BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hz. Musa’nın komşusu

Hz. Musa’nın komşusu

Musa aleyhisselam, Cennetteki komşununu öğrenmek isteyince, Allahü teâlâ, “Falan beldeye git. Orada, çarşının başında bir kasap dükkânı var. O dükkânın sahibi olan kasabı gör. O, velî kulumdur. Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte senin cennetteki komşun o olacaktır” buyurdu.



Musa aleyhisselam, Cennetteki komşununu öğrenmek isteyince, Allahü teâlâ, “Falan beldeye git. Orada, çarşının başında bir kasap dükkânı var. O dükkânın sahibi olan kasabı gör. O, velî kulumdur. Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte senin cennetteki komşun o olacaktır” buyurdu. Musa aleyhisselâm hemen denilen yere gitti. Kasap, gelen zatın Hazreti Musa olduğunu bilmeden, “Merhaba, hoş geldin!” diyerek onu evine götürdü. Hazreti Musa, kasabın, ocakta bir çömlek içinde et pişirdiğini gördü. Kasap, et pişince, çömlekten bir parçasını çıkararak, ufak parçalar hâline getirdi. Bir tabağa koyup hazırladı. Çömlekteki etten bir parça daha çıkarıp, bir tabakta Hazreti Musa’ya ikram etti ve kendisinin mühim bir işi olduğunu, yemeği yemek için kendisini beklememesini söyledi. Sonra duvarda asılı büyük bir zembili indirdi. İçinde bulunan mecalsiz, yaşlı kadına, parçaladığı küçük et parçalarını yedirdi. Kadının kirlettiği bezleri temizledi. Yeni bezler koyduktan sonra, yerine astı. Yanına gelince, Musa aleyhisselam zembildeki sırrı öğrenmek istedi. Kasab cevap verdi: - Ey misafirim! Bu zembilin içinde bulunan yaşlı kadın annemdir. Çok yaşlı olduğu için takati kalmamıştır. Evde ona bakacak bir mahremim de yok. Evleneceğim hanım, annemi incitir diye evlenemiyorum. Evde yalnız bıraktığımda, herhangi bir hayvanın ona zarar vermesinden korktuğum için, onu zembile koyup yükseğe asıyorum. Ona günde iki öğün yemek yediriyorum. Gördüğün gibi, onun hizmetini gördükten sonra, işime gönül rahatlığı ile gidiyorum. Bunun üzerine Hazreti Musa tekrar sordu: - Ancak anlayamadığım bir şey daha var. Sen anana su içirdikten sonra, dudakları kıpırdayıp bir şeyler mırıldandı. Sen de “Amin” dedin. O ne idi? - Annem her defasında; “Allah seni cennette Musa aleyhisselâma komşu eylesin!” diye dua eder. Ben de lâyık olmadığımı bildiğim hâlde, bu güzel duaya “Amin” derim. Nerede bende öyle bir amel ki, o büyük peygambere komşu olabileyim? O zamana kadar kimliğini saklayan Musa aleyhisselâm buyurdu ki: - Ya velî! İşte ben Musa’yım. Beni sana, Allahü teâlâ gönderdi. Ananın rızasını kazandığın için, cennet-i âlâyı ve orada bana komşu olmayı kazandın! Kasap hemen kalkarak, Hazreti Musa’nın elini öptü. Sevinç içinde, birlikte yemek yediler. İşte ana hakkı gözeten böyle olur. Annenin duası da insanı böyle yüksek derecelere kavuşturur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT