BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İK֒de aktif dönem

İK֒de aktif dönem

İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliğini devralan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İK֒yü aktif politikalar üreten bir yapıya kavuşturacağını belirterek, “Sancılı ülkelerin selamete kavuşması için proje üreteceğiz” dedi.



Geçen aylarda İslam Konferansı Teşkilatı’nın (İKÖ) Genel Sekreterliğine getirilen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’yla, UNESCO Genel Direktörü Koichiro Matsuura tarafından kendisine sunulan “İbn-i Sina Altın Bilim Madalyası”nı almak üzere Paris’e gitmeden önce konuştuk. Son görev yeri olan ve yaklaşık 15 yılını verdiği İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’ndeki (IRCICA) odasında bizi kabul eden İhsanoğlu, “Medeniyetlerarası anlayış ve diyalogda sağladığı üstün başarılar” münasebetiyle kendisine verilen ödülün mutluluk verici olduğunu söylüyor, orada yapacağı “Medeniyetlerarası Anlayış ve Diyalog” konulu konferansın da dikkat çekeceğini umduğunu vurguluyordu ancak, senelerini verdiği IRCICA’dan ayrılıyor olmanın verdiği hüznü de gizleyemiyordu. İhsanoğlu, “Bugüne kadar ciddi bir bilim anlayışının yerleşmesi ve Türk bilim tarihinin bütün dünyaca tanınması için mücadele ettik, bundan sonra da edeceğiz. Bu konuda yaptığımız çalışmaların dikkate alınıyor olması, şahsımız için değil, ülkemize de katkılar sağladığını düşünüyoruz” cümleleriyle özetlediği geçmiş çalışmalarını anlatırken, bundan sonraki hedeflerini de bu doğrultuda pekiştirmeye çalıştığını söylüyor. Özellikle “Osmanlı Bilim Literatürü” ve “Bilim Tarihi” üzerindeki ansiklopedik çaptaki eserleriyle tanınan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İKÖ Genel Sekreterliği, projeleri, İslam dünyasının geleceği ve ilmi çalışmaları üzerine yaptığımız konuşmayı sunuyoruz... Her alanda iş birliği * Efendim, tarihinde ilk defa bir Türk Genel Sekreter’le çalışacak olan İKÖ, yeni bir tarihi dönemece giriyor. Bu göreve getirilmeden önce de IRCICA’daki göreviniz sebebiyle İslam ülkelerini çok yakından takip ve analiz ediyordunuz. Yakın ve uzun vadedeki projeleriniz neler olacak? * İslam Konferansı Teşkilatı’nın Genel Sekreteri, bu teşkilatın icra organı olan genel sekreteryanın da başıdır. Değişik karar mekanizmalarında alınan kararları uygulamakla mükelleftir. Burada yapılacak en önemli şey sekreteryanın daha aktif, daha verimli ya da daha seviyeli çalışmasını sağlamaktır. En başta gelen görevleri arasında bu sorumluluğu gelir. Öte yandan, mevcut çalışma ortamını daha iyi hale getirmek için de çaba sarf etmesi gerekir. Bütün bunlara bağlı olarak alınan kararların, daha aktif işbirliği mekanizmalarını oluşturduktan sonra uygulanmasını takip etmektir. Ülkeler arasında bazen sekreteryanın ataletinden doğan, bazen devletlerin dikkatlerinin başka yerlere dağılmasından kaynaklanan, uygulamada güçlük çekilen veya istenilen hızda olmaması bakımından birtakım aksaklıklar meydana geliyordu. Bunları önlemek adına daha dinamik bir icra organı oluşturmaya gayret sarf edeceğiz. Gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerek kültürel işbirliği imkanları oluşturmak da yapılacak işlerin başında geliyor. Filistin için ümitli olmalıyız * Sancılı bir dönemde İKÖ Genel Sekreteri seçildiniz. Bir yanda dünyadaki yeni siyasi gelişmeler, öte yandan İslam coğrafyasında yaşananlar. Mesela, Irak ve Filistin konusunda neler yapmayı düşünüyorsunuz? * Bugünlerde sözünü ettiğiniz bölgelerde önemli gelişmelerin olduğunu söylemek istiyorum. Özellikle Irak ve Filistin konusunda alınan kararlar ümitli olmamız gerektiğini gösteriyor. Filistin meselesinde yeni bir ufuk belirdi. Son haftalardaki gelişmeler, önümüzdeki haftalar seçimlerin yapılması gibi meseleler Filistin’e daha farklı bir pencereden bakmamızı gerektiriyor. Bu seçimlerin gerçekleşecek olması ve dünya kamuoyunun müsbet desteği, Filistin konusunda ümitvar olmamızı sağlıyor. Filistin’le ilgili alınan haklı kararların uygulanmasında, uluslararası bir desteğin doğacağını düşünüyoruz. Yani müsbet bir ortamın meydana gelmesi için yapılacak olan bu kararların desteklenmesi gerekiyor. Bizim temennimiz, bu davanın meşru zeminlerde ve barışçı şekilde halledilmesi, Filistin halkının meşru haklarına kavuşması ve Filistin devletinin bu halkın meşru temsilcisi olarak görev başında olmasıdır. Tecrübeler bize yardımcı olacak * Türkiye’de çok önemli görevlerde bulunmanıza rağmen, bilim ahlakıyla bağdaşmayacak davranışlarla karşı karşıya geldiniz. Bugün, geriye dönüp baktığınızda, nasıl bir Türkiye görüyorsunuz? Bilim, ahlak ve samimiyet konusunda neler söylemek istersiniz? * Bütün bunlar; yani hayattaki müktesebat, insanla birlikte gider. Yeni bir göreve getirilmiş olmam, yeni bir kulvara girdiğim manasına gelmez fakat şöyle bir şey söyleyebilirim; çok farklı bir alana geçtiğim doğrudur. Kültürel diplomasiden, siyasi diplomasiye geçiyorum. Eminim ki, burada kazandığım tecrübeler orada bana yardımcı olacaktır. Fakat tabii yeni görevin kendine göre şartları var ama buradaki kazandığımız ve taşıdığımız şeyler bizimle birlikte gidecektir. İnsan, çalıştıkça ve ürettikçe yücelir. İnsan başkalarına yardım ettikçe kazanır. İlim, vermekle azalmaz. İlim, vermekle artar. İyilik yapmakla da insan hiçbir şey kaybetmez. “İyilik yaptığın insanın şerrinden korun” diye bir Hadis-i Şerif vardır. Bugüne kadar kötü olanlardan kendimi korumaya çalıştım. Bana zarar vermek isteyenlerin şimdi nerede olduklarını okuyucuların takdirine bırakıyorum. Hayatlarını başkalarının kurduklarını yıkmak, zevklerini başkalarına eziyet etmekten alan insanların sonu her zaman hüsrandır ve başarısızlıktır. Kur’an-ı Kerim’de, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” diye bir ayet vardır. Buna paralel olarak “yapanlarla yıkanlar bir olur mu?” diye sordum kendime her zaman. Bunun takdirini ben, bu işleri takip eden insanlara bırakıyorum. Son yıllarda birçok acı hadise yaşadık. Kanun tanımayanlar, akademik ölçülere riayet etmeyenler, hakikati, hakkı sırf kendilerinde görüp bölümleri kapatanlar, bölümleri kapatırken küçük insanları kullanıp yalan söyletenler, gizli gizli iftira atanların sonu hüsrandır. Çalışan insanların önü her zaman açıktır. Bir süre sıkıntı çekerler ama sabırlarının sonucunda zafere ulaşırlar. Türkiye’nin itibarı giderek artıyor * Uzun zamandır dillendirilen, “model ülke” tarifini çok doğru bulmadığınızı biliyoruz. Bu yaklaşımı, “Türkiye tecrübesi” olarak yeniden analiz edebilir misiniz? Türkiye’den giden ve bilim adamı vasfıyla öne çıkmış bir İKÖ Genel Sekreteri, nasıl bir etki ve değişiklik sağlayacak? * Tespitiniz doğrudur. Esas mesele, eğer Türkiye siyasi, iktisadi ve kültürel bakımdan gelişmiş, müreffeh bir toplum ve itibarlı bir devlet noktasına doğru giderse, onun takip ettiği politikaların doğru politikalar olduğu görülecektir. İslam toplumlarının birbirine benzer karakterleri var. Aynı kültür ve aynı dine mensup olmaları başlıca özellikleri arasında. Bazen aynı gibi görünmesine rağmen, bazen de çok değişik sosyal farklılıkların olması gibi... Bütün bunlara rağmen, Türkiye’nin ortaya koyduğu başarı sırrını öğrenmek isteyenler, kendi modelleri için, kendi toplumları için uygun bir düşünce tarzı olarak görmek isteyeceklerdir. Türkiye’nin gelişmesi ve itibarlı bir müslüman toplum olmasının eminim ki, İslam dünyası için de önemi vardır. Dikkat edilirse, Türkiye’deki gelişmeler İslam dünyasında müsbet karşılanmaya başlandı. Son iki yıl içerisinde olup bitenlere bakıldığında bunu açıkça görebiliyoruz. IRCICA’dan kopamam... Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, ömrünün son 25 yılını verdiği IRCICA’nın geleceği konusunda ümitli olduğunu söylüyor ve yeni dönemde de kuruma daha güçlendirilmiş bir destek sağlayacağını belirtiyor: “IRCICA, gerek Türkiye, gerekse milletlerarası seviyede rüştünü ispat etti. Halen projeleri ve programlarıyla bütün dünyanın kucakladığı, dünyayı kucaklayan bir kurum haline geldi. Giderken gözüm arkada değil. Bilakis IRCICA’nın geleceğinin çok daha iyi olacağına inanıyorum çünkü artık İKÖ Genel Sekreterliği’nin de büyük desteğini sağlamış olarak yoluna devam edecektir.” İhsanoğlu, IRCICA’daki görevi sırasında birçok projeye başladığını ve bunların birçoğunun gelecekte de devam edeceğini belirterek, “IRCICA’nın 10 ülkenin bilim ve kültür şahsiyetlerinden oluşan bir idare heyeti var. Geçenlerde bir toplantı yaptılar. Bütün plan ve projeler onların onayından geçiyor. Orada yeni dönemle ilgili konular ele alındı. Orada, akademik bakımdan benim sorumluluğum altında olan konuların devam etmesi istendi. Benim merkeze karşı olan tarihi görevim yine devam edecek. Şahsi ilgim sahasında olan projeler zaman içerisinde bitirilecek. Yüzde yüz kopmam mümkün değil tabii” diye konuşuyor. Kariyeri başarılarla dolu İslam Konferansı Teşkilatı’nın ilk Türk Genel Sekreteri olan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörü, Türk Bilim Tarihi Kurumu (TBTK) Kurucu Başkanı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü’nün de kurucuları arasında yer aldı. Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi. Londra Üniversitesi- SOAS Araştırma Kurulu ve Harvard Üniversitesi-Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Danışma Kurulu Üyeliği, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi asil üyesi ve daha birçok milletlerarası kurum ve projede görev yapıyor. Kendisine Bosna-Hersek hükümeti tarafından büyükelçilik unvanı, çeşitli ülkelerden liyakat nişanları verilen, Mimar Sinan Üniversitesi, Sofya Üniversitesi Azerbaycan İlimler Akademisi ve ABD Dowling College ‘Fahri Doktora’ payesi bulunan Prof. İhsanoğlu, entelektüel münasebetlerin geliştirilmesi için yaptığı hizmetlerden dolayı Amerikan Biyografi Enstitüsü tarafından Altın Başarı Ödülü ile ödüllendirildi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5263
    % -0.33
  • 4.1266
    % -0.61
  • 4.5327
    % -0.37
  • 145.039
    % 0.37
 
 
 
 
 
KAPAT