BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aurelio'yu yine Daum yaktı

Aurelio'yu yine Daum yaktı

Dün geceki Şampiyonlar Ligi nokta maçının klasmanı etkilemeyecek olmasına rağmen, bir kaç önemli altı çizilecek konumu vardı. Bunlardan biri, F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde en fazla puanı kazandığı sezonla tanışıp tanışmayacağı idi.



Dün geceki Şampiyonlar Ligi nokta maçının klasmanı etkilemeyecek olmasına rağmen, bir kaç önemli altı çizilecek konumu vardı. Bunlardan biri, F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde en fazla puanı kazandığı sezonla tanışıp tanışmayacağı idi. Manchester açısından, bebelerin hem de ilk defa bir araya gelmelerine rağmen ne yapıp ne yapamayacağı idi. Ve de tabii ki, F.Bahçe’nin kelle olarak zenginleşmiş orta saha ile böyle tuhaflaşmış da olsa, Manchester’i yenip yenemeyeceği idi. Maçın 7 küsür dakikası oynanırken yanımdaki Tevfik dostuma bir kehânette bulunayım dedim. Şuydu; bu maçı Manchester’in kazanma ihtimâli sıfır, F.Bahçe’nin kazanma durumu ise duran toplara bağlı. Yani, kazanırsa F.Bahçe kazanır. Nitekim, Ferguson ‘un bebekleri bile diyemeceğimiz kadrosu, F.Bahçe karşısında çok sıradan ya da üçüncü sınıf bir Avrupa takımı durumuna düştü. Ronaldo ‘nun da ancak çok iyi bir takımda tahammül edilebilecek bir genç olduğu bir kere daha ortaya çıktı. Manchester’in büyük etiketi altında tek yakışan oyuncusu Djemba - Djemba idi. Hücum etmesini hiç beceremeyen Manchester, tek pozisyon dahi üretemezken, F.Bahçe oyunun başlarında da ön gördüğüm gibi, biri Ümit, diğeri Alex ‘ten kalkan yan toptan Tuncay damgalı iki şık gol buldu. Buna bir de aynı oyuncunun 10 numara klas finiş golü eklendi. Tabii, F.Bahçe’nin kelle sayısı artırılmış orta alanı, üçüncü sınıf hâle gelmiş olsa da, Manchester’e soyunma odasında plânladıklarının tek bir tanesini dahi yaptırmayarak, geçen maçlara kahır bestesi oldu. Yani bu maç F.Bahçe’nin, şayet teknik direktörü 4-2’lik Lyon oyununa kadar zar atmasaydı, Şampiyonlar Ligi’ne devam oyunu olacaktı. O teknik direktöre bir diyeceğim daha olacak. Bütün biletleri kesilmiş bu grubun son oyununda, hem de G.Saray’a da karşı oynayamacak olan Aurelio ‘yu sahaya sürüp, ilk UEFA maçına bu oyuncusuz çıkmayı sahneye koymak, acaba doğru bir hocalık işi midir? Öyle ya, F.Bahçe taraftarı Daum ‘u eleştirdik diye bize kızıyor. Peki şimdi UEFA Kupası hâyâline yatmışken, bu iddiadan uzak oyunda Aurelio ‘yu yakmak da neyin nesidir? Hele hele G.Saray maçında oynayamayacak olmasına rağmen, hiç olmazsa son 20 dakikada o zaman oradaki adamını denememek hangi teknik direktörlük kariyeri ve mantığıyla bağdaşabilir? Sonuçta F.Bahçe’nin Lyon’da baskılarla değiştirilmiş günümüz futboluna yatkın formatı, üçüncü sınıftan bir Manchester’i de yakalamış olsa, hem para kazandırdı, hem de maç. Bu arada İngiliz ciddiyetine yakışmayan bir anlayışla İstanbul’a sınıfsız bir takım getiren Ferguson’un, Ada’da nasıl yargılanacağını da doğrusu çok merak ediyorum Sonuçta F.Bahçe, formasında Manchester United yazan bir takımı yenmiştir. Bu da böyle tarihe geçecektir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT