BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ersun Yanal’a!..

Ersun Yanal’a!..

Yüzün kızarmalı!.. Birkaç gün önce, Turgay Şeren’e söylediklerine bak: “Hakan Şükür iyi ağabey değil! Bana soruyorlar; ‘Galatasaray Kaptanı Bülent Korkmaz’ı her milli maça çağırıyorsun, neden Hakan Şükür’ü çağırmıyorsun’ diye.



Ersun Yanal’a!.. Yüzün kızarmalı!.. Birkaç gün önce, Turgay Şeren’e söylediklerine bak: “Hakan Şükür iyi ağabey değil! Bana soruyorlar; ‘Galatasaray Kaptanı Bülent Korkmaz’ı her milli maça çağırıyorsun, neden Hakan Şükür’ü çağırmıyorsun’ diye. Artık insanların bunu anlaması lâzım. Bülent’le Hakan’ı ayrı ayrı tartmaları gerekiyor ve bir karara varmaları şart. Konuyu tartışmayı onlara bırakıyorum. Ben Hakan Şükür’ü kafamda uzun zamandır sildim. Benim başında olduğum Milli Takım’da asla ve asla forma giyemez. Milli Takımımız’ın oyun formatında Hakan Şükür’ün yeri yok. Artık o da bunu kabul etmeli. Ne kendisi, ne de ailesinden biri konuşmalı. Zira hem kendisine, hem de Milli Takım’a zarar veriyor.” Koca Turgay Şeren, Türk futbolunun kaptanı, yılların gazetecisi, sen bunları söylemesen kalkıp da “kafasından mı uyduracak?” Neden uydursun? Hem “bunları söylüyorsun”, hem de Galatasaray camiasından “sert ve büyük tepkiler gelince” tam bir tornistan yapıyor, panikliyor, o panik içinde de “gene” yanlış bir iş yapıyorsun; Can Çobanoğlu’na sığınıyorsun; “Hakan’la beraber bir basın toplantısı yapalım, aramızda kişisel olarak hiçbir şey olmadığını anlatalım, Milli Takım’a alınmama meselesinin sadece bir sistem konusu olduğunu söyleyeyim, Turgay Şeren’in yazdıklarını söylemediğimi açıklayayım, bu iş kapansın” diye haber yolluyorsun, ama hem Galatasaray yönetiminden, hem Galatasaray Teknik Direktörü Hagi’den, hem de Hakan’dan “hak ettiğin cevabı” alıyorsun: “Sen çocuk mu kandırıyorsun, eğer o sözleri söylemediysen, kendin çıkar yalanlarsın, orada Hakan’ın ne işi var?” Hakan Şükür, “kendini kurtarmak için” atmak istediğin adıma “ayak uydurmayınca” ortada kalıyorsun ve “tornistana devam ederek”; yazılı bir açıklama ile, diyorsun ki: “Bazı çevrelerin oluşturduğu spekülasyonlara son vermek için bu toplantıyı planladık. H.Şükür, Türk futbolunda özel bir konuma sahiptir. Onun ne kişiliği, ne de kariyerini tartışırım. Kendisi her yönüyle futbolumuza büyük hizmetler vermiş bir arkadaşımız. Bazı çevreler yanlış yönlendirmelerde bulunuyor. Hakan ile aramızda kişisel bir sorun yok. Ne ben, ne de Hakan, Milli Takım’ın üzerinde yer alamayız. Suni gündem oluşturulup Milli Takım’ın yıpratılması ikimizi de rahatsız ettiği için bu toplantıyı düzenlemeye karar vermiştik. Birbirimize sevgi ve saygıyla bağlıyız. Hakan’ın Milli Takım’a neden alınmadığını daha önce açıklamış ve bunun sistemden kaynaklandığını anlatmıştım. Kamuoyundan duyarlı, medyadan tutarlı bir yaklaşım bekliyor ve bu konunun daha fazla uzatılmaması gerektiğini düşünüyorum.” “Türk Futbolunun Korkusuz Şövalyesi”nin bu sözlerini okuyunca, kahkahalarla gülüyorum!.. Görülüyor ki, hâl⠓gerçekleri söyleyecek” kadar cesaretin yok!.. “Kişisel sorunun yok” öyle mi? “Birbirinize sevgi ve saygıyla bağlısınız” öyle mi? Diyelim ki; “Hakan Şükür’ü Milli Takım’a sistem gereği çağırmıyorsun”, peki ama, ya “deprem ve tsunami felâketzedeleri için oynanan gösteri maçına neden çağırmadın?” “Kişisel sorunun olmadığı için mi?” “Ona sevgi ve saygıyla bağlı olduğun için mi?” Bak, elin oğlu, FIFA’sı ile UEFA’sı ile “İspanya’da oynanacak FIFA - UEFA Karmaları maçına çağırıyor”; dünyanın en ünlü futbolcuları ile beraber; sen ne yapıyorsun? Bak neler yapıyorsun: “Hakan Şükür olayı kapansın, Milli Takım’a zarar veriyor”; diyorsun ama kapatmayan kim; sensin!.. “Felaketzedeler için” oynanacak karmalar maçını bile Hakan Şükür’e “çok gören” kim; sensin!.. Yıllar yılı “Galatasaray’a, Milli Takım’a kaptanlık yapan” ve hâlâ Galatasaray’a kaptanlık yapmakta olan Hakan Şükür için, “Türk futbolunun kaptanına”, Turgay Şeren’e çıkıp da “Hakan Şükür ağabeylik yapamıyor, onun için Milli Takım’a almıyorum” diyen kim; sensin!.. Galatasaray’ın ve Milli Takım’ın “iki kaptanını” karşı karşıya getirmek ve hatta “Artık insanların bunu anlaması lâzım. Bülent’le Hakan’ı ayrı ayrı tartmaları gerekiyor ve bir karara varmaları şart. Konuyu tartışmayı onlara bırakıyorum” diyerek, adeta “Hakan Şükür konusunun bitmemesini”, tartışılmaya devam etmesini, hem de araya “Bülent Korkmaz’ın da eklenmesiyle devam etmesini” isteyen, bunun hem Milli Takım’ı, ama asıl “Galatasaray’ı yıpratacağını” düşünmeyen ve kim bilir belki de “Galatasaray’ı yıpratacağını düşündüğü için böyle yapan” kim; sensin!.. Bilmelisin ki, senin “Kapansın artık” demenle bu iş kapanmayacak; zira “işi kan davası hâline getirdin” ve bunu “Hakan Şükür’ü bir gösteri maçına bile davet etmeyerek gösterdin!..” Sakın ola ki “Milli Takım’ın başarısızlığı hâlinde, Hakan Şükür olayını bahane etme”; zira “Hakan Şükür olayını ortaya çıkaran, Demokles’in kılıcı gibi, Milli Takım’ın ve de kendinin üzerine asan ve kabuk bağlamışken kaşıyan ve yarayı açan” sensin!.. Bilesin ki, “bu kafayla, bu egoyla ve bu inatla gidersen”, Milli Takım’ı başarısızlığa mahkûm ve kendini de perişan edeceksin!.. Benden sana “ağabey” uyarısı: “Hatalı” sözü hafif kalır; yanlış, “hem de çok yanlış” bir yoldasın!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT