BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kosova’da kara harekâtını Ortodoks ittifakı önlüyor

Kosova’da kara harekâtını Ortodoks ittifakı önlüyor

Dünya harp tarihinde kara harekâtı olmadan “karada” zafer ve netice alınması hiç görülmemiştir.



Dünya harp tarihinde kara harekâtı olmadan “karada” zafer ve netice alınması hiç görülmemiştir. Pentagon ise sıfır zayiat düşüncesinde olduğu için, sadece hava füzeleri ile Miloşeviç’i pes ettirmek peşindedir. Bir kara parçası (ülke) üzerinde kara harekâtı olmadan neticeye ulaşılmamıştır. Bundan sonra da netice alınması çok zordur ve belki de imkansızdır. Zaman bu doktrinin gerçekçi olmadığını gösterecektir. Avrupa, Sırplardan yanadır. ABD ise ikinci bir Vietnam macerasına girmekten çekinmektedir. Ama bu taraflı ve çekingen tutum yüzünden Kosova boşalmıştır ve Kosovalı Müslüman Arnavut ve Türkler soykırım ile yok olma noktasına gelmiştir. Ekonomik bir buhran geçiren Rusya’nın Yugoslavya yanında yer alması çok zayıf bir ihtimaldir. Ortodoks ittifak, kara harekâtını önlemek için her türlü baskıyı yapmaktadır. Kuzey ve Güney Amerika Rum Ortodoks kilisesinin lideri Başpiskopos Spiridon’un 23 Mart 1999 tarihinde ABD Başkanı Clinton’a yolladığı mektubun sadece bazı yerlerini yorum yapmadan aynen naklediyorum:”Yugoslavya’ya yapılan saldırı gayri ahlakidir... Hukuki açıdan hadiseye bakıldığında ülkemiz, uluslararası boyutlarda bir suç işlemeye doğru gitmektedir... Birleşmiş Milletlerin onayı olmaksızın hareket ediyoruz. NATO Paktının bile Anayasa’sını ihlal ediyoruz. Milletlerin ve devletlerin egemenliğini gözeten her türlü uluslararası hukuk kuralını ihlal ediyoruz. Kısacası Amerikan halkının onayı olmaksızın hareket ediyoruz... Ateşkesi bozan ve ilk şiddete girişen, hep Kosova Kurtuluş Ordusu denen terörist çetesi olmuştur. Sırf Sırbistan Hıristiyan vatanını; Müslüman köktencilere, ayrılıkçılara ve teröristlere karşı savunuyor diye, Amerikalı çocuklardan ölmeye ve öldürmeye hazır olmaları isteniyor... Bana öyle geliyor ki, danışmanlarınız, Avrupa’nın en eski uygarlığını bombalayarak tarihe gömmek suretiyle barış sağlamaya karar vermişlerdir. Tarih boyunca, bu uygarlıktakiler, Batı’yı tehdit etmek için doğudan gelen sürülere karşı siper oluşturmuştur...(Türkiye’nin ılımlı bir Müslüman devlet olduğunu) iddia ediyorsunuz. Bunun için midir ki, Kürt kimliğini dünya yüzünden ortadan kaldırmaya çalışıyorlar? Bunun için midir ki, sürekli olarak Yunanistan’ın Ege adalarının, kendilerinin olduğunu iddia edip, Yunanistan’a tehdit meydana getiriyorlar...” Mektubunda ayrıca Türklerin İzmir’le beraber 200 bin Hıristiyanı canlı canlı yaktığını iftira ediyor. Bu iftiralarla kalmayıp, şu yalanı da söylüyor:”Modern ve ılımlı Türkiye Devleti bu yüzyılın başlarında, Anadolu’da ve Pontus’ta milyonlarca Rum Ortodoks Hıristiyanı öldürdü...” Clinton kendi tarihini bile bilmezken, Spiridon bu yalanlarla Türkiye’yi ve varisi olduğu Osmanlıyı ona yanlış tanıtıyor. Kaldı ki, Asr-ı Saadet hariç, Dünya’da Osmanlı gibi adil, hoşgörülü, insaflı insan hak ve hürriyetlerine saygılı, soykırım şöyle dursun zulmün her çeşidine karşı bir devlet henüz gelmemiştir. Asıl katliamları Rum ve Ermeniler yapmış ama Osmanlı yapmış gibi iftira edilmiştir. Bugün Balkanlar’daki ve Ortadoğu’daki Hıristiyan ve diğer dinlere mensup insanlar, kimlik ve varlıklarını Osmanlının İslamiyetten kaynaklanan adalet ve hoşgörüsüne borçludurlar. ABD’deki Atina’nın sesi (sahibinin sesi) ve aynı zamanda Amerikan vatandaşı olan Spiridon, Clinton’u tehdit ediyor ve tarihi tahrif ederek yalan söyleyip, iftiralar atabiliyor. Bu arada Kıbrıs Rum Yönetimi Meclis Başkanı Kipriyanu, papazları arkasına takarak sokak gösterisinde Bizans, Yunan, PKK ve Sırp bayrakları taşınmıştır. Kipriyanu konuşmasında yanlız Türkiye’yi değil, NATO, ABD ve Avrupa ülkelerini de tehdit etmiştir. Bu arada Yunanlı ve Kıbrıslı Rum din adamlarının, son zamanlarda basında yer alan yayınlarında, Haç’ın Hilal’den güçlü olduğunu sık sık ifade etmektedirler. Rus Donanması Adriyatik Denizi’ne doğru yola çıkma hazırlığı yaparken, savaş gemilerine giden papazların dini ayin yapmaları ve askerleri takdis etmeleri 1917’den sonra ilk defa olmuştur. Ortodoks kilisesi Afrika ve Ortadoğu’ya yolladığı misyonerler ile fakir Müslüman aileleri para karşılığı Hıristiyan Ortodoks yapma faaliyetlerini hızlandırdı. Yunan ve Kıbrıslı Rum basını, devamlı olarak şu sloganı kullanmaktadır:”Kosova Hıristiyan Ortodoks için İstanbul, Kudüs gibi mukaddes topraktır. Ölürüz ama bu toprakları Müslümanlara bırakmayız.” Aslında Kosova 5 bin yıldır Arnavutların ülkesidir. Sırplar (Ortodoks Slavlar) 8. asırda Kosova’ya küçük bir azınlık olarak girdiler ve ancak 12. asırda Kosova’yı işgal ettiler. 1386’da Osmanlı Kosova’yı fethetti. 1913 Londra Konferansı’na kadar, Osmanlının toprağı idi. Kosova Anadolu’nun uzantısı ve ileri karakoludur. “Kosova asla Sırpların olmayacaktır” Not:Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi (INAF)nin Nisan 1999 bülteninden geniş ölçüde istifade edilmiştir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT