BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bari şimdi sussa!..

Bari şimdi sussa!..

AB olmazsa Rusya, İran, Çin var” Eski başbakan Bülent Ecevit, “AB’den kopmamalıyız ama peşinden koşmamız da yanlış olur. Hakkımızı nasıl olsa alırız. Ayrıca AB olmazsa yalnız kalmayız. Rusya var, İran var. Hindistan ve Çin var. Bunlar da çok büyük ülkeler” dedi.



Aralık 2004 tarihli Hürriyet gazetesinde şöyle bir haber vardı: “AB olmazsa Rusya, İran, Çin var” Eski başbakan Bülent Ecevit, “AB’den kopmamalıyız ama peşinden koşmamız da yanlış olur. Hakkımızı nasıl olsa alırız. Ayrıca AB olmazsa yalnız kalmayız. Rusya var, İran var. Hindistan ve Çin var. Bunlar da çok büyük ülkeler” dedi. Çankaya Üniversitesi’nde “Türkiye’de demokrasi söyleyişleri” konulu konferans veren Ecevit, “Biz batının zaten içindeyiz” diye konuştu. Avrupa Birliği’ne girişi kaçırtan sayın Ecevit’tir. Bari şimdi sussa. Değerli gazeteci Yalçın Doğan, 3 Ocak Cumartesi günü Hürriyet gazetesinde “Geceyarısı muhteşem teklifi” başlığı altında nasıl kaçırdığımızı çok güzel bir şekilde anlatıyor. Aynen alıyorum: “Yıl 1978... AB o zamanki adıyla AET, yani Avrupa Topluluğu. Brüksel’de bir toplantı yapıyor. 3 yıl sonra 1981’de Yunanistan AET’ye üye oluyor. Ya Türkiye! Brüksel’de karar hemen veriliyor. AET’den birinin derhal Ankara’ya giderek Türkiye’nin tam üyelik başvurusunda bulunması için öneri götürmesi böylelikle Yunanistan ile Türkiye arasında siyasi denge kurulması” dönemin Belçika Dışişleri Bakanı Tindemans, Ankara’ya bu öneriyi götürmesi için biçilmiş kaftan. Çünkü dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’le dostlukları var. Tindemans işte o uçaktaki yolcu. Geceyarısı özel bir uçağa atlıyor. Ver elini Ankara. Bu ziyaret Ankara’da çok gizli tutuluyor. Belçika Havaalanı’ndan doğru Başbakanlık Konutu’na gidiyor. Ecevit’e öneriyi götürecek ve aynı akşam ülkesine geri dönecek. Hayali bir toplantı. O sırada İspanya ve Portekiz de AB için sıra bekliyor. Ama öncelik Türkiye’de. Üstelik ekonomik olarak o sırada Türkiye, İspanya ile hemen hemen aynı ama Portekiz’den ilerde. Tindemans AET’nin tarihsel önerisini sunuyor, Ecevit’e “Haydi hemen başvurun”. Yunanistan giriyor daha sonra ne olur bilinmez. Ama şimdi Türkiye ile üyelik görüşmelerini hemen başlatacağız.” Son yirmi yıldır görüşme tarihi alabilmek için yırtındığımız bir gerçek. Yıl 1978 ve işte fırsat ayağımızda. Başbakan Ecevit’in yine tarihsel cevabı: “Biz AET’ye girmeyi düşünmüyoruz” Tindemans şaşkın. Ecevit sürdürüyor “Çünkü biz AET’ye girersek sizin pazarınız oluruz. Bizim ekonomimiz bu ortaklığı kaldırmaz. Tindemans Brüksel’e eli boş dönüyor. Türkiye ise yirmi yıldır AB yolunda çırpınıyor. Bu fırsatı Ecevit’in reddi ile kaybettik. 20 Temmuz 2004 Salı günü başyazarımız Sayın Yılmaz Öztuna “Gecikmenin Bedeli” başlığı altında bu konuda şunları yazıyordu: “1978 yılında Belçika Dışişleri Bakanı Tindemans Ankara’ya geldi. Başbakan Bülent Ecevit’le görüştü. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun Türkiye ve Yunanistan ile hemen müzakereye başlayıp, 3 yıl sonra 1981’de tam üye olacaklarını, Türkiye ve Yunanistan’dan sonra başvuran İspanya ve Portekiz’in daha sonraya bırakılacağını Atina’nın müzakereye başlamayı kabul ettiğini bildirdi. Ecevit daha 1962’de İnönü’nün ortaklık anlaşmasını imzalamasına rağmen AET’ye yani bugünkü AB’ye girmeyi istemiyordu. Fakat bu husus; reddederek değil, müzakere için 10 yıl mühlet (!) şeklinde nazikane söylendi. Belçika Dışişleri Bakanı küçük dilini yuttu. Haber Atina’da duyulunca çılgınca bir sevinç yaşandı. Yunanistan’ın Birliğe gireceğinden değil, Türkiye’nin reddinden dolayı. Zira o tarihlerde Türkiye ile aday ülkeler, Yunanistan, Portekiz, İspanya arasında ekonomik ve politik kriterlerde hemen hemen eşitlik vardı. Bugünkü gibi korkunç şekilde aramız açılmamıştı. Ecevit’in bir ekonomik danışmanının kesin tavsiyesi ile böyle davrandığı iddia edildi. Ancak konuyu bu derece basite indirgemek mümkün değildir. Ecevit acemi siyasetçi sayılamazdı. Üçüncü defa Başbakanlık makamında idi. İktisattan anlamadığı ve sol fikirlerin baskısı altında kaldığı da yeterli açıklama değildir.” Türkiye Gazetesi Genel Yayın Müdürü Sayın Fuat Bol ise Ecevit için şunları söylemektedir: (26 Temmuz 2004) “Ne var ki Ecevit’in yönetimindeki Türkiye savaş yıllarında görmediği yoklukları ve kıtlıkları yaşadı. 1978’deki Başbakanlığında Türkiye’nin önüne gelen bir fırsatı elinin tersiyle itti ve bizi böylece AET kapısında bekleyen ve bekletilen durumuna soktu. Ecevit’in büyük devletlerle birleşebileceğimiz düşüncesi de boştur, beyhudedir. Artık ortadan çekilmelidir.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT