BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özürlü memurların emekliliği

Özürlü memurların emekliliği

Denizli’den yazan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz özetle; “Devlet memuru olarak çalıştığını, yüzde 50 özürlü olduğunu, ancak memuriyete girerken sakat kadrosundan girmediğini, özürlü devlet memurlarına tanınan erken emeklilik hakkından yararlanıp yararlanamayacağını” sormaktadır.



Denizli’den yazan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz özetle; “Devlet memuru olarak çalıştığını, yüzde 50 özürlü olduğunu, ancak memuriyete girerken sakat kadrosundan girmediğini, özürlü devlet memurlarına tanınan erken emeklilik hakkından yararlanıp yararlanamayacağını” sormaktadır. Bilindiği gibi, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 39’uncu maddesinin (j) bendinde; “Sakatlıkları sebebiyle ilgili mevzuat uyarınca göreve alınanlardan en az 15 yıl fiili hizmeti bulunanların istekleri üzerine emekliye ayrılabileceği” hüküm altına alınmıştır. Buna göre özürlülerin emekli olabilmesi için gerekli olan hizmet süresi 15 yıldır. Özürlü memurlarda diğer memurlarda olduğu gibi ayrıca bir yaş sınırlaması yoktur. Diğer taraftan, memuriyete normal statüde giren ancak daha sonra özürlü olduğunu belgelendiren kişilerin de 15 yıl hizmet yapması halinde emekli olup olamayacağı sorunu henüz tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. 5434 sayılı Kanunun Ek Geçici 22’nci maddesinde; “Sakat olup sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın ve İş Kanunu’nun ilgili maddesine göre tescili yapılmaksızın T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlere giren ve bedensel ve zihinsel yeteneklerindeki eksiklik sebebiyle çalışma güçlerini en az yüzde 40 oranında yitirdiği sağlık kurulu raporu ile belgelenen ve 15 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olanlar da 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 39’uncu maddesinin (j) fıkrası hükmünden yararlanırlar.” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeyi açacak olursak; Memurun; 1- Bu hükümden faydalanabilmesi için sakat olması, 2- Sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın ve 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesine göre tescili yapılmaksızın T.C. Emekli Sandığı’na tabi görevlere girmesi, yani işe girmeden önce sakat olduğunu belgelemesi, 3- Bedensel ve zihinsel yeteneklerindeki eksiklik sebebiyle çalışma güçlerini en az % 40 oranında yitirdiği sağlık kurulu raporu ile belgelemesi, 4- 15 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olması, gerekmektedir. Söz konusu madde iyice incelendiğinde, sakat olup da sakatlarla ilgili mevzuattan yararlanmaksızın Emekli Sandığı’na tabi görevlere girenlere ilişkin bir düzenleme getirdiği görülecektir. Bilindiği gibi, sakatların devlet memurluğuna alınma usul ve esasları “Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik” tarafından belirlenmiştir. Bu yönetmelikte açıklanan esaslara göre devlet memurluğuna alınanlar 15 yıllık fiili hizmet sonucunda emekli olabilmektedirler. Ancak, sakat olmayan personelle aynı sınava girerek başarılı olan sakatların, emeklilikle ilgili haktan faydalandırılmamaları adaletsiz bir uygulama olacaktır. Bugün itibarıyla bu durumda olanların sakatlar için öngörülen 15 yıllık süreyi tamamlayarak emekli olmaları mümkün değildir. Danıştay’da idare mahkemesince sakat lehine verilen kararı bozmuştur. Bize göre, devlet memurluğuna sakat olarak girmeyip de memuriyete girdikten sonra sakatlanan veya sakatlığı tespit edilenlerin sakatlar için tanınan haktan yararlanmaları gerekmektedir. Kıdem tazminatı arttı Kıdem tazminatı tavanı, 1 Ocak 2005’ten itibaren 1 milyar 648 milyon 900 bin lira olarak uygulanacak. Bilindiği gibi İş Kanunu’na göre kıdem tazminatı tavanı en yüksek devlet memuruna ödenen bir yıllık ikramiye tutarı ile sınırlandırılmıştır. En yüksek devlet memuruna her bir yıl için ödenen ikramiye tutarı devlet memuru maaşına yapılan artışa paralel olarak yılbaşından itibaren katsayı ve gösterge sistemiyle yükselmesi sonucu kıdem tazminatı tavanı da değişti. Buna göre, halen 1 milyar 574 milyon 740 bin lira olan kıdem tazminatı tavanı, 1 Ocak 2005’ten itibaren 1 milyar 648 milyon 900 bin liraya (1648.90 YTL) yükselecek. 1 Temmuz 2005’ten itibaren ise, 1 milyar 727 milyon 150 bin lira (1727.15 YTL) olarak uygulanacak. İsteğe bağlı prim de arttı Yılbaşından geçerli olarak asgari ücrette meydana gelen artış ile birlikte sigorta primine esas kazancın alt ve üst sınırında da artış meydana geldi. 444 milyon 150 bin lira olarak uygulanan sigorta primine esas kazancın alt sınırı yılbaşından itibaren 488 milyon 750 bin liraya çıkarıldı. Prime esas kazancın üst sınırı ise alt sınırın 6,5 katı olarak uygulanmaktadır. Bu değişikliklere birlikte isteğe bağlı sigorta priminde de yüzde 10’luk artış meydan geldi. Buna göre, 111 milyon TL olan en düşük isteğe bağlı prim 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren 122 milyon 187 bin 500 liraya ( 122, 2 YTL’ye) çıktı. İsteğe bağlı sigorta priminin üst sınırı ise 794 milyon 218 bin lira oldu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108641
    % 1.34
  • 3.4973
    % -0.53
  • 4.1258
    % -0.13
  • 4.5146
    % -0.19
  • 145.247
    % -0.01
 
 
 
 
 
KAPAT