BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa aşkımız...

Avrupa aşkımız...

Financial Times gazetesi, Türkiye ve AB arasındaki ilişkiyi “Leyla ile Mecnun” aşkına dönüştürmüş... Hatta bu iki sevgili arasındaki umutsuz aşkı, karşılıklı mektuplarla dile getirmiş...



Financial Times gazetesi, Türkiye ve AB arasındaki ilişkiyi “Leyla ile Mecnun” aşkına dönüştürmüş... Hatta bu iki sevgili arasındaki umutsuz aşkı, karşılıklı mektuplarla dile getirmiş... Okuyunca siz de, “Dünyanın her yerinde Semra Hanım”ların var olduğunu göreceksiniz... Brüksel 2005: Annem, her ne kadar peşimize birini takıp bizi kısıtlamaya çalışsa da, en sonunda çıkmamıza izin vermesi beni çok mutlu etti. Ona, güzel kadınlarla yaptığın hovardalıkları bıraktığına dair garanti verdim. Sevgilin Avrupa... Ankara 2005: Umarım bu mektup eline ulaşır. Sana hak veriyorum; ama annenin resmi bir nikah kıyarak evlenmemize neden karşı çıkmasına anlam veremiyorum. Lütfen annene artık kimseyi idam etmediğimi ve işkence uygulamadığımı söyle. Sevgilerimle... Brüksel 2006: Teyzem Kıbrıs’a aranızda bu kadar mesafe varken saygı göstermeni tabii ki beklemiyorum. Ama anneme çok yakın olduğu için O’nun kalbini kazanmak için biraz daha çaba göstermen gerekiyor. Sana sadık olan Avrupa... Ankara 2006: İlişkimiz için endişeleniyorum. Aile üyelerinin büyük çoğunluğu artık seninle görüşmek ve öne sürdüğün bu gurur kırıcı şartları kabullenmek istemiyor. Ama kimse içimde yanan bu aşk ateşini söndüremeyecek... Brüksel 2007: Fransa’da ortalığı karıştıran kuzenim Sarkozy, Jacques amcamı yerinden ederek ailenin başına geçebilir. Evliliğimize şiddetle karşı çıkarak, ilişkimizin arkadaşlıktan öteye gidemeyeceğini söylüyor... Ankara 2007: Sonumuz ne olacak?... Aşk acısı yaşamak dayanılmaz birşey. Patavatsız kuzenine, aşkın nasıl nefrete dönüşebileceğini hatırlatmalısın. Birleşmemiz için dua ediyorum. Başka bir alternatifi düşünmek bile acı veriyor... sağdan - soldan (İstanbul - Doğumhane Duvarı / Yavuz Ormancı...) “-BEN DE SENİ BEKLETMEZSEM - Baban...” (İzmir - Dükkan Önü / Emre Laloğlu...) “-YAŞ BETONA BASMA, TARİH YAZMA, İMZA ATMA, DEMEDİ DEME...” (Çanakkale - Bakkal / Sinan Bartan...) “-BOY UZATAN DANİNO’LAR...” (İstanbul - Kahvehane / İpekçi...) “-DOĞRUSU: KUMAR ÖLDÜRÜR, İÇKİ SÜRÜNDÜRÜR...” (Antalya - Restourant / Kamer Sağlam...) “-HADİ DEDİM HOPPA RESTORAN...” (Ankara - Cafe / Seyhan Kuru...) “-DİGİTÜRK... DERBİ MAÇ: 2 MİLYON... G.BİRLİĞİ-A.GÜCÜ: 3 MİLYON...” (Sakarya - Tekstil Firmasının Ürün Kartı / Baby...) “-ŞARJ GENELİNDE ORTA VE KENAR KISIMLARDA ÖRMEDEN İLERİ GELEN ARA ARA PATLAKLAR GÖRÜLDÜ. LEVENT BEY ÇAĞIRILDI, GELECEM DEDİ GELMEDİ...” (İstanbul - Kebap Salonu / Emine Sapan...) “-LAVAŞ İLE ACILI ADANA’NIN MÜTHİŞ AMBİANSI...” (Erzurum - Küçük bir büfe / Mithat Karışmaz...) “-ZOR GÜNDE KATKISI OLMAYANIN, İYİ GÜNDE HİSSESİ YOKTUR...” İtiraf reyonu (isim: mahmut şenpeker... şehir: sakarya... yaş: otuz...) 1993 ya da 94 yılında bir sınav kaydı yaptırmak için İstanbul’a geldim... Yanında İstanbul’u bilen iki arkadaşı daha var ve biz Su Ürünleri Fakültesi’ni aramaya başladık... Fakültenin bulunduğu semtte bir müddet dolaştıktan sonra bulamayınca İstanbul’u bilen arkadaş önümüze çıkan 8-9 yaşlarındaki çocuğa alaylı bir şekilde “Abisi burada bir okul varmış hani böyle oltayı atıyorlar sonra şööööyyle çekip balık yakalıyorlar falan o okulu biliyor musun” dedi... Çocuğun gayet sakin ve ciddi bir şekilde, “Hee ağabey sen Su Ürünleri Fakültesi’ni arıyorum desene... Soldaki ilk sokağa gir zaten kuyruğu görürsün” cevabı karşısında arkadaş yüzünün kızarıklığından bizse gülme krizinden uzun süre kendimize gelemedik.... temelin yeri Bayan öğretmen, küçük Temel’in dersin başından beri pencereden dışarı baktığını farketmiş... Dikkatini çekecek bi şey yapmak için demiş ki; “-Temel... Dünyanın çevresi 40 bin kilometre diyelim, yumurtanın tanesi 300 lira, öyleyse ben kaç yaşındayım?...” “32” diye cevaplamış Temel tereddütsüz... Kadın şaşırmış ve sormuş; -Doğru... Ama nasıl bildin?... “Çok kolay” demiş Temel; “-Benim bir ablam var 16 yaşında... Ve o sadece yarı deli...” hayata dair... -Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir... -Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır... -Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir... -Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir... -Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğinizde gelecektir... -Herşey insanın kafasında biter... -Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir... -Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz... -Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız... -Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir... -Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir... - Arnold Palmer -
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT