuşatmayı kaldırıp geri çekilmek zorunda kaldı. Erzurum büyük bir tehlike atlatmıştı. Fakat İskender Paşa’yı çekemeyenler, “Kalede savunma yapılması gerekirken, dışarı çıkıp, sayıları kendilerinden on kat fazla olan düşmana karşı pervasızca hücuma geçti ve bu muharebe sırasında askerin yarısı şehid edildi, bu hatalı hareketin sorumluluğu tamamen paşaya aittir” diyerek hemen padişaha şikayette bulundular... ? Herkesi meraklandıran ferman! Zaten Paşa da bu hadiseden dolayı çok üzgündü ve her gün ağlıyordu. Kumandanlar ise kendisini teselli etmeye çalışıyorlardı. Fakat o, kendisini çekemeyenlerin fitnelerinden değil, Padişahın, kendisine kızmasından korkuyordu. Her an İstanbul’dan gelecek kötü bir haberi beklemeye başladı. Belki de idam edilmesi için ruhsat bile almışlardı. O ölümden korkmuyor fakat bir hain gibi idam edilmek istemiyordu. Sağ kalırsa, bu devlete daha çok büyük hizmetler etmek azmindeydi... Günlerden bir gün, saray kapıcıbaşılarından biri Erzurum’a geldi. Padişah-ı cihan’dan bir ferman getirmişti. Bütün devlet ve askerî erkanı topladı. İskender Paşa, artık işin sonuna geldiğini, hiç değilse azledileceğini tahmin ediyordu. ? Bu ne büyük saadetti... Herkes yerini aldıktan sonra kapıcıbaşı içeri girdi ve İskender Paşa’nın önünde durdu. Heyecan son haddine gelmişti. -Gazanız mübarek olsun İskender Paşa! Sultanımız efendimizin ekmeği sana helal olsun! Erzurum’u kurtardın. Padişah efendimiz seni tebrik ediyorlar ve sana altın bir kılıç ile murassa bir topuz gönderdiler. İskender Paşa heyecandan titriyordu. Demek gayretleri boşa çıkmamıştı. Sultan Süleyman tarafından takdir ediliyordu. Bu ne büyük saadetti. Kapıcıbaşı bir de padişahın nâmesini getirmişti. Hemen açıp okumaya başladı: “Berhüdar olasın İskender” “İskender, berhüdar olasın, iki cihanda yüzün ak ola. Sen, Şah askeri ile denk değildin. Onun askeri çok fazla iken sen bu derece mukabelede himmet ve gayret gösterdin. Hiç kusurun olmadı. Hatırını hoş tut!” Ayrıca Sadrazam Rüstem Paşa da bir name göndererek onu tebrik ediyordu. İskender Paşa, bu paha biçilmez iltifatlar karşısında bir çocuk gibi utanmış ve başını önüne eğmişti. Gözlerinden sevinç gözyaşları dökülürken, “Biz bu kadar çok mu gayret gösterdik?” diye mırıldanıyordu...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5597
    % -0.05
  • 238.589
    % -0.11
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT