BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akıllı ol, akıllı...

Akıllı ol, akıllı...

Kanser hastalığı belli bir yerde bir hücrenin aşırı derecede çoğalmasıyla olurmuş. Yani dokunun o bölümünde hücreler arasında farklar ortadan kalkınca, dokunun sağlığı açısından gerekli olan çeşitli fonksiyonlar yerine getirilemediği için kanser diye isimlendirdiğimiz olay meydana geliyor.



Kanser hastalığı belli bir yerde bir hücrenin aşırı derecede çoğalmasıyla olurmuş. Yani dokunun o bölümünde hücreler arasında farklar ortadan kalkınca, dokunun sağlığı açısından gerekli olan çeşitli fonksiyonlar yerine getirilemediği için kanser diye isimlendirdiğimiz olay meydana geliyor. O zaman dokulardaki farklılıkları ortadan kaldıracak her türlü kimyasal, fiziksel hatta ruhsal olaylar kanserojen olabiliyor... Şimdi bu olayı köşemizin ismine uygun şekilde uyarlamaya çalışalım. Son yıllarda iş hayatının vazgeçilmez unsurları olarak kabul edilen “İş Takımları”nda takımın verimliliğini olumsuz etkilemeyecek kadar farklı özelliklere yer vermek akıllıca olacaktır. Aynen futbol takımlarındaki gibi. Sağ ve sol ayaklarını kullananlar, savunmada riske girmeyen sakin ve oturaklılar ve ilerde riske girmeyi göze alan delifişek forvetler, orta alanda oyunu iyi okuyup takımı yönlendiren beyinler ve onların kurduğu düzene bitmez tükenmez enerjileri ile katkıda bulunanlar vs... Futbol konusunda ancak bu kadar ahkam kesebildim. O zaman organizasyonların önemli avantajlarından biri sahip oldukları farklılıklar olarak ortaya çıkıyor. Bu farklılıkların değerini en iyi bilenler en başarılılar oluyorlar. Bunun en güzel örneklerinden biri Osmanlı yönetim kültürüdür malum. Otuza yakın ırk ve bir o kadar farklı lisandan meydana gelen imparatorluğu yedi yüz yıl ayakta tutma başarısı hâlâ ilgi çekmektedir. Bunu İstanbul’daki Başbakanlık Arşivlerine ilgi duyan çok sayıdaki yabancı bilim adamından anlayabilirsiniz. Günümüzde ise farklılıkların harmonizasyonunu başarıyla gerçekleştiren en göze çarpan organizasyon ABD’dir. Onbir Eylül faciasının ABD toplumu üzerindeki en önemli tesiri belki de bu uyumun sarsılması olmuştur. İşte AB Türkiye’yi bünyesine katmakla farklılıklarına bir yenisini eklemek fırsatını yakalamıştır aslında. Şimdi bize düşen onlara bügüne kadar ‘Orient Express’ kabalığıyla tanıdıkları ‘Zarif Anadolu Kültürü’nü adam gibi tanıtmaktır. Anadolu toprakları hâlâ insanlığın en güzel örnekleriyle dopdoludur. Sakın ola Anadolu insanını son zamanların pespaye televizyon dizilerindeki gibi sanmayalım. Avrupalı objektiftir, bu güzelliklerin şimdiye kadar bireysel olarak farkındaydı şimdi ‘Topluluk’ olarak farkına varacak ve bizden de çok şeyler öğrenerek monotonlaşan yaşayışını bir nebze de olsa renklendirecektir. Yaşlı Avrupa akıllı davrandı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT