BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hedef eşit çalışma ile tek emeklilik sistemi

Hedef eşit çalışma ile tek emeklilik sistemi

Çalışma Bakanı Başesgioğlu, “Kaynakların bol bol dağıtıldığı bir sistemi hayata geçirme lüksümüz yok” dedi ve bakanlık olarak hedeflerinin eşit çalışma süresini öngören tek bir emeklilik sistemi olduğunu söyledi



İSTANBUL- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, sosyal güvenlik sisteminde reform yapmanın sıkıntılı ve zor bir iş olduğunu söyledi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) tarafından düzenlenen “Uluslararası Eğilimler Işığında Sosyal Güvenlik Sistemlerinde Reform” konulu seminerin açılışında konuştu. Sosyal güvenlik sistemi reformunun neredeyse tüm AB ülkelerinin bu reformu yaptığını, bir kısmının da tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. Emeklilik toparlanacak Sosyal güvenlik sisteminde reformun bugünden yapılması gerektiğini, ancak bunun bazı zorlukları olduğunu belirten Başesgioğlu, “Eğer bunu ertelersek, 10-15 yıl sonra bu reformu yapmaya kalktığımızda çok geç kaldığımızın farkına varırız. Biz bakanlık olarak sosyal güvenlik sisteminde reform çalışmalarını, emekli sigortalarını, genel sağlık sigortası, sosyal yardımlar ve bütün bu görevleri yerine getirecek bir kurumsal yapılanmayı içeren 4 temel ayak üzerine oturtuyoruz” dedi. Emeklilik konusunda Türkiye’deki çok parçalı yapı olduğunu hatırlatan Bakan Başesgioğlu, “Bakanlık olarak amacımız, eşit çalışma süreleri karşılığında tek bir emeklilik sistemine geçmektir” diye konuştu. Başesgioğlu, bugüne kadar yapılan çalışmaların, kamu sigortacılığını ön planda tutan bir sistemi getirmeyi hedeflediğini de anlattı. Devlet de katkıda bulunacak Bugün sistem içerisinde bulunan insanların kazanılmış haklarının mutlaka korunacağını, sisteme yeni gireceklerin mutlaka belli bir disiplinle geleceğini bildirdi. 2005 bütçesinde sosyal güvenlik kuruluşlarına 22 katrilyon lira aktarılmasının öngörüldüğünü, ifade eden Başesgioğlu, “Biz diyoruz ki bu kaynağı aktarırken bir format geliştirsin. Devlet bu kaynağı tanımlasın. Devlet işçi ve işverenin yanında sosyal güvenlik sistemine katkı, prim koyan üçüncü bir taraf olsun. Makul olan, işçi ve işveren yanında 3. taraf olarak devletin de miktarı taraflarca belirlenecek bir oranda primlere katkı sağlamasıdır. Bu 5 olur, 8 olur, 10 olur. Görüşmeler sürüyor” diye konuştu. İşgücü maliyetleri inmeli Başesgioğlu, hem ulusal hem uluslararası pazarlarda işletmelerin rekabet edebilmesi için işgücü maliyetlerinin makul ölçülerde olmasını kendilerinin de kabul ettiğini ifade ederek, “Bu amaçla geçtiğimiz günlerde asgari ücret ve SSK primine esas alt kazanç sınırı eşitlendi. Bu, yıllardır işletmeler ve işverenin şikayet ettiği bir konuydu. Bu resmen yüzde 8 oranında bir prim indirimidir. Bunun dışında sisteme yeni girişler olup, kayıt dışını önleyebildiğimiz ölçüde, işletmelerimizin yükünün hafifletilmesinden yanayız” dedi. Sabancı: Bu sistem yoksulluğu önlemiyor Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, sosyal güvenlik sisteminin yıllardır biriken problemlere kalıcı bir çözüm getiremediğini, devletin, işverenin, çalışanların ve faydalananların memnuniyetini sağlamaktan uzak olduğunu söyledi. Sabancı, TÜSİAD tarafından düzenlenen, “Uluslararası Eğilimler Işığında Sosyal Güvenlik Sistemlerinde Reform” konulu seminerde yaptığı konuşmada, konuyu çok yakından takip ettiklerini, 1996 yılında ‘Emekli ve Mutlu’, 1997 yılında ‘Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeniden Yapılanma’ adlarıyla yayımlanan raporlarla probleme dikkat çekip tavsiyelerde bulunduklarını dile getirdi. Son sistem de yetmedi Sabancı, her şeye rağmen, 1999 yılında emeklilik yaşı ve prim ödeme süreleri ile ilgili düzenlemelerin kayıt dışı ekonomiye yönelik alınan tedbirlerin ve bireysel emeklilik sisteminin devreye girmesinin de sistemin derin problemlerini çözmediğini söyledi. Sabancı, sistemde kaynakların doğru kullanılamaması nedeniyle sistemin yoksulluğu önleyemediğini ifade etti. Sabancı, mevcut sistemin sürdürülemeyeceğini, temel yapısının değiştirilmesi gerektiğini, TÜSİAD olarak çok ayaklı bir model tavsiye ettiklerini belirterek, bunları şöyle sıraladı: * Model kısaca mevcut sistemin revizyonu ile devam eden, dağıtım esaslı finansman modeline göre çalışacak. * Asgari düzeyde emeklilik gelirini garanti edecek 1. ayak ile ‘zorunlu’ bireysel hesaplara dayanan 2. ayak emeklilik kurumları kurulmalı. * 2001 yılında getirilen ve ‘gönüllülük’ esasına dayanan Bireysel Emeklilik Sistemi aynen devam etmeli ve 3. ayak kurumlar oluşturulmalı. * Bu yaklaşımda bireysel hesaplarda biriken uzun vadeli tasarruflar, sermaye piyasalarını derinleştirecek, geliştirecek. Kayıtdışı ekonominin cazibesini azaltacak, kayıtlı çalışmayı teşvik edecek. Düşük kesinti oranı ile yüksek düzeyde emeklilik geliri sağlanacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106825
    % -0.03
  • 3.5168
    % -0.27
  • 4.1281
    % 0.04
  • 4.5311
    % -0.04
  • 145.254
    % 0.12
 
 
 
 
 
KAPAT