BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bundan sonrası

Bundan sonrası

Türkiye artık AB ‘li oldu. En azından ben öyle görüyorum. Nedenini de söyleyeyim. Türkiye ‘nin paradan puldan ziyade kritere ihtiyacı vardı, alacak şimdi bu kriterleri. Bir nev’i know how.



Türkiye artık AB ‘li oldu. En azından ben öyle görüyorum. Nedenini de söyleyeyim. Türkiye ‘nin paradan puldan ziyade kritere ihtiyacı vardı, alacak şimdi bu kriterleri. Bir nev’i know how. AB farzımuhal kapıları ardına kadar açıp emek ve hizmet dolaşımını serbest bıraksaydı, Türkiye ‘nin ekonomik yapısı da bozulurdu, sosyal dengesi de. Memleketimizde işsizliğin had safhada olduğu hepimizin malumu. Bu kadar işsizin arasında Türk sanayicisinin kalifiye eleman sıkıntısı çektiği ise başka bir gerçek. Böyle de bir lüksümüz var yani. AB , eğer kapıları açmış olsaydı Türkiye ‘yi en başta kalifiye elemanlar terk ederdi! Vasıfsız işçiyi kim ne yapsın? Dolayısıyla böyle bir karar hem Avrupa için, hem de Türkiye için doğru bir karar, en azından şimdilik. Türkiye ‘deki yatırımlar arttıkça Avrupa ülkeleri ne gitmek isteyenlerin sayısı da asgariye inecek zaten kendiliğinden. Evinin yanında iş imkanı varken, elin memleketinde kim gurbetçilik yapar ki? Yatırım konusunda ise hiç ama hiç endişe etmiyorum. Bugün Avrupa ‘da trilyonlarca dolar para var, yatırım yapmak isteyen. Yatırım iklimi müsaitleştikçe bu paranın önemli bir miktarı Türkiye ‘ye gelecek bir kere. Haliyle yatırım finansmanı diye bir problemi kalmayacak bu ülkenin. Yaşlı Avrupalı ‘ya mal satamayan batılı yatırımcı için Türkiye büyük bir cazibe merkezi. Cebine para giren Türk insanı , netice itibariyle yine onun ürününü satın alacak. Adam neden Türkiye ‘ye gelmesin? Türkiye ‘nin AB ‘ye senede 16 milyar dolarlık bir maliyeti olacağı söyleniyor. Doğru. Fakat, Türkiye ‘ye yapacağı ihracat ve yatırımlardan kazanacağının yanında devede kulak kalır bu para. Kıbrıs meselesine gelince: Türkiye Güney Kıbrıs ‘ı dolaylı tanımış oldu ama bu arada bütün dünya da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ‘ni tanıdı. Ayrıca, KKTC ‘nin garantörü yine Türkiye . Kafayı takmamamız gereken konular üç aşağı beş yukarı bunlar. Bir de müzakerelerin Ekim 2005’te başlaması var ama hiç dert değil. Müzakerecileri bulup yerleştirmek ancak yetişir o vakte zaten. Dikkat etmemiz gereken esas konu başka. Türkiye ‘nin sahip olduğu değerlerin envanterleri çıkarılması lazım öncelikle. Bu çalışma aynı zamanda ülkedeki eksikleri de su yüzüne çıkaracak ki, çok önemli bu. Türkiye artık uzun vadeli plan yapma imkanına kavuşuyor. Eğer teşvik verecekse bunu oy kaygısıyla değil, katma değer düşüncesiyle verecek ki, basit görünse de çok zordur bu. Hele Türkiye gibi plansız ve kuralsız yaşamaya alışmış bir ülke için. Bu arada gelişmiş ülkelerin kriterlerini sivil toplum örgütleri marifetiyle tesis ettiğini de asla gözardı etmemek lazım. Madenleri işletmenin, tarım ve balıkçılık sektöründeki geri kalmışlığı önlemenin, katma değeri yüksek üretim yapmanın bir tek olmazsa olmazı var; o da, sivil toplum örgütü. Türkiye şayet müzakere tarihi almak için gösterdiği azmi müzakere sürecinde de gösterir ve sivil toplum örgütlerini devreye sokabilirse; değil 10 sene 5 senede tam üye olur AB ‘ye. > MI ACABA?!. 23 OECD ülkesi arasında en pahalı elektriği kullanan ülke Türkiye imiş... Ne mutlu bize, bir rekorumuz var işte! *** Küba Devlet Başkanı Fidel Castro’nun torunu ABD vatandaşı olmuş... Castro da gider gitmesine ama iş bulup bulamayacağı meçhul! *** Türkiye’de yolsuzluk çok yaygınmış... Ne yolsuzluğu kardeşim, Türkiye’de her yol var bir kere! *** Abraham Lincoln ve Elvis Presley Türk asıllıymış... Osmanlı’ya sahip olamadık bari Amerika’yı kaçırmayalım! *** Sağlıklı beslenen mahkumların daha uyumlu olduğunu tespit eden İngilizler, vitamin dağıtmaya başlamış... Vazgeçtim vitaminden, bize su veren bile yok! *** Florida’da köpeğini ısıran Lee Lacy, hapis cezası almış... Haber bu işte!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT