BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denktaş: Ankara sağlam durdu

Denktaş: Ankara sağlam durdu

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Türkiye’nin 17 Aralık’ta dayatmalara boyun eğmediğini belirterek, “Sayın Gül telefon ettiğinde, kendilerine ‘Çok iyi dayandınız’ dedim. Kıbrıs konusundaki tedirginliğimizi Türk hükümeti gidermiştir” dedi.



LEFKOŞA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, hükümetin Kıbrıs ile ilgili konularda tedirginliğini giderdiğini belirterek, “Kıbrıs sebebiyle görüşmeler kesilseydi ciddi üzüntü duyardık” dedi. Denktaş, Ankara Medya Grup Başkanı ve gazetemiz Ankara Temsilcisi Nuri Elibol’a önemli açıklamalarda bulundu. Denktaş’ın gazetemizin sorularına verdiği cevaplar şöyle: Kıbrıs şartı haksızlık * Türkiye’nin 17 Aralıkta AB’den aldığı sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz? Benim gördüğüm, Türkiye muhakkak bir tarih almak üzere gitti. Şimdi bu kadar kararlı giderseniz size tarih verirler ama şartlarını da koyarlar. Tarihi verdiler şartlarını koydular. Kıbrıs’ı şart olarak Türkiye’nin önüne koymaları büyük bir haksızlıktır. Ve bu defa önceden, ileride siz AB’ye girdiğiniz takdirde Kıbrıs’ı tanıyıp tanımama gündeme gelecektir dedikleri halde bu sefer 3 Ekim diye bir de tarih koydular. Kıbrıs konusunda Türk hükümeti bu tedirginliğimizi gidermiştir, gidermeye çalışmıştır. Bize ‘Kıbrıs’ı KKTC’yi ortadan kaldıracak manasına gelecek şekilde meşru Kıbrıs hükümeti olarak tanımayacağız, KKTC’yi tanımaya devam edeceğiz’ garantisini vermişlerdir. Türkiye iyi dayandı * Türkiye, Kıbrıs sebebiyle masadan kalkacak noktaya kadar geldi, Başbakan Erdoğan’ın Kıbrıs konusunda gösterdiği direnci nasıl buldunuz? Ben zaten Sayın Gül telefon ettiğinde, kendilerine ‘büyük geçmiş olsun, büyük bir olay atlattınız, iyi dayandınız’ dedim. Türkiye’yi, Kıbrıs’la meşgul ettiler hiç hakları olmadan, Rum’a ‘otur yerine biz senin ne mal olduğunu biliriz’ demediler, diyemediler, öyle geliyor bana. * Kıbrıs sebebiyle görüşmeler kesilseydi, bir rahatsızlık duyar mıydınız? Tabiatıyla duyardık. Kıbrıs yüzünden Türkiye’nin zarar görmesini hiçbir Kıbrıslı Türk istemez. Esas olan Türkiye’nin selametidir. Kıbrıs yüzünden anavatan başına felaket gelecekse ‘Kıbrıs varsın gitsin’ deriz her Kıbrıslı Türk. * Size karşı yapılan, ‘Eğer Denktaş Lahey’de Kopenhag’da masada kalabilseydi, ya bugün bu mesele çözülürdü veya Kıbrıs Rum kesimi AB’ye giremezdi?’ eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunu söylemek bir nevi cehalet göstergesidir veyahut kasıtlıdır. Çünkü biz Kopenhag’a davet edilmedik, bunu söylüyoruz. Ben gitmedim, zaten hastaydım. Tutanakları okuyoruz Kleridies de hazır değildi bu şeyi imzalamaya orada. O sebeple bilen bilmeyen konuşuyor. Hükümetin sözü senet * Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nın ek protokolünü imzalaması Kıbrıs Rum kesimini diplomatik olarak resmen tanıma manasına geliyor mu? Hukuki yorumlar lastiğe benzer. Ne tarafa çekersen o tarafa gider. Ondan sonra başkaları karar verir. Dediğiniz gibi tanınma manasına gelmez diye beyanatlar var. Türkiye, tanınma manasına gelmiyor, tanımayacağım diye bu işi yapıyor. Onun için ben, Türkiye’nin imzaladığına bakmıyorum, belgeye bakmıyorum, ben Türk hükümetinin bana söylediğine bakıyorum ve bunu milli senet addediyorum. Çekilmem bekleniyor * Kıbrıs probleminin tekrar müzakere edilmesi için BM, AB, ABD ve İngiltere’de bir kıpırdanma görüyor musunuz? Zamanlama meselesidir, yoksa bir müzakere başlatacaklar. Gördüğüm kadarıyla mayıs diyorlar. Bir faktör benim nisanda çekilmem de olabilir, onu da bekleyebilirler, buraya daha uyumlu birisinin gelmesini bekleyebilirler. * Rumlar Kıbrıs meselesinin ısrarla AB platformunda çözülmesini isteyecek, öyle değil mi? Eee tabii, kendileri üye Türkiye değil. Siyaset hiç hoşuma gitmedi * Siz bir mukavemet lideriydiniz, acaba o mukavemet lideri siyasete bulaştığına hiç pişmanlık duydu mu? Siyaset hiç hoşuma gitmedi, zoraki içerisinde bulundum. Cumhuriyet kurulduktan sonra zannettik ki artık siyaset başlayabilir, yanılmışız. Ben biri ak dediği için kara diyeceğim, en yakın insanlar birdenbire mevki alamadı diye birbirine düşman olacak, yalan mübah olacak, bu benim karakterime uygun değil. * Şubat seçimlerinde nasıl bir sonuç bekliyorsunuz? Mutlaka birileri birileriyle koalisyona gidecek. Fazla bir şey değişmeyecek gibi geliyor. ABD Rumlara baskı yapmalı * Bu aşamada Rum tarafı çözüm yönünde adım atmaya nasıl zorlanabilir? Yegane zorlama, derhal uçaklar Ercan’a inmeye başlar. Derhal ambargolar kalkar ve bunun arkasından üç beş tane dost ülkeye ABD der ki, ‘tanırım ha’. O zaman Rum zorlanır ve masaya oturur aksi takdirde hiç ihtiyacı yoktur. Çünkü Kıbrıs’a sahip çıktıkları inancındadırlar... * AB zirvesinde İngiltere ve ABD’nin Kıbrıs konusunda samimi bir talebi oldu mu? Hayır, samimi taleple olmaz, samimi talepten söylediğim şekilde baskıyı addediyorsanız, olay çözülür. Ama Rum ve Yunan devamlı surette AB’yi kullanmayı sürdürürse o zaman yine dinlemez ABD’yi İngiltere’yi. * ‘AB gül ise dikeni Kıbrıs’tır. Türkiye gülü seviyorsa, bu dikene katlanacaktır’ yorumuna nasıl bakıyorsunuz? Şimdi siz gül gördünüz mü tek dikenli? Mümkün mü bu. Buna gelene kadar o kadar diken var ki. Onun için milli güçlerin hakikaten ayakta olması lazım. Talat yemininden vazgeçmeli * Sayın Başbakan Talat’ın ‘Kıbrıs’ta bağımsızlık çok gerçekçi bir yaklaşım değil, hayaldir’ türü açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? İnşallah değişir, yanlış yaptığını anlar. Eğer tekrar başbakan olacaksa veya herhangi bir makama gelecekse anayasal bir yemin vardır, bağımsızlığı egemenliği korumak diye, o yemini edip ondan sonra bundan vazgeçmek nasıl bağdaşır ben bilemem. Müzakereci olmayacağım * Müzakereler muhtemelen mayısta başlar diyorsunuz, Türk tarafını kim temsil edecek. Sizin müzakereci olma durumunuz var mı? Hayır hayır, ben nisanda çekiliyorum, benim böyle bir durumum yok. Ben olmuyorum, ben dışarıda sesimi yükselteceğim. Bana inananlar var, mücadeleyi yürütebilirsem yürüteceğim. Zorluklar aşılacak * Torununuzun Rum pasaportu almasına yönelik tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Maksatlı şeyler bunlar. Beni zor durumda bırakmak için, ‘güya görüyorsunuz ne biçim adam’ dedirtmek için yapılmıştır. Bu Rum’u tanıma demek değildir, AB pasaportu almanın yoludur, yani bir hakkı söke söke almış oluyoruz. Bu gençler benim torunum, KKTC’ye, anavatanına bağlıdır. Gidip de Rum’un vatandaşı olsun diye almış değildir. * Yeni yıl için Türk halkına bir mesajınız var mı? Zor bir yeni yıl olacaktır, en iyi dileklerimle bu zorluğu aşacak yüceliği göstereceklerinden eminim. Atatürk de söylemiştir, “Tanrı Türkü zor günler için yaratmıştır demiştir, onun için bu zorlukları gönül birliğiyle aşacaksınız hayırlı ve uğurlu gelmesini diliyorum. Geçmişin kötü günlerin gösterilmemesini diliyorum. Ve inşallah iyi olur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT