BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > diyAlog...

diyAlog...

YALÇIN : Sen hep sakinsin.... Nasıl beceriyorsun bunu?... SERPİL ÇAKMAKLI: Buradakiler eşim değil, ailem değil... Niye kavga edeyim ki?...



YALÇIN : Sen hep sakinsin.... Nasıl beceriyorsun bunu?... SERPİL ÇAKMAKLI: Buradakiler eşim değil, ailem değil... Niye kavga edeyim ki?... *** BEYAZ: Sinan sana bir de “Boğaz’ın Aygırı” diyorlar değil mi?... SİNAN ŞAMİL SAM: Yok “Boğaz’ın Camışı”... O ne abi?... *** SERHAT ULUEREN: Sayın Şengül, biz donduk burada paltoyla, ama siz ceketle oturuyorsunuz?... ZİYA ŞENGÜL: Ben bu stada alışık olduğum için... (Serin Duruş’tan...) *** NTV SUNUCUSU: Sizi taklit etmek zor mudur, var mı böyle insanlar?... CEM YILMAZ: Bir iki radyoda gördüm taklit edildiğimi... *** GÜLBEN ERGEN: Başka söyleyeceğiniz bir şey var mı?... AYSUN İSİMLİ SEYİRCİ: İnşallah size ve Mustafa Bey’e benzeyen bir bebeğiniz olur... *** BEYAZ: Neler yapıyorsun çiftlikte?... TUĞBA ÖZAY: Tavuk yetiştiriyorum, horoz yetiştiriyorum... Her şey var... Bir sen yoksun... Bir soru Soruyorum size: Semra Hanım’ın oğlu Ata’nın midesi neden geniş?.. Cevap veriyorum: Siz de annenizin lafını bu kadar yutarsanız, sizin de mideniz geniş olur... Semra Hanım’ın ajandası... * Programın isminin, “Semra Hanım’a Gelinim Olur musun” diye değiştirilmesi istenecek... (Aksi taktirde terk edilecek...) * Bu çocuk sevgiden, duygudan, kibarlıktan bahsediyor... Kime çekti, araştırılacak... (Genişliğini öğrenmek için mide filmi de çekilecek...) * Hakkımda Patagonya’da çıkan bir yerel gazetede haber yapılmadı, biraz daha sertleşilecek... itiraf reyonu (isim: kader canik... şehir: istanbul... yaş: yirmidört...) Geçen misafirliğe gittim... Yemek tabağının kenarında kıl gördüm... Alırken görmesinler diye dokunamadım... Kıla dokunmamaya dikkat ederek yemeği tamamladım... İkinci yemekte görüp alırlar dedim ama kıl yine geldi... Bir ara evsahipleri başka yere bakarken hızla elimi attım, baktım gelmiyor... Tabak çatlakmış, günahlarını aldım... *** (isim: alaycı... şehir: sakarya... yaş: yirmiiki...) Arkadaşlarla konuşurken kıyafetlerden konu açıldı... Bana dedi ki; “Benim badilerimin üzerinde hep R harfi vardır. Rodi’den alıyorum da...” Ben de; “Benimkilerde de P harfi var” dedim; -Sen nerden alıyorsun?... “-Pazardan...” Tebeşir Tozu... “-Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok ahmaktır...” (Moliere) bizimkiler (Bizimkiler’in “Köşemiz olsa, biz de seni yazabilsek” dedikleri şeyler...) * Gözlerimle gördüm, sigarayı yaktığı kibriti söndürdükten sonra bardağın içine sokup çayını karıştırmıştı... * Avrupa Şampiyonası’ndan bahseden bir yazısında Brezilya’ya final oynatmıştı... Belgeli... * “Şifa Yemek Menüsü”ne Ramazan boyunca “İftar Sofrası” adını vermişti... Bu durum bayramdan birkaç gün sonraya kadar sürdü... * Alişirin Abi, ablasının ameliyatı için “teşekkür” yazısı yazdırıyordu... O da dedi ki, “Bakalım vefat ilanlarına, ona göre yazalım”... Allah gecinden versin, zor kıvırdı... * Ercan’da gördüğü kazak için “Bunun erkekler için olanı var mı” diye alay etti, gidip aynısından kendine aldı... * Geçen beraber bir çarşıda gezerken çocuğun biri buna tanıyormuş gibi baktı... “Nasılsın” diye muhabbeti koyacaktı ki, çocuk “Abi dudağının kenarında yemek kalmış” dedi... Tepkili vatandaş... “-Soru - cevap şeklinde verdiğin Temel’in Yeri’ndeki kısa yazılar soğuk oluyor... Fıkra tarzındakiler daha iyi... Ne öyle Hakan Şükür esprileri gibi... (nurettin deveci - antwerpen / belçika) *** “-Seviyoruz, beğeniyoruz, eğleniyoruz, ama Semra Hanım olayını iyi kullanamadığını söylemek isterim... Kendi hayatına tekabül eden özel bir sebebi var mı?...” (Hami Soylu - istanbul) *** “-Rakamlarla Türkiye için, “Gazetelerde en çok kullanılan başlıklar” konusunu yazabilirsin... Yüzde 90’ı “Uzanlar’ın çiftliğine baskın” gerisini sen tamamla...” (barış karaman - ankara) temelin yeri Hasta Temel, minnettar bir ifadeyle doktoru Dursun’a bakıyordu... Yanında poşet ve kağıtlara sarılı olarak getirdiği yumurta, yağ gibi şeyler bu duygunun açık bir anlatımıydı... Doktor Dursun dikkatle hastayı dinliyordu; “-Doktor Bey” diye başladı Temel; “-Gitmediğim doktor kalmamıştı... Hiç biri çaresini bulamamıştı... Son umudum sizdiniz... Boşuna bu kadar övmüyorlar seni... Sizin reçeteniz beni hayata döndürdü...” Dursun hem hastayı, hem hastalığı, hem de yazdığı reçeteyi çoktan unutmuştu... Ama sonuçtan o da mutludur ve bu kadar etkili reçeteyi merak etmektedir... Çaktırmadan kontrolün bir gereği gibi reçeteyi ister Temel’den... Temel, “Doktor Bey, onu kaynatıp iç demiştiniz ya” deyince Dursun hemen toparlanır; “-Tabii ki öyle yapman gerekiyordu... Acaba dediğimi yaptın mı, diye bir kontrol edeyim dedim...” ayaküstü Sonunda bu da oldu... Banu Alkan’ın son kasetindeki “Beyaz Orkide” şarkısında “ses dublörü” kullandığı ortaya çıktı... Bu; sesiyle para kazanan Özcan Deniz’in, dizilerde başkasının sesini kullanması gibi bir şey değil... Mustafa Sandal’ın aldığı “Hormonlu ilham” gelmesi sonucu yabancı parçadan esinlenerek şarkı yapması gibi bir şey de değil... Bu başka bir şey... Siz “İyi ki dublör kullanmış” diyebilirsiniz, o ayrı... Ama kendi sesine tahammülü olmayan insanların sesini dinlemek için para veriyorsanız, kazıklanıyorsunuz haberiniz olsun... Hayata dair... Bir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen, Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi; Bir an, baş başa kalmaktan öte bir şey istemezken, Sonra diyorum ki, âlem niye görmesin sevincimi?... Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle, Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra, Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte, Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya. İşte böyle, her gün hem açlıktan ölüyor, hem tıkanıyorum; Ya oburca her şeyi yiyorum, ya da hiçbir şeye dokunmuyorum. - William Shakespeare - Bugünün buluşu İlk kez bir televizyon kanalı reklamlara girerken, “Bizim de para kazanmamız lazım” esprisini yaptı... (12.12.1992) *sanatik kritik “Her sevgi ölene kadar gidecek gibi başlar... Ben sonuna kadar sevginin bu durağında kalmak istiyorum...” (Tuğçe Kazaz) *politik kritik “Ne hikmetse Avrupa’dan gelen her yetkili hemen Diyarbakır’a koşuyor?... Bizim 81 tane güzel ilimiz var...” (Devlet Bahçeli) *sportik kritik “Bazıları kötülük düşünerek, bazıları da kötülük düşünmeyerek çok iyi insan olduğumu söylüyorlar...” (Del Bosque) Şifa Yemek Öğle Menüsü Domates Çorba... Sahan Köfte... Sade Pirinç Pilavı... Salata...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106825
    % -0.03
  • 3.5168
    % -0.27
  • 4.1281
    % 0.04
  • 4.5311
    % -0.04
  • 145.254
    % 0.12
 
 
 
 
 
KAPAT