BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hem ‘kahraman’ hem ‘yabancı’

Hem ‘kahraman’ hem ‘yabancı’

Son iki yılın kupa şampiyonuydu Trabzonspor... Ve iki yıl önce yine bu stadda kupayı kaldırmıştı... Rakibin güçsüzlüğü kadar Trabzonspor’un kupa tecrübesi de işi kolaylaştıran nedenlerdi...



Son iki yılın kupa şampiyonuydu Trabzonspor... Ve iki yıl önce yine bu stadda kupayı kaldırmıştı... Rakibin güçsüzlüğü kadar Trabzonspor’un kupa tecrübesi de işi kolaylaştıran nedenlerdi... Sürpriz olmadı Antalya’da... Trabzonspor’un dört gol ayağıyla Antalya savunması arasında gidip geldi top... İlk üç golün duran toptan gelmesi tecrübe farkını çıkarttı ortaya... Sonuçta da tecrübeli olan kazandı... Gardı erken düşmüştü Antalya’nın... İlk 45 dakikada gelen üç gol bordo - mavililere moral kazandırdı, keyif kattı... Ama asla rehavete kapılmadı, fark açılsa da işi gırgıra vermedi bordo - mavililer... Oyun disiplininden kopmadılar... Ne üç, ne dört kesti onları... En büyük artıları da buydu. Ama aksayan bir taraf vardı Trabzonspor’da... Takımda sezon başından bu yana süregelen, dün yağmura ve sise rağmen bir kez daha “diken” gibi göze batan sancıydı bu... Topun en çok dört forvetin ayağında kalması, su yüzüne çıkarttı bu sancıyı... Fatih, Gökdeniz, Mehmet Yılmaz ve Yattara... Trabzonspor’un ileride 20 metrekare içindeki dört gol ayağıydı... Ama ataklara “yabancılık” çeken biri vardı aralarında... Verdiği o şık ve gollük pasların karşılığını alamayan, adeta bir üvey evlat gibi kenarda bırakılan, dışlanan Yattara’ydı bu isim... Attığı pasların hemen hemen hepsi adrese teslimdi... Hatta ayağından çıkarttığı üç top golle sonuçlandı... En güzel asistleri yaptı... Yaptı yapmasına ama duran topları bu kadar milimetrik kullanan bir top cambazının, kaleye gönderilecek frikiklerde arkadaşları tarafından ellerinin tersiyle dışlanmasına bir anlam veremedim! Fatih - Gökdeniz ikilisi maç boyunca birbirine üç aşağı - beş yukarı 90 pas atarken, bu ikileden Yattara’ya maç boyunca sadece 4 top gelmesine bir anlam veremedim! Hele hele Gökdeniz’in kendisini adeta pasa doyuran Yattara’yı “topu taca atacağıma ona atayım” dercesine tercih edişine bir anlam veremedim! Alın dünkü 90 dakikayı, bu “teşhisimizin” ardından bir kez daha gözden geçirin... Bakın bakalım gözünüze ne çarpacak? Ve sonra bir düşünün... “Acaba Trabzon taraftarının bu Gökdeniz’le bir türlü alıp veremediği ne?” diye... Bravo Yattara, bravo sana... Tüm bunlara rağmen dünkü maçta da “kahraman” olup çıktın ya, helâl olsun sana...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT