BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehzade “Şah” Şah “mat” oldu!

Şehzade “Şah” Şah “mat” oldu!

Yavuz Sultan Selim Han, Şehzadeliğinde Trabzon Valisiydi. Şah İsmail’in büyük bir tehlike teşkil ettiğini yakından anlamış ve İran’ın durumunu ve Şah’ı daha yakından görmek için derviş kıyafetiyle tek başına Tebriz’e gitmişti!..



İran Safevî Hükümdarı Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti satranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini “mat” eden çıkmamıştı. Tabii, Şah’a olan korkunun da bunda payı vardı. Yavuz da büyük bir satranç ustasıydı. Tebdili kıyafetle yollarda gelirken ve Tebriz’de geçirdiği günler içinde Safevi Devleti hakkında öğreneceklerini öğrendikten sonra sarayın yolunu tuttu... “Bir garip derviş gelmiş” Oraya varınca Şah ile satranç oynamak istediğini söyledi. İçeriye haber verdiler: -Bir garip derviş gelmiş, Şahımızla satranç oynamak ister! Şah İsmail, bilhassa tanımadığı yabancılarla oynamayı severdi. Yavuz’u hemen kabul etti ve aralarında şu konuşma geçti: -Derviş baba, kanden gelür, kande gidersün? -Kazvin’den gelürem, Şahımın güzel cemalini görmekliğe gelmişem -Yollarda izlerde ne var, ne yoh? -Şahımun ulu himmetü sayesinde her yirde eman, âsâyiş ve seâdet olup, cümle tebaanız mesutturlar. -Benümle satranç oynamak dilürsen, garşuma geç! -Ben Şahımdan sadece oyun aparmağa gelmüşem, diyerek satranç tahtasının başına oturdu. İlk oyunda Şah’ı yeneceğini anladı ancak bilerek yenildi. Fakat ikinci oyunda Şah’ı mat etti. Herkesin gözü önünde uğradığı bu yenilgiye fena halde sinirlenen Şah İsmail, elinin tersiyle Yavuz’un göğsüne bir sille vurup: -Bre Kongay Işık (Serseri Derviş), hiç Şah olanlar mat olur mu? Tutalum edebin yokmuş, Sultanlara riayeti de mi bilmezsün? Yavuz, soğukkanlılıkla cevap verdi: -Şahım, danışıklı oyundan evvel habarım olsa böyle etmezdüm. “Var sağlıcakla git!” Şah İsmail derhal kendisini toparladı ve: -Şah olanlar danışıklı oynamaz, var sağlıcakla git, dedi. Yavuz sarayda ayrılıp kaldığı hana gitti. Ertesi gün Şah, kendisine bir kese içinde bin altın yolladı. O günü odasında dinlenerek geçiren Şehzademiz, ortalık karardıktan sonra dışarı çıktı, karanlıkta saraya sokulup Şahın ata binerken kullandığı binek taşını omuzlayıp, keseyi taşın altına koydu ve o geceyi Tebriz’de geçirdikten sonra sabah erkenden Trabzon’a doğru hızla hareket etti...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT