BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sebe halkı

Sebe halkı

Süleyman aleyhisselâm zamanında, Yemen taraflarında Sebe kavmi vardı. Bu kavim, Yemen’de, San’a şehrine üç günlük mesafede, Mağrip bölgesinde kurulmuş bir şehirde yaşardı. Bu bölge çok mamur idi.



Süleyman aleyhisselâm zamanında, Yemen taraflarında Sebe kavmi vardı. Bu kavim, Yemen’de, San’a şehrine üç günlük mesafede, Mağrip bölgesinde kurulmuş bir şehirde yaşardı. Bu bölge çok mamur idi. Baştan başa, birbirine bitişik köyler ve bahçelerle kaplıydı. Mağrip seddi yapılarak, bölgenin hem su ihtiyacı karşılanmış, hem de bu bölge selden korunmuştu. Her kavme olduğu gibi, Allahü teâlâ, onlara da birçok peygamber gönderdi. Sebe halkını Allahü teâlânın dinine davet ettiler. Onlara, Allahü teâlânın nimetlerini hatırlattılar. Allahü teâlânın emirlerine uymazlarsa, azaba uğrayacaklarını anlatıp, korkuttular. Fakat, Sebe halkı, onları yalanladılar. Üstelik; nankörlükte ileri giderek dediler ki: - Allahü teâlânın bize nimet verdiğini falan bilmeyiz. Rabbinize söyleyin, eğer gücü yeterse, bu nimetleri bize vermesin! Allahü teâlâ, üzerlerine Arim selini gönderip, mallarını ve evlerini su içinde bırakmakla, onları cezalandırdı. Sebe halkının şehir, kasaba ve köyleri su altında kalınca, kendileri muhtelif memleketlere dağıldılar. Gassan kabilesi Şam’a, Ezd kabilesi Amman’a, Huzaa kabilesi Tihame’ye, Evs ve Hazrec kabileleri Medine-i münevvereye geldi. Huzeyme kabilesi ise, Irak’a gitti. Sebe halkının bu şekilde dağılmaları, daha sonra gelen kimseler arasında darbımesel olarak söylenmiş, onların başına gelenler, insanlara ibret olmuştur. İşte Süleyman aleyhisselâm devrinde, Sebe ülkesinin başında Belkıs isimli kadın bir sultan vardı. Belkıs, Himyerî meliklerinin neslinden geliyordu. Annesi cinnîlerdendi. Süleyman aleyhisselâmın Belkıs’tan, onun da Süleyman aleyhisselâmdan haberi yoktu. Süleyman aleyhisselâm, Mescid-i Aksa’nın inşasını bitirince, Mekke-i mükerremeye gitmeye karar verdi. Hazırlığını yaptı. Rüzgâr, cinler, insanlar, kuşlar ve diğer vahşî hayvanlardan meydana gelen ordusu ile birlikte Mekke-i mükerremeye vardı. Mekke halkına, “Buradan bir peygamber çıkacaktır. Hak hususunda, Onun yanında herkes birdir. Allahü teâlânın emrini yerine getirmek hususunda, kınayanın kınamasına asla kıymet vermez” dedi. Gelecek peygamberin hangi din üzere olacağı sorusuna da, “O İslâm dini üzeredir. Ona yetişip de iman edenlere ne mutlu! Burada olanlar, olmayanlara; Onun, peygamberlerin (aleyhimüsselâm) efendisi ve son peygamber olduğunu ulaştırsınlar!” cevabını verdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT