BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NATO zirvesi ardından...

NATO zirvesi ardından...

23-25 Nisan 1919 günlerinde Washington’da toplanan NATO zirvesinin en önemli sonucu, “Etnik Temizlik”e karşı sürdürülen havadan yoğun hücumların devam etmesi konusunda oy birliğine varmaları olmuştur.



23-25 Nisan 1919 günlerinde Washington’da toplanan NATO zirvesinin en önemli sonucu, sık sık aralarında görüş ayrılıklarına düşen üye ülkelerin bu defa Sırbistan’ın Kosova’da yaptığı “Etnik Temizlik”e karşı sürdürülen havadan yoğun hücumların devam etmesi konusunda oy birliğine varmaları olmuştur. 19 NATO üyesinin üç gün süreyle yaptıkları toplantının sonunda Sırp kasabı Slobodan Miloşeviç’e karşı ve Kosova’daki katliamın karşısında bir cephe oluşturulmakla yetinilmemiş, gündeme aynı zamanda Yugoslavya’ya karşı uygulanacak “Petrol ablukası” konusu da gelmiştir. Washington Zirvesi sonunda ortaya çıkan bir diğer gerçek, hiç olmazsa şimdilik, NATO’nun Kosova’da bir “Kara savaşı” başlatmak niyetinde olmadığıdır. 4 Nisan 1949’da yine Washington’da imzalanan bir antlaşmayla kurulan ve bu nedenle bu yıl kuruluşunun 50. yıldönümünü kutlayan NATO’nun, Washington Zirvesinde, korkulanın aksine, bir “Birlik ve Beraberlik Gösterisi” sergilemesi ise bu Zirve’nin en büyük başarısıdır. “Kosovalı mülteciler ülkelerindeki evlerine dönecek ve 21. yüzyıla girmek üzere bulunan Avrupa kıtasında (Etnik temizlik) muzaffer olmayacaktır” diyen NATO Genel Sekreteri Javier Solana, NATO’nun kendi kuruluş ideolojisine sahip çıkmakta kararlı olduğunu göstermektedir. Zirveden dönen Demirel’in Kosovalı göçmenlere “evinize döneceksiniz” müjdesini vermesi bu kararlılığın bir ifadesidir. Gerçekten NATO’ya vücut veren antlaşmada kurucu ülkelerin “Demokrasi, kişi özgürlüğü ve hukukun üstünlüğüne dayalı ortak değer ve mirası korumayı” amaçladıkları ifade edilmiştir. Bu nedenle NATO’nun, Sırplar’ın yaptıkları zulümler karşısında omuzlarını silkerek seyirci kalması kendi prestijini yitirmesi anlamına gelirdi. Bu itibarla NATO kendi “Varlık nedeni”ni ve itibarını korumak istiyorsa antlaşmada ilan ettiği bütün değerlere sonuna kadar sahip çıkmak mecburiyetindedir. Bunun anlamı ise şudur: NATO, ülkelerinden sökülüp atılan yüzbinlerce Kosovalı mülteciyi tekrar eski yerlerine yerleştirmek ve bundan da önemlisi, bunların orada bundan sonra da güvenlik ve özerklik içinde yaşamalarını sağlamak yükümündedir. İşte NATO Zirvesi bunu taahhüt etmiş ve ayrıca Yugoslavya’nın bundan sonra komşularına karşı girişebileceği saldırıların da karşılıksız kalmayacağını vurgulamıştır. Kısaca NATO Zirvesi’nden çıkan mesaj; bu kuruluş tarafından bundan böyle bütün müstebitlere ve soykırımcı rejimlere ve vahşetlerine karşı “Kolektif Harekât”ın yapılacağıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT