BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kış hastalıklarının ilacı sofranızda...

Kış hastalıklarının ilacı sofranızda...

Grip, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalık pusuda bekliyor. Kış mevsimini sağlıklı geçirmeniz için bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz gerekiyor.



İSTANBUL- Güçlü bir savunma mekanizmasının temelinde öncelikle yeterli ve dengeli beslenme yatıyor. Kış mevsiminin en büyük özelliği hiç kuşkusuz ki kendine özgü hastalıkları da beraberinde getirmesi. Soğuk algınlığı, grip, bronşit derken yorgan-döşek serilmemek elde değil. Çünkü bu dönemde milyarlarca mikrop havada uçuşuyor, virüsler ve serbest radikaller her gün vücuda hücum ediyor. Dolayısıyla sizi hastalıklardan korumakla görevli bağışıklık sisteminizin aylarca sürecek olan savaşı da başlıyor. Bu nedenle kış mevsimini sağlıklı geçirmeniz için bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz büyük önem taşıyor. Vücudunuzu kışa hazırlamanın en etkili yolu ise öncelikle yeterli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Kış mevsiminde hangi besinlere ağırlık vermeniz, hangilerinden kaçınmanız gerekiyor? Acıbadem Hastanesi Kozyatağı’ndan Diyetisyen Reyhan Nergiz, bu mevsimde sağlıklı beslenmenin püf noktalarını anlatıyor. Bol bol C vitamini Kış aylarında salgın hastalıkların, özellikle de gribin artmasıyla birlikte vücut direncinde azalma görülüyor. Nergiz, aktif ve güçlü bir savunma mekanizmasının temelinde yeterli ve dengeli beslenmenin yattığını belirterek şunları söylüyor: “Dünya Sağlık Örgütü, antioksidan etkiye sahip oldukları için günde 5-9 porsiyon sebze meyve tüketmeniz gerektiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle sofranızda sebze ve meyveleri eksik etmemelisiniz. Özellikle de C vitamini bakımından zengin olanlarını. Çünkü C vitamini bakterilere karşı savaşan savunma hücrelerine nüfuz ediyor ve vücudu zararlı maddelere karşı koruyor. Bu sayede enfeksiyonlara yakalanma riskini azaltıyor, enfeksiyon oluşmuşsa hastalığın daha kısa sürede atlatılmasını sağlıyor.” Kış mevsiminde C vitamininin yanı sıra antioksidan özelliğe sahip A ve E vitaminlerine de daha fazla ihtiyacınız olacak. Böylece bağışıklık sisteminiz güçleniyor ve bu sayede vücut direnciniz artıyor. Kızartma yağına dikkat Vitaminler sağlığınız üzerinde önemli role sahipler. Ancak vitaminlerin etkili olabilmeleri için değerlerini yitirmemeleri gerekiyor. Bu nedenle besinleri saklarken ve pişirirken bazı noktalara dikkat etmeye özen göstermek şart. Örneğin A vitamini, ultraviyole ışınlarına ve ısıya duyarlı. Dolayısıyla A vitamini içeren besinlerinizi oda ısısında tutmaya ve güneşe maruz bırakmamaya dikkat edin. C ile E vitamini de oksijen ve ısıya duyarlı. Bu vitaminleri içeren sebze meyveleri sıcak ortamda ve kesilmiş olarak üzerini kapatmadan bekletmeyin! Bunların yanı sıra yiyecekleri uzun süre kızartmayın. Ayrıca bitkisel sıvı yağlarınızı 3 defadan fazla kullanmayın, karanlık ve ağzı kapalı cam şişelerde muhafaza edin. Peki vitaminleri doğal yoldan mı yoksa preparatlardan mı almalı? Vitamin takviyesi Diyetisyen Reyhan Nergiz, vitaminlerin doğal yoldan, yani besinlerden alınmasından yana. Çünkü sağlıklı beslenerek pek çok hastalıktan korunmanız mümkün. Peki ama vitamin takviyesine ne zaman gerek duyuluyor? Nergiz bu soruyu ise şöyle cevaplıyor: “Eğer çeşitli nedenlerden dolayı dengeli ve yeterli beslenme sağlanamıyorsa işte o zaman vitamin mineral takviyesine başvurmak gerekebiliyor. Özellikle çocuklar ve 65 yaş üzeri yetişkinler potansiyel risk grubunu oluşturdukları için kış mevsiminde hastalıklardan korunmak amacıyla genellikle vitamin takviyesine ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan, vücut direncini zayıflatan kemoterapi ya da radyoterapi tedavisi gören hastaların da mutlaka vitamin mineral desteğinden yararlanmaları gerekiyor. Ancak bilinçsizce kullanımı kansızlık, şiddetli baş ağrısı, sinirlilik, saç dökülmesi ve bulantı gibi pek çok yan etkiye yol açacağı için vitamin mineral takviyesine mutlaka hekim önerisi doğrultusuna başlamak büyük önem taşıyor.” Formda kalmak için az ve sık beslenin Kış aylarında kilolarınızı bir türlü kontrol altında tutamıyorsunuz değil mi? Bazal metabolizma, bir başka deyişle vücudunuzun ihtiyacı olan asgari enerji miktarının değiştiği kış aylarında vücut ısınız düşmeye başlıyor. Ayrıca Mevsimsel Stres Sendromu’ndan dolayı yemek yeme isteğiniz de artarak yüksek enerji veren karbonhidratlı ve yağlı gıdalar tüketiyorsunuz. Bunun sonucunda mutluluk hormonu olan endorfin salınımıyla birlikte yeme eğiliminiz kısırdöngüye dönüşüyor. Aldığınız kilolara günlük fiziksel aktivite azlığınız da eklenirse obezite sorunu baş gösteriyor. Diyetisyen Reyhan Nergiz, obezite sorunuyla karşılaşmamanız için kış aylarında sık sık, az az ve kalorisi düşük besinleri tercih etmeniz gerektiğine dikkat çekiyor. Örneğin tatlı arzunuzu meyveyle giderebilir, açlığınızı da sebze yemekleri ve esmer ekmekle bastırabilirsiniz. Nergiz, hem kış mevsimini sağlıklı ve zinde geçirmek hem de kabızlık problemiyle karşılaşmamak için sofrada lifli besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini de belirterek, “Haftada 2-3 kez kuru baklagil her yemekte de salata tüketmeye özen gösterin” diyor. Ayrıca, kış mevsiminde bol sıvı tüketimi sağlığınız açısından büyük rol oynuyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT