BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uçan papazı yere indiren ayakkabı!

Uçan papazı yere indiren ayakkabı!

Anadolu’yu aydınlatan büyük velîlerden Pîrî Halîfe Sultan bir defâsında Edirne’ye gitmişti. Orada bulunan bir papaz açlık içinde, riyâzetler çekerek bâzı hallere kavuşmuştu. Havada uçuyordu. Papazın uçması halkın ilgisini çekmişti...



Pîrî Halîfe Sultan bir Hıristiyan papazın havada uçarak Müslüman halkın itikadını ifsad etmesine mâni olmak için harekete geçti. Onu, pekçok kimsenin toplandığı bir yere çağırdı. “Hadi uç da görelim” dedi. Bunun üzerine papaz, bir sihirbaz gibi harekete geçip uçmaya başladı. Havada yükselince Pîrî Halîfe ayağından ayakkabılarını çıkarıp papazın peşinden attı. Ayakkabılar papazın başına vura vura onu yere indirdiler. “Halkın inancıyla oynadın!” Başı, yüzü yara bere içindeydi. Mahçup ve perişan bir halde Pîrî Halîfe’nin yanında duruyordu. Papaza; -Ey papaz! Aç durarak ve nefsini riyâzete sokarak bâzı sahte haller kazandın. Müslümanların inancıyla oynamak istedin. Sonunda ayakkabılarımın seni ne hâle soktuğunu gördün. Şimdi kendinin sapık ve bâtıl bir yolda bulunduğunu, İslâmiyetin hak din olduğunu anladın mı?” dedi. Papaz cevap vermeyip şaşkın bir vaziyette susuyordu. Bu sırada Pîrî Halîfe Sultan; “Bu kadarıyla iknâ olmadın, sen bâtıl dinde olduğun halde hallerini kerâmet gibi gösterdin. Ben Allahü teâlânın âciz bir kuluyum. Şimdi gör uçmak nasıl olur! dedi. Sonra havada gözden kayboldu. Daha sonra dönüp geldi. Kâbe’ye gidip döndüğünü bildirdi. Oraya gidip döndüğünü belirten alâmetler de gösterdi. Bu hâle şâhid olan papaz, tam bir sadâkatla Müslüman oldu. Bunun üzerine orada bulunan altı papaz daha bâtıl bir yolda olduklarını anlayıp Müslüman oldular. Bu hâdiseler III. Mustafa Han tarafından duyulunca, onu huzûruna dâvet etti. Huzûra varınca buyurdu ki: -Sultanım, buraya sizinle buluşmaya, şöhret olmaya veya bir şey talep etmeye gelmedim. Padişahımızın dâvetini kabûl ettik. Mâlumunuz olsun ki, bu duâcılarının buraya geliş sebebi, o papazın hâlini işitip Müslümanların itikatlarına zarar vermesine mâni olmak içindir. Hamdolsun o fitneyi söndürdük... “Sultana duâ vazîfemizdir” Bu görüşmelerinden sonra Pâdişâh bir vezîri vâsıtasıyla yedi yüz altın gönderdi. Para takdim edilince tebessüm ederek buyurdular ki: -Bizim yedi yüz değil yedi altına dahi hakkımız yoktur. Biz fakir bir dervişiz. Bunu İslâm askeri için ve devlet işlerine sarf eylesinler. Sultanımıza duâ etmek bizim vazîfemizdir. Pâdişâhımız âdildir. Ona dâimâ duâ ederiz... Pîrî Halîfe Sultan’ın kabri, Isparta’nın Eğridir kazâsında Yazla’da Câmii yanındaki türbededir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT