BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın Son Yıldızı

Avrupa’nın Son Yıldızı

Aylardır heyecanla beklenen 17 Aralık, kendisine atfedilen öneme layık bir tempoda ve gerginlikte geçti diyebiliriz. Hem iç içe girmiş, hem de birbiriyle çelişen iki mevzu, 24 saat boyunca tüm Türkiye’nin sinirlerini bir zemberek gibi gerdi. 30 yıldır dış politikamızın neredeyse her safhasında boğuştuğumuz Kıbrıs meselesi, yine karşımıza çıktı .



Aylardır heyecanla beklenen 17 Aralık, kendisine atfedilen öneme layık bir tempoda ve gerginlikte geçti diyebiliriz. Hem iç içe girmiş, hem de birbiriyle çelişen iki mevzu, 24 saat boyunca tüm Türkiye’nin sinirlerini bir zemberek gibi gerdi. 30 yıldır dış politikamızın neredeyse her safhasında boğuştuğumuz Kıbrıs meselesi, yine karşımıza çıktı . Gerçekten çok kritik bir eşik akl-ı selimle ve itidalle aşıldı. Aslında ortada bir “de facto”, yani fiili durum vardı: Türkiye Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) tanımıyordu. Ama aynı GKRY, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adıyla AB ile müzakerelerde taraf olacak 25 ülkeden birisi olarak masada oturuyordu. Üstelik, müzakere sürecinde, müzakere edilen her konunun, her üye tarafından onaylanması gerekiyordu. Yani bizim tanımadığımız bir ülke, sadece masada oturmakla kalmıyor, müzakerelerde aktif katılımcı ve onaylayıcı rolünü alıyordu . Tanımıyoruz desek de böyle idi durum... Yumurta küfesi... Diğer tarafta ise, her türlü milli duyguyu kaşımaya hazır bir kamuoyu da içeride beklemekteydi. Yani Başbakan, objektif mantıkla yukarıda anlattığım resmi görüyordu belki ama telaffuz edemiyordu. Zira ulusalcılar gün bu gündür deyip yükleneceklerdi var güçleriyle. Başbakan ve heyeti ucuz kahramanlığa soyunup rest çekebilir ve “milli gururu okşayan!” bir edayla dönerlerdi Türkiye’ye. Ama onlar “milli menfaatleri” ve “hepimizin geleceğini” ön planda tuttular, zor olanı başardılar. Meydanı terk etmediler ve bu ülkenin hak ettiğini alarak kalktılar masadan: Sağlam ve kesin bir müzakere tarihi ve net bir perspektif . “Müzakereleri dondurma” çağrısı yapanların sırtında yumurta küfesi yoktu ama Brüksel’de bu ülkenin gelecekteki uygarlık projesini müzakere edenler, neyse ki üstlerindeki sorumluluğun bilinciyle hareket etmeyi başardılar. Duygu değil akılla hareket edenlerin hep kazançlı oldukları gerçeğini bir kez daha yaşayarak tecrübe etti Türkiye. Şimdi zor, meşakkatli ancak umut vadeden bir hedefi var ülkemizin. Ben ülkemi çok seviyorum ve bu heyecanı duyuyorum. Umarım siz de duyuyorsunuzdur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104409
    % 0.39
  • 3.4899
    % -0.52
  • 4.1787
    % -0.26
  • 4.7297
    % -0.57
  • 145.538
    % 0.07
 
 
 
 
 
KAPAT