BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sultanı ağlatan “Gönül Sultanı”

Sultanı ağlatan “Gönül Sultanı”

Şemseddîn-i Sivâsî hazretleri Eğri Zaferinden sonra Üçüncü Mehmed Han’a nasihat ediyordu: “Sultanım, fethin şükrânesi olarak askere ihsânlarda bulunup, her makâma dindar, adâletli ve doğru kimseler tâyin etmeniz gerekir!..”



Büyük âlim Şemseddîn-i Sivâsî hazretleri, Eğri Zaferini müjdelemek üzere Üçüncü Mehmed Hanın huz-runa çıktı. Pâdişâh; -Buyurun ey gönlümün sultânı, dedi. Sivâsî hazretleri; -Vâ’dini yerine getiren, kuluna yardım eden ve düşmanlarını hezîmete uğratan Allah’a hamd olsun. Ey benim Pâdişâhım! Eğer dinlerseniz birkaç kelime nasîhat etmek isterim, deyince Mehmed Han; -Ey insanlara hakkı tavsiye eden üstâdım! Buyurun. Hak olan sözü dinlerim, dedi. O mübarek de buyurdu ki: “Askerlerine güvenme!” -Ey benim Pâdişâhım! Yeryüzünde Allahü teâlânın halîfesi olanların niyetleri; Allahü teâlânın rızâsını kazanmak olup, dayandıkları ve güvendikleri, Allahü teâlâ olması gerekir. Savaşta askerlerin çokluğuna güvenmeyip, kuvvet ve kudret sâhibi Allahü teâlâya tevekkül etmek gerekir. Ayet-i kerîmede meâlen; “Ey îmân edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silâhlarınızı takınarak cihâda hazır olun da, birlikler hâlinde savaşa çıkın, yâhut toptan seferber olun.” (Nisâ s-resi: 71) emredildiği üzere, savaş için gerekli hazırlıklar yapılmalı. Ancak, buna güvenmeyip Allahü teâlâya tevekkül ve îtimâd etmelidir. Eğer Allahü teâlâya güvenmeyip askere ve cephâneye güvenilir ise, hezîmet, yenilgi zuh-r eder. Kalbden cenâb-ı Hakk’a tam tevekkül edip, hâlis kalb ile yönelebilirsen, zafer müyesser ve mukadder olur. Bizden hüznü gideren Allah’a hamd olsun. Ey Pâdişâhım! Bilesin ki, deden Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul’un fethine niyetlenince, Akşemseddîn’in refâkati ve duâsı bereketiyle fetih müyesser oldu. Akşemseddîn hazretleri; “Ey pâdişâhım! Büyük fethin şükrân ifâdesi olarak nice câmi, mescid, medrese ve hamamlar inşâ etmek gerekir” buyurmuştu. Bunun üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hân’ın da, nice hayır ve hasenât yapmış olduğu mâlumunuzdur. “Nasihatinizi dinleyeceğim” Aynı şekilde, sizin de isminiz Sultan Mehmed, duâcınız hakîrin dahî ismi Şemseddîn’dir. Bu güzel fethin şükrânesi olarak zâtınız dahî, reâya (halk) ve fukarâ üzerinden sıkıntıyı kaldırıp, İslâm askerine ihsânlarda bulunup, her makâma dindar, adâletli ve doğru kimseler tâyin etmeniz gerekir...” Bu nasîhatleri can kulağıyla dinlerken gözyaşlarına mani olamayan Üçüncü Mehmed Han şu cevâbı verdi: -Bin can ile kab-l ettim ve nasîhatinize fazlasıyla riâyet edeceğim, gönlümün sultanı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT