BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD-Rum gerginliği

ABD-Rum gerginliği

ABD’li 10 şirketin üst düzey temsilcisinin KKTC’ye gidecek olması, bu arada ilk defa bir Amerikan uçağının KKTC’ye resmen ineceğinin açıklanması Rumları çıldırttı. Amerikan elçisi Klosson ile görüşen Rum lider Papadopulos, “ABD şirketlerini ihalelere almayız ve mallarınızı da satmayız” dedi. Bu tehditlerle de yetinmeyen Papadopulos, ABD Başkanı Bush’un “düşman” ilan ettiği Suriye ve İran ile de ülkesinin iş birliğine gideceğini söyledi. “Amerika’ya sonu olmayan bir cephe açtık” diye manşet atan Rum Alithia gazetesi, “Papadopulos bir yetkiliyi Şam’a gönderdi bile” diye yazdı.



LEFKOŞA- Kıbrıs meselesinin halledilmesi için şimdiye kadar masaya getirilen her türlü anlaşma planlarını son anda red ederek, zaman zaman dünya kamuoyunun tepkisiyle karşılaşan Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin lehine gerçekleşebilecek en küçük ihtimal karşısında bile kıyametleri koparıyor. Amerikan şirketlerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ticari faaliyette bulunma ihtimali, Kıbrıs Rum kesimi tarafından beklenmedik bir tepktiyle karşılandı ve durum adeta ABD düşmanlığına dönüştü. Rum yetkililerin bu konuda verdikleri demeçler halkın tutumuna da yansıdığı belirtildi. Rum yönetimi çok kızdığı ABD’yi, “bölgedeki düşmanları” diye bahsettiği İran ve Suriye ile ittifak yapmakla tehdit etti ve Rumların Amerikan ürünlerini boykot etmeye hazırlandıkları belirtildi. Son bir kaç gündür Rum basınında yer alan haberlere göre, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, ABD’nin bölgedeki “düşmanlarıyla” işbirliği yapma tehdidinde bulundu, Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu da, ABD’yi, “yeni gelişmeleri değerlendirmeye ve Kıbrıs sorunundaki politikalarını yeniden düzenlemeye” çağırdı. Büyükelçi baskı altında ABD’nin Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Michael Klosson’un son 24 saat içinde, Papadopulos, Yakovu ve Rum işadamlarının yoğun tepkilerine maruz kaldı. Rumlar, Klosson’u, “Amerikan şirketlerinin kamu ihalelerinin dışında bırakılması ve Rum tarafında satılan Amerikan ürünlerinin boykot edilmesiyle” tehdit etti. Amerikan şirketlerinin Kıbrıs Türk bölgeleriyle ticarete başlamaları durumunda, Rum tarafında Amerikan ürünlerine derhal boykot uygulanacak. Rum yönetimi, KKTC ile ilişkileri yükseltme kararından dolayı ABD’ye karşı ekonomik ve hukuki karşı önlemler alacak. Amerikan şirketleriyle işbirliği yapan ve bu şirketlerin Rum tarafındaki temsilciliğini yapan Rum işadamları, önceki gün Klosson nezdinde yoğun teşebbüslerde bulunarak, “Amerikan ürünlerinin Rum tüketiciler tarafından boykot edilmesi ihtimalinden duydukları endişeyi” ilettiler, Rum işadamları, “Amerikan şirketlerinin Rum kamu ihalelerinin dışında bırakılması” tehlikesine de işaret ettiler. Rum Ticaret Sanayi ve Turizm Bakanı Yorgos Lillikas, Amerikan şirketleri için, “Rum tarafında, çok büyük ekonomik çıkarları bulunduğu bir zamanda, hukuki etki yapması ihtimali de bulunan bir siyasi oyuna karışmayı isteyip istemediklerini iki, hatta üç kez düşünmeleri gerekir” dedi. “‘Benzer bir çabaya İngiltere tarafından da girişildiğini” kaydeden Lillikas, “‘Ancak ‘Kıbrıs’ (Rum) hükümeti yaptığı faaliyetlerle, Avrupalı ortakların büyük bölümünün desteğini kazanmak suretiyle caydırmayı başardı” şeklinde konuştu. Ataşeye protesto Rum Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu da, Amerika’nın Ankara Büyükelçiliği Ticari Ataşesi’nin Ercan Havaalanı aracılığıyla 17 Şubat’ta KKTC’ye yapacağı ziyaretle ilgili protestoda bulunulduğunu açıkladı. Yakovu, “Nihayetinde Ticaret Ataşesi’nin ziyareti gerçekleşirse, bu faaliyetin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ yasalarının ve BM Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 541 sayılı kararlarının ihlali olduğunu vurguluyorum” dedi.Yakovu “ABD’yi, ‘Kıbrıs’ın AB üyeliği sonrasında adadaki yeni gelişmeleri de dikkate alarak Kıbrıs meselesindeki politikasını yeniden düzenlemeye” çağırdı. İran ve Suriye tehdidi Alithia gazetesi, “Amerikalılarla cephe açtık”, “Onları, İran-Suriye ittifakıyla tehdit ediyoruz” başlıklarıyla verdiği haberinde, “Rum yönetiminin, ABD’nin Kıbrıslı Türkleri izolasyondan çıkarma niyetine tepki göstererek, sonu belirsiz tehlikeli bir cephe açtığını” yazdı. Gazete, Lillikas’ın Rum tarafında çıkarları olan Amerikan şirketlerini tehdit ettiğini, Papadopulos’un da ABD’nin bölgedeki “düşmanlarıyla” işbirliği yapma tehdidinde bulunduğunu duyurdu. Alithia, “Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Sotos Zakheos, Şam’a ve Bağdat’a tuhaf bir ziyaret gerçekleştirdi. Bush, Suriye ve İran’ı tehdit eder etmez ‘Lefkoşa’ teşebbüslere başladı” ifadelerini kullandı. Yine AB’ye gidiyorlar LEFKOŞA- Güney Kıbrıs Rum yönetiminin, Türkiye kökenli KKTC vatandaşları konusuna müdahil olması için Avrupa Birliği nezdinde girişimde bulunduğu bildirildi. Rum Simerini gazetesi, Rumların “yerleşik” olarak nitelediği Türkiye’den adaya yerleşen insanların “yasadışı” olarak Kıbrıs’ta bulunduğunu iddia ederek, Rum yönetiminin, Türk ‘yerleşikler’ sorununun çözümü konusunda müdahil olması için AB’nin kapısını çaldığını yazdı. Gazete, AB yetkilisi Leopold Maurer’in, Yeşil Hat Tüzüğü ile ilgili askıda bulunan sorunların çözümü için adaya yaptığı son ziyaret sırasında Rum yönetiminin Maurer’e konuyla ilgili bilgilendirme belgesi verdiğini belirtti. Rum yönetiminin bu belgesinin, AB’nin sözde kolonizasyon meselesine müdahil olmasının ilk adımı olduğunu savunan gazete, Papadopulos hükümetinin Brüksel aracılığıyla Ankara’dan bazı taleplerde bulunduğunu duyurdu. Gazeteye göre, Papadopulos’un konuyla ilgili Ankara’dan talepleri şöyle: “1-Moratoryum temelinde, Kıbrıs’ın Kuzey kesiminin ‘kolonizasyonuna’ son verilmesi. 2-Türkiye’nin, Türkiye kökenli KKTC vatandaşlarının Türkiye’ye kesin dönüş yapmalarına katkı sağlaması. 3-KKTC’de yaşayanların etnik kökenlerinin tam olarak ortaya çıkarılması için nüfus sayımı yapılması.’’ Papadopulos’u durduracağım LEFKOŞA- KKTC Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın prestijini korumak ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’a “dur” demek için teşebbüs başlatacağını açıkladı. Denktaş, yaptığı açıklamada, “Papadopulos’un kimseyi dikkate almayan, uzlaşmaz tavrına son verilmesi gerektiğini” belirtti ve bu yönde girişim başlatacağını söyleyerek, “Bu böyle gidemez. Birileri artık buna ‘dur’ demeli” dedi. Papadopulos’un Annan’ın çağrısını reddetmesinin kabul edilemez bir yaklaşım biçimi olduğunu kaydeden Denktaş, bu tavrın Papadopulos’un çözümsüzlük pozisyonunu devam ettirdiğinin göstergesi olduğunu söyledi. Denktaş şöyle devam etti: “Bu sorumsuz, kimseyi tanımaz tavır BM Genel Sekreteri Annan’ı zora sokmuş, prestijini sarsmıştır. Aslında sarsılan sadece Genel Sekreter’in prestiji değil Güvenlik Konseyi’nin de prestijidir. Tüm dünyanın destek verdiği bir çözüm planını reddeden Papadopulos’un artık bu tavrını sürdürmesine daha fazla izin verilmemelidir. Papadopulos’un bazı Güvenlik Konseyi daimi üyesi ülkelerden aldığı destek nedeniyle elinde tuttuğunu sandığı güç tersine çevrilmelidir. Bunu da Güvenlik Konseyi daimi üyesi ülkeler yapmalıdır. Sarsılan prestijlerini kurtarmalıdırlar. Bunun başka yolu yoktur” dedi.
Kapat
KAPAT