BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair...

Hayata dair...

Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım... Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen.



Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım... Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen. Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan; diyelim biri sana bir soru sordu, sen de cevabını bilmiyordun. Benim adım bu. Belki de bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor. Benim adım bu. Ya da biri senden bir şey yapmanı istedi. İstediğini yaptın. Gelgelelim yaptığının yanlış bir şey olduğunu söylediler-”bağışla bir yanlışlık oldu,”- ve başka bir şey yapmak zorunda kaldın. Benim adım bu. Belki de çocukken oynadığın bir oyun ya da yaşlanıp pencerenin yanındaki sandalyende otururken durup dururken hatırladığın bir şey. Benim adım bu. Ya da bir yerlere yürüdün her yan çiçek doluydu. Benim adım bu. Belki de çok uzaklardan birinin seslendiğini duydun. Sesi neredeyse bir yankıydı. Benim adım bu. Ya da yatağa uzanmış, neredeyse uykuya dalmak üzereydin; bir şeye güldün kendinle ilgili. Günü bitirmenin en iyi yolu. Benim adım bu. Belki de iyi bir şey yiyordun, bir an ne yediğini unuttun, yine de iyi bir şey olduğunun bilincinde yemeyi sürdürdün. Benim adım bu. Ya da o kız sana gelip öyle dediğinde kendini iyi hissetmedin. Bir başkasına da söyleyebilirdi: Onun sorunlarını daha iyi bilen birine. Benim adım bu. Belki de alabalıklar gölcükte yüzüyordu ama ırmak yalnızca sekiz santim enindeydi ve ay ben üzerinde parlıyor, karpuz tarlaları ayışığında boyutları çarpılmış ışıldıyor, her yan karanlık ve sanki çevredeki tüm bitkilerden birden yükselmekte. Benim adım bu. - Richard Brautigan - ayaküstü ÖSS için başvuru yapan bir kardeşimiz anlattı da... Son güne bıraktığı kayıt işlemi için gittiğinde birkaç işportacının tezgahında “5 milyon” gibi bir tarife görmüş... “Abi ne satıyorsun” diye sormuş, “Form dolduruyoruz” cevabını almış; “-500 bin lirası kalem kirası, 4,5 milyon da doldurma parası”... Yani, “Aday Bilgi Formu” nda istenen bilgilerin tam olarak, kurşun kalemle yazılıp kodlanmasının bedeli 5 milyon lira... Keşke ben de, “Avrupa’nın hayran olup, birliğine almasının birinci sebebi olan gençliğimiz” türünden yorumlar yapabilseydim... itiraf reyonu (isim: islam, ama sen sinan diye yaz... şehir: ankara... yaş: yirmiiki...) Üniversitenin bahçesinde çay içiyoruz arkadaşla... Yanımıza bir kız geldi ve “kibritiniz var mı” diye sordu. Ben sigarasını yakmak için istediğini düşündüm, arkadaş ise “kürdan olarak kullanacak” dedi... Neyse kıza kibrit kutusunu verdik, iki kibrit çöpü aldı ve kutuyu geri verdi... İki üç metre ileriye, kendi arkadaşının yanına gitti... Merak katsayımız zirveye çıkmıştı ki; o anda aklımızın ucuna hiç gelmeyecek ve bir kızdan o kadar insan içinde yapılmayacak bir şey yaptı... Kibritle kulağını karıştırmaya başladı... (osoztutan@tg.com.tr itiraf edin, rezil edelim...) sağdan - soldan (Suadiye’de bir mağazanın içinde Mahmut Kart tarafından görülmüştür...) “-Lütfen hayvanla girmeyin... Köpek reyonumuz yoktur...” *** (Güngören’deki boş işyerinin reklamı Aslan Karataş tarafından görülmüştür...) “-Banka şubesi veya oto tamircisi olmaya müsait kiralık dükkan...” *** (Göztepe’deki bir bayan kuaförünün duyurusu Esra Avcı tarafından görülmüştür...) “-Allah bizi başınızdan eksik etmesin...” diyAlog... (Ünlüler Çiftliği’nin Leyla Adalı ağırlıklı diyalogları...) LEYLA ADALI: Ben deliye deli derim... YALÇIN ÖZDEN: Dikkatli konuşmamız lazım, insanlara yansıma yapıyoruz... *** LEYLA ADALI: Ben normal bir insanım... YALÇIN ÖZDEN: Onu bırak doktorlar karar versin... *** BORA GENCER: Deli diye bir şey yoktur, akıl hastası vardır... LEYLA ADALI: Evet... Her deli akıl hastası değildir... *** LEYLA ADALI: İnek doğum yaparken ne yapacağımızı bilemeyiz ki?... YALÇIN ÖZDEN: O kendi doğuruyor... *** AHU TUĞBA: Ünlüler Çiftliğini bebekler de seyrediyor... LEYLA ADALI: Hayır, saat on... Bu satte bebekler uyuyor... temelin yeri 95 yaşındaki Temel ‘le, 92 yaşındaki Fadime, boşanmak için hakimin karşısına çıkmış... Hakim üzülmüş, “Yapmayın yahu” demiş; “-Yetmiş yıllık evlisiniz niye boşanacaksınız?...” “-Yok” demiş Temel; “-Biz çoktan boşanmaya karar verdik de; Çocuklar etkilenmesin diye, ölmelerini bekledik...” Bugünün buluşu * İlk kez bir arabaya, spor görünsün diye çift egzoz takıldı... (11.12.1982) bizimkiler * Gazetenin en yaşlısı olan, ama kardeşinin ameliyatına çocuklar gibi ağlayarak dua istediğini duyduğum Alişirin Abi’ ye geçmiş olsun... * Erken baskıyı almaya gittiğimde, “Fırından yeni çıktı” diye gazeteleri elime tutuşturan, Mustafa Topal Amca ‘ya rahmet, ailesine başsağlığı... * Ev aldığı için, nişanlanan Necmettin’ le ortaklaşa çektirdiği baklava ziyafeti için Ümit Abi’ ye huzurlu yuva olması... * Malezya’dan gelirken kırık da olsa puro getiren Bilgehan ‘a, devamını diliyorum... Tebeşir Tozu... “-Öyle şeyler vardır ki; insan onları daha yapmadan pişman olur, fakat yine de yapar...” (F.Hebbel) Son sözleri... “-Ukrayna bu konuda iyi bir model olmuştur... Bence Türkiye’de de seçimlerin tekrarlanması gerekir...” (Deniz Baykal - Kestirmeden muhalefet yapmaya çalışırken...) *** “-Hop hop bana bak... Sen benim kim olduğumu biliyor musun?...” (Tuğba Özay - Birlikte çıktığı defilede Eva’yı tanımayınca...) *** “-Sevda’cım sen ne yapacaksın kurbanı, sana her gün bayram?...” (Leyla Adalı - Bayram günü Sevda Demirel’e espri yapmaya çalışırken...) *** “-Önlem almaya bile gerek görmedik... Fenerliler’le G.Saraylılar birlikte maç seyredecek...” (Ergun Gürsoy - Derbiden önceki son konuşmasında...) *** “-Gökdeniz sen bizim her şeyimizsin...” (Trabzonspor taraftarı - Hat-Trick yapan futbolcusunu omuza alırken...) ...gündemin kırıntıları... Fenerbahçe’nin efendiliği ile tanınan golcüsü Van Hooijdonk da eninde sonunda bara girerken yakalanmış... Takıma girmenin yolunu o da öğrendi... sanatik kritik “Deli gibi çalışıyorum ve kuru gürültüye pabuç bırakamam... Beni sadece üzerimde emeği olanlar eleştirebilir...” (Hülya Avşar) politik kritik “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alternatif üyeliği, tam üyelik gibi bir üyelik olmayacak... Topal bir üyelik olacaktır...” (Mesut Yılmaz) sportik kritik “Avrupa’da alınmış bir-iki galibiyetle büyük takım olunmuyor... Unutmasınlar ki, F.Bahçe’nin karşısında Manchester yok...” (Ergun Gürsoy) Şifa Yemek Öğle Menüsü Tel Şehriye Çorba... Terbiyeli Etli Kereviz... Soslu Yoğurtlu Mantı Makarna... Aşure...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT