BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öyle yaşa ki, her günün haber olsun

Öyle yaşa ki, her günün haber olsun

Tsunami geçen haftanın en baş haberiydi. On binler mertebesinde başlayan can kaybı, yüzelli binlere doğru uzandı. Bundan daha büyük haber olamazdı.



Tsunami geçen haftanın en baş haberiydi. On binler mertebesinde başlayan can kaybı, yüzelli binlere doğru uzandı. Bundan daha büyük haber olamazdı. Nitekim bu olay, 2005 yılı kutlamalarına hazırlananları da etkiledi. Yılın son haftası içinde 2004 yılının önemli haberleri (olayları) da tekrar haber olmuştu. Haberin habere konu olması gibi, reklâmın habere, haberin reklâma ve hatta, reklâmın reklâma konu olması da mümkün. Şayet, esaslı bir reklâm yapabilmişseniz, reklâmınızın etkisi katmerlenerek artıyor, sürüp gidiyor. Ama her reklâm habere konu olamıyor, bir haber değeri taşıması lazım. Farkındasınızdır, basında ve TV’de reklâmları konu alan özel programlar çoğaldı. Bazı reklâmlar ayrıca bir bedel ödenmeden tekrar tekrar yayınlanabiliyor. Burnu haber kokusuna duyarlı, kanlarında gazetecilik visürü taşıyan zevat, bir olayın, bir gelişmenin, bir reklâmın haber değeri kazanacağını şıp diye bilirler. Bendeniz kısa aklımla, başkalarını ilgilendiren ve etkileyen olayların haber değeri taşıdığını düşünürüm. TIME dergisinin yılın adamı seçimi bir haberdir. İyisiyle kötüsüyle, dünyada en etkili kişinin kim olduğunu herkes öğrenmek ister. Habere konu olmak, insanlar üzerinde etkili olmakla ilgili. Etkileyenler de etkilenenler de habere konu olabiliyor. Üç yıl boyunca, bizim fakültede “Vaka Name” isimli aylık bir bülten yayınlamıştım. Kurumumuzda olup bitenleri kurum içi ve dışına duyurmak ve bir yandan da tarihe kayıt düşmek amacıyla hazırlıyordum. İlk aylar, bültenin içini doldurmakta zorlanmadım. Zamanla, duyurulmaya değer yeteri kadar olay bulamaz oldum. Fakültede küçücük bir bülteni dolduracak kadar olay yaşanmıyordu. Hayat rutine girmişti, durum iyi değildi. Basın-yayın organlarında haberlerle reklâmlar yan yana, iç içe yer alır. Haberin reklâma nazaran daha inandırıcı olmasından yola çıkarak, medyada “haber kılığında reklâmlar”a da yer verilir. Firmaların, basın bültenleriyle medyaya gönderdikleri mesajlar, bir haber olarak yayınlanabilirse, bir ürünün, firmanın, kişinin, markanın reklâmı da yapılmış oluyor. Ama işin özü, “haber olacak işler yapabilme becerisine” dayanıyor. Geçen hafta, öğrencilerle konuşurken, söz döndü dolaştı, onlara “Öyle bir hayat yaşayın ki, her gününüz haber değeri taşısın” demiş bulundum. Aslında onlara, “hayatı dolu dolu yaşayın, birilerini etkileyin” demek istemiştim. Haberlere konu olmak için sürekli yenilik yapmak zorundasınız. Farklı bir şey yapmalısınız. Belli bir şeyi farklı yapmalısınız. Umulmadık işler yapmalısınız. Habere konu olmak sizi gündemde tutar. İnsanların sizi konuşmalarını sağlar. Sizi sık sık hatırlamalarını sağlar. Habere konu olmak, şöhretinizi artırır, markanıza güven kazandırır, sizi güçlendirir. Yeni yetme stajyerlerin, küçük işletme patronunun kendisinin, çalıştığı reklâm ajansındaki sıradan bir metin yazarının, patronun işletme okuyan oğlunun-kızının veya başkalarının baştan savma hazırladıkları basın bültenleri sapır sapır dökülüyor. Basın bültenleri hazırlamak uzmanlık isteyen bir iş. Sıradan bültenlerin sayfalara ve ekranlara girme şansı yok. Basın bülteninin, basınca değerlendirilmesi, “iş yapması” büyük ölçüde, içindeki haberle yakından ilgili. Olayın kendisi zaten haber değeri taşıyorsa, bunu basın kendisi de haberleştirir, sizin PR şirketiniz de. Masa başı şişirme haberler nasıl gazeteciliği bozuyorsa, zorlama basın bültenleri de imajınızı bozuyor. Ne demişim? “Öyle yaşa ki, her günün haber olsun.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT