BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulan şehitler

Unutulan şehitler

Yay gibi gerili bedenlerini omuzladık önce... “En büyük asker” diye bağırıp, düğün alayları ile uğurladık onları... Sonra, kahpe tuzaklarda paramparça olmuş bedenlerinin bulunduğu tabutları aldık omuzlarımıza...



Yay gibi gerili bedenlerini omuzladık önce... “En büyük asker” diye bağırıp, düğün alayları ile uğurladık onları... Sonra, kahpe tuzaklarda paramparça olmuş bedenlerinin bulunduğu tabutları aldık omuzlarımıza... Biricik evlatlarını kaybeden anne babaların feryadı... Genç yaşta dul kalan eşlerin, sevgililerin, kardeşlerin akrabaların, can dostların dağlanan yürekleri... Yetim kalan yavruların hıçkırıkları... Ne çabuk unuttuk o yiğitleri... Canını, geleceğini, gençliğini bu ülkenin bölünmez bütünlüğü için feda eden şehitlerimizi, gazilerimizi... Evet, usta gazeteci Ünal İnanç, bu kahreden toplumsal nankörlüğümüze dikkat çekmek için çok anlamlı bir uğraşın içine girmiş. Koray Gürbüz ve Hüseyin Özlük adlı gazilerimizle bir araya gelip, şehit mektuplarını derlemişler. Değerli okuyucularım, “Bizden Size Selam Olsun” adlı bu kitabı, (0312) 255 88 59 nolu telefondan temin edebilirsiniz. Lütfen okuyun ve okutun. Şehit mektubu Yüreğimi dağlayan şehit mektuplarından birini sizinle paylaşmak istiyorum. Şehit Astsubay Çavuş Serhat Gencer, bakın şehadetini nasıl müjdeliyor.. “Sevgili ailem, İlk önce hepinizi çok sevdiğimi söylemek istiyorum. Bu mektup ancak ben öldükten sonra sizin elinize geçecektir. Beni asla unutmayın. Hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın, Allah’ın verdiği canı Allah’tan başkası alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Yalnız söylemek istediğim bir şey var. Ben Burcu’yu çok seviyordum ve bu sevgimi de mezara götürüyorum. Ben burada öldüysem Allah yolunda, vatan, namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve gülün. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Sizleri çok seviyorum. Oğlunuz.” Kulak kesen teröristler Ve bu kitaptan, bir şehit otopsi raporunu özetleyerek aktarıyorum. “... sol kulağın kökünden kesildiği, ense kökünün aşağısında 2 adet, sağ kürek kemiği üzerinde bir adet, sol kolda 9 adet kurşun giriş delikleri olduğu. Çok sayıda şarapnel parçası ile meydana gelen yaralar, sol ayak dizin altında ve bağlı kısmında kurşun giriş delikleri olduğu...” Bu ne vahşettir yarabbim. Önce kurşunlarla delik deşik et. Sonra yetmedi kulak kes!.. Bu kitabı, adreslerini tespit edebildiğim sözde demokrasi ve insan hakları havarilerine göndereceğim. Belki vicdanlarında biraz insanlık kırıntısı kalmıştır... SON SÖZ: “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.” Necip Fazıl Kısakürek
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT