BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir evde iki yazar

Bir evde iki yazar

Fatma ve Ahmet Mahir Pekşen çifti... Biri folklor, hikaye ve deneme kitapları ile diğeri şiir, tarihi roman, deneme ve hikayeleriyle tanınmış iki isim. Birlikte düşünen ve birlikte üreten Pekşen çifti, günümüz gençliğinin temel problemlerini dile getirdikleri eserleriyle, yeni bir ‘yazı anlayışı’nı yerleştirmeye çalışıyorlar.



Ahmet Mahir Pekşen ve eşi Fatma Pekşen, Anadolu’nun tam orta yerinde, yazı-çizi dünyasına uzak bir coğrafyada yaşıyor olmalarına rağmen, birlikte yazıyorlar, kitapları aynı yayınevlerinden çıkıyor, tecrübelerini okurlarıyla paylaşıyorlar. Onlar, hemen herkesin yaptığı gibi kendilerini hayatın içinde çekip almıyorlar, hayata dahil oluyorlar ve sürekli üretiyorlar. Aile boyu yazar olan Pekşenler, özellikle gençlerin dünyasındaki eksiklikleri ve aksaklıkları asık suratlı bir üslupla değil de, onların dünyalarına hitap edecek bir tarzda kaleme alıyorlar. “Aile boyu yazar kelimesi kulağa hoş geliyor doğrusu. Bir o kadar da ürkütücü. Belki piyasaya ilk çıkan eşimdi ama ben de küçük yaşlardan beri ilgili idim kalemle” sözleriyle anlatmaya başlayan Fatma Pekşen, “Küçük bir ilçe çocuğuyuz. İmkanlar kıt idi. Öğretmenlerimizin hafta sonları dağıttıkları dergileri, kitapları adeta içer, diğer arkadaşlarla değişirdim hatta. Küçük şiir, hikaye denemelerim olmuştu o dönemlerde. Küçüklükten beri resimle de ilgili idim. Sonraları ben resimle, eşim şiirle uğraşırken bir araya geldik. Akraba çocuğuyuz zaten. İlçeden şehre taşınma, çocukların küçüklüğü, hastalıklar filan derken sekiz o sene kadar yazamadı” diye devam ediyor. Hep iyinin peşindeyiz Yazdığı ilk hikayelerini mahalli basında ve Hollanda/ Amsterdam’da çıkan “Amsterdam Postası” adlı Türkçe dergide yayınlandığını belirten Fatma hanım, “Denemeler, hikayeler, yöresel yemek tarifleri, kendi çizimlerim, folklor araştırmalarım filan derken bugüne kadar geldim. Müjgan Üçer ile ortak hazırladığımız Divriği’de Mutfak Kültürü, İpek Hayaller, Mavi Hayal Pembe Düş ve Kızlar Yurdu isimli kitaplarım yayımlandı. Yola hikaye ile başlayıp gençlikle devam etmemin sebebi, bu yönde bir boşluk hissettiğimdendir. Timaş Yayınevi’nin yönlendirmesi de etkili oluyor bu konuda. Önce acil olanlar sonra diğerleri diyoruz. Folklor araştırmalarım da birçok alanda sürüyor. Biz, çalışma sırasında birbirimize inandık ve saygılı davrandık. O yüzden böyle başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Karşılıklı anlaşırken, eleştirirken, kıyasıya atışırken, daha iyiye doğru kulaç atarken hep iyinin peşinde olduk. Buna da devam edeceğiz” diye tamamlıyor sözlerini... Bir müddet susacağım Daha çok şair olarak tanındığını belirten Ahmet Mahir Pekşen ise, şiiri bırakmadığını söylüyor ve devam ediyor: “Hangi şair şiiri bırakabilmiştir ki ben de bırakayım. Ama şiirin içine düştüğü ya da düşürüldüğü durum içler acısı. Yayınevleri neredeyse, tabelalarının yanına bir de ‘şiir kitabı basmıyoruz’ bölümü ekleyecek gibi. Bu şartlarda şiiri diğer kitaplarımın içinde kullanıyorum. Yeni bir şey söylemeyeceksem, bir müddet susmam gerekir diye düşünüyorum.” “Gençlik ve aile kitaplarına yönelişim, biraz da yayınevinin yönlendirmesiyle oldu” diyen Ahmet Mahir Pekşen, “Yayınevleri artık basacakları kitaplar konusunda kılı kırk yarmaya başladı. Daha kitabın basımına karar verilmeden hedef kitlenin talepleri göz önünde bulunduruluyor. Küçük çaplı da olsa bir piyasa araştırması yapılıyor. Belki çağımıza uygun olanı da bu” diyor. Ahmet beyin yayımlanmış kitapları ise şöyle sıralanabilir: Osman Dede, Bir Gençlik Özlüyorum, Bir Yaratan Var Bizi, Sevgi Dünyası, Son Çağa Mühür, Gönlümdeki Anadolu, İnandım Ve Mutluyum, Kainatın Başşehri- Divriği, Bir Yudum Kepenek Suyu, Müjde ve Öğüt, Annem Yıldızları Sayamaz, Liseliyim Delikanlıyım, Çöpten Kavga Çiçekten Mutluluk...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT