BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP’ye karşı yarı-kutsal ittifak

MHP’ye karşı yarı-kutsal ittifak

Bu tahriklerin, ya sansasyon ya da ideolojik maksatlarla, koalisyon kurulduktan sonra özellikle MHP ile DSP’nin arasına nifak sokmak için kullanılacağından emin olabilirsiniz.



Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidara ortak olması ihtimali ortaya çıktıkça ve bir DSP-MHP-ANAP koalisyonundan daha tutarlı ve geçerli bir alternatif olmadığı da anlaşıldıkça, buna karşılık direnmeler baş gösteriyor ve adeta, acaip bir ittifak oluşuyor. Geçmişin, artık tarihe gömülmesi gereken olaylarının, kan davasını gütmekten vazgeçemeyen eski tüfek solcular, entel-liboş köşe yazarları, sözde siyaset bilimcileri harekete geçmişlerdir. Ve hâl⠓milliyetçiliği” kınamaktan başlayarak... Aslında objektif olmaları gereken bazı haberciler de ortada somut bir olay ve fol yok, yumurta yokken, şimdiden “MHP’nin kadrolaşma yapacağı” MHP milletvekilleri arasında suçluların hatta katillerin bulunduğu şeklinde haberler üretmekte ve tarihi bir uzlaşma ile ülkede istikrarı sağlayabilecek en makul oluşumun üzerine tabir caizse, “limon sıkmaktadırlar.” Bu tahriklerin, ya sansasyon ya da ideolojik maksatlarla, koalisyon kurulduktan sonra özellikle MHP ile DSP’nin arasına nifak sokmak için kullanılacağından emin olabilirsiniz. TAHRİKLERDEN MUAFİYET MADDESİ Bana öyle geliyor ki DSP içindeki ve dışındaki bazı kişiler adeta “MHP olmasın da kim olursa olsun” diyecek kadar bağnaz ve peşin hükümlüdürler... Çiller’e karşı olan alerjilerine rağmen, bir DSP-ANAP-DYP koalisyonuna veya hatta bir DSP-FP-ANAP veya DSP-FP-DYP koalisyonuna, ölümü görüp sıtmaya razı olurcasına, taraftar olacaklardır... Ne sönmeyen kinmiş bu! MHP PEŞİN YARGISIZ MHP bu koalisyona, gerçekçi bir yaklaşımla, yatkın ve hazırdır. Ama DSP içinden de, MHP ile ortaklığa karşı çatlak bazı seslerin yükseldiği söyleniyor. Bunların bazıları, anlaşılan MHP ile illâ ki de koalisyon yapılacaksa düzenlenecek protokolle çok ağır şartların koşulmasını genel başkanlarına önermişler... Adeta koalisyona mani olmak ister gibi veya en azından nazlı bir gelin gibi! Ben Ecevit’in menfi bir yaklaşım içinde olmadığını biliyorum. Ne var ki, Sayın Ecevit çok duygusal bir kişidir ve böylesine tahriklerden ve telkinlerden etkilenebilir. Aslında koalisyon protokolüne, “tahriklerden muafiyet” maddesi konsa yeridir. Herhalde MHP koalisyon yapmak ve iktidara ortak olmak uğruna, her koşula ve figüranlığa razı olacak bir parti değildir! MHP’NİN TUTUMU Bu endemik kinleri onları Merve olayındaki MHP tutumunu bile yanlış algılamaya sevkediyor ve MHP’nin Merve Kavakçı’nın tutumu karşısında DSP liderini açıkça ve orada desteklememesini tenkit etmekte ve adeta, MHP’nin Merve Hanım’ın teşebbüsüne içtenlikle karşı olmadığı şeklinde yorumlamaktadırlar.. MHP Milletvekilleri Dr. Nesrin Ünal hanımefendinin hareketi bence Genel Kurul’daki protesto hareketi kadar MHP’nin bu konudaki düşüncelerini ve tavrını belirlemiş, sonra da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve Genel Başkan Yardımcısı Şevket Yahnici’nin demeçleri, bu hususta hiçbir şüpheye mahal bırakmamış, MHP’nin Fazilet Partisi’ne ve zihniyetine karşı nerede olduğunu ve Bülent Ecevit’in Genel Kurul’daki hareketini desteklediğini göstermiştir.. Hiç şüphe edilmesin ki MHP, milliyetçiliği gereği, İslami inanç ve değerlere bağlı, fakat laik Cumhuriyete ve Atatürk ilkelerine sadık bir partidir-milliyetçi muhafazakar bir partidir. ANAP VE DYP’NİN TUTUMU Asıl ANAP ve DYP bu protestoya katılmamakla büyük bir zaaf eseri göstermişlerdir. Yıllardır türban konusundaki ya ikircikli ya da türbanı seçim alanlarında istismar eden bu iki partinin, kesin bir tavır belirlemeleri gerekirdi, 2 Mayıs 1999’da!.. Ama başörtüsü konusunu daha evvel şekil ve şemaili ile kullanan Sayın Çiller, bu manevrayı nasıl yapacaktı? Seçim hezimetini izah etmeye çalışırken “28 Şubat sürecine karşı çıkmadığımız ve türbana da karşı çıktığımız için seçimleri kaybettik” diyen Sayın Mesut Yılmaz, Genel Kurul’da Merve Hanım’ın teşebbüsünü protesto etse idi bu tutarlı ve inandırıcı mı olurdu? MHP İLE FP MHP ile FP’nin nasıl ve ne derece iki ayrı kulvarda olduklarını anlamak için Radikal Gazetesi’nde Neşe Düzel’in Şevket Kazan’la yaptığı sohbeti okuyunuz. Hem aradaki farkı hem de FP’nin RP’den müdevver gerçek zihniyetini anlarsınız... Bir defa anlaşılıyor ki hazret refik-i şefiki ve patronu Erbakan gibi, “28 Şubat” olayını hâlâ anlayamamış... TSK’yı da hiç anlamamış. “28 Şubat üç beş askerin işi” diyor... Türk ordusunda hareketlerin, emir komuta zinciri dışında, TSK bünye ve düşüncesindn soyutlanmış “üç beş kişi tarafından” yapılabileceğini zannediyor. “Üç beş kişinin” de güya rantiyenin ve kartelin adamları olduğunu ima ediyor. Bu da hem o kumatanlara hem TSK’ya hakaret... Böyle zanneden ve kafaları bu kadar sığ adamları “müsademe rotasında” ısrar etmekten nasıl kurtarabilirsiniz? “Üç beş asker..üç beş asker” diye diye, bu kafada giderlerse, gerçeklere bodoslama ve fena halde toslayacaklar! Kazan, belki de istemeyerek Refah’ın ve FP’nin takıyye taktiklerinin de ipuçlarını veriyor sohbetinde. Fazilet yönetiminin, tabanın başörtüsüne fazla sahip çıkılmadığı eleştirileri karşısında, taraftarlarla bir bir temas ederek “Arkadaşlar ne yapalım, böyle konuşmak mecburiyetindeyiz” demedikleri yani takıyye yaptıklarını, onlara anlatamadıkları için kınıyor... Hani şu “Gözlerimin içine bakın ne demek istediğimi anlarsınız” yöntemi! Kazan, ayrıca yeni FP milletvekillerine takıyyede, taktik dersleri vermek istiyor (yeni arkadaşlara). “Meclis’e geldiklerinde milletvekilleri olarak dikkat etmeleri gereken şeyleri... Atatürk Kanunu ya da Cumhurbaşkanı’na, hükümete hakaret gibi..yazar ellerine verirdim” diyor. Merak ediyorum 2 Mayıs’ta Genel Kurul’da olsaydı Merve olayında nasıl “taktik ve öğüt verirdi” diye... MGK’daki 28 Şubat’ta Refah tarafından imzalanmış olması olayını da Kazan takıyye içinde takıyye yaparak, bu günün rahat koltuğundan anlatıyor. DEP kapatıldığı zaman niçin sessiz ve hareketsiz kaldıklarını da. Bu noktada, Refahlılar’ın Güneydoğu sorunundaki tutumu da ilginç.. Anlaşılıyor ki sözde “milli görüşleri” Leyla Zana’nın Meclis kürsüsünden Kürtçe yemin etmesine, Kürtçe eğitime vb. karşı değilmiş... Ama anlaşılan ve tahmin ettiğim gibi, hem Milliyetçiliğe hem de MHP’ye çok karşılar...ve şimdi de milliyetçiliğin yükselmesinden çok tedirginler. Kazan, solcular gibi, “MHP değişmez!” diyor. Kazan efendi meğer daha 1994 yılında uyarmış; MHP yanlısı Özel Timin MHP yanlısı olduğu için terörün Güney Doğu’daki kaynaklarından biri olduğunu... Muhakkak olan bir şey var; birisi tavizsiz milliyetçi diğeri takıyyeci ve ümmetçi MHP ve FP arasında iki yakası birleşemez bir uçurum var. Bunun için de, bazıları Fazilet Partisi ile ortaklık yapmayı, eğip bükemeyecekleri, tavizler vermeye ve taşeronluk yapmaya razı edemeyecekleri bir Milliyetçi Hareket Partisi ile ortaklık yapmaya tercih edebilirler!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT