BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kyoto dünyanın ateşini alacak (Yeşil Dünya - Hazırlayan: Fatih Selek)

Kyoto dünyanın ateşini alacak (Yeşil Dünya - Hazırlayan: Fatih Selek)

Atmosferdeki sera gazı birikimlerini ve insanın iklim sistemi üzerindeki tehlikeli etkilerini önlemeyi hedefleyen 140 ülkenin imzaladığı Kyoto Sözleşmesi nihayet yürürlüğe girdi.



KÜRESEL ısınmaya ‘dur’ demek için 8 yıl önce imzalanan fakat, atmosfere salınan karbon oranının yüzde 55’ini üreten ülkelerin imza koyması şartı sebebiyle uygulamaya konulamayan Kyoto Sözleşmesi nihayet yürürlüge girdi. Japonya’nın eski imparatorluk başkenti Kyoto’da Nisan 1997’de imzalanan ve şimdiye kadar 140 ülke tarafından onaylanan Uluslararası Kyoto iklim sözleşmesi, taraf ülkelerin sera etkisine yol açan gazların havaya karışmasını engelleyecek ya da azaltacak tedbirler almasını içeriyor. Kyoto sözleşmesi, sanayi ülkelerini başta karbondioksit (CO2) olmak üzere dünyanın ısınmasına yol açan gazların emisyonunu sınırlandırmak zorunda bırakıyor. ABD imzalamadı Sözleşmenin, başta petrol olmak üzere fosil enerji kaynaklarının kullanımına kısıtlama getiren maddesi en fazla tartışılan konu oldu. Birleşmiş Milletler’e göre, atmosferdeki karbondioksitin yüzde 80’i, fosil enerji kaynaklarının ulaşım, ısınma ve sanayi alanlarında kullanılmasından kaynaklanıyor. Sözleşmede, sanayi ülkelerinin gaz emisyonunun 2012 yılına kadar 1990 yılına göre yüzde 5.2 azaltılması öngörülüyor. Bu amaçla her ülkeye kota konuyor. Gazların en çok havaya karışmasına sebep olan ülke ABD sözleşmeyi ‘masraflı’ bulduğu gerekçesiyle imzalamadı. Bu sebeple gaz emisyonundaki azalmanın ancak yüzde 2’lerde kalacağı tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl sonunda Arjantin’de yapılan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda, ABD’yi ikna çabalarından bir sonuç alınamamıştı. 140 ülkenin imzası var Protokole taraf ülkeler bugüne kadar başta karbondioksit olmak üzere atmosfere salınan sera gazı etkisine yol açan emisyonların salınım seviyesinin yüzde 55’in altında kalması sebebiyle Kyoto Protokolü’nü yürürlüğe sokamıyorlardı. Sera etkisine yol açan gaz salınımının yüzde 36.1’inden tek başına sorumlu olan ABD ile yüzde 2.1’inden sorumlu Avustralya protokolün önde gelen muhaliflerinden oldu. ABD Başkanı’nın 2001’de ‘gereksiz’ bulduğunu açıkladığı sözleşme unutulmaya yüz tuttu. Ta ki Rusya’nın geçtiğimiz yıl sonunda imza atacağını açıklamasına kadar. Rusya’nın teşebbüsü sözleşmeye yürürlük kazandırma imkanı doğurdu. Rusya’nın da protokole dahil olmasıyla birlikte sera etkisine yol açan gaz salınımında yüzde 61 düzeyindeki sorumlu ülke katılımına erişildi. Kyoto Protokolü’ne, bugüne kadar 39’u sanayileşmiş 140’dan fazla ülke imza koydu. Türkiye sonra değerlendirecek Bir tavsiye niteliği taşıyan ‘BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni imzalayan ülkeler arasında yer alan Türkiye, Kyoto Protokolü’ne taraf olmadı. Dolayısıyla herhangi bir indirim taahhüdünde de bulunmadı. Çevre ve Orman Bakanlığı, sera gazları konusunda ülkeler açısından bağlayıcılığı bulunan Kyoto Protokolü’ne Türkiye’nin taraf olup olmama durumunun, hazırlanan projeler sonucunda ortaya çıkacak yol haritasının ardından değerlendirileceğini bildirdi. Sözleşme neleri değiştirecek? Kyoto Sözleşmesi ile yapılacak tedbirler, son derece pahalı yatırımları da beraberinde getiriyor. Sözleşmeye imza atan ülkeler endüstriden motorlu taşıtlara, ısıtmadan nükleer enerjiye kadar birçok sektörde sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek. Protokolün uygulanmaya başlamasıyla en çok petrol ve kömür sektörü etkilenecek. Karbondioksit ve metan gazının yaklaşık dörtte üçü fosil yakıtların yanmasından, geri kalanı da arazi kullanımı değişikliği ve özellikle ormanların yok edilmesinden kaynaklanıyor. Kyoto Protokolü’nün uygulamaya konulmasıyla, fosil yakıtlarının kullanımının azaltılması, iklim değişikliğine etkisi çok daha az olan güneş ve jeotermal gibi enerji kaynaklarının kullanılması gündeme gelecek. Uzun dönemde planlananlar ise, sanayiden tarıma her alanda enerji tasarrufu sağlayacak teknolojilere destek verme, güneş, jeotermal, biyokütle, rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi olarak açıklanıyor. ABD dahil edilmeli BM uzmanlarına göre, yeryüzünde iklim değişikliği çok ciddi bir konu ve Kyoto sözleşmesi de yeterli değil. Araştırmalara göre dünya, 2100 yılına kadar 1.4 ila 5.8, 22. yüzyılda ise 10 dereceye kadar ısınacak. Bilim adamları, dünyanın felaketle karşı karşıya kalmaması için karbon gazı emisyonunun 2050’ye kadar yarıya indirilmesinin şart olduğunu düşünüyor. Avrupalılara göre, bu hedefe ulaşılabilmesi için yepyeni bir iklim anlaşması gerekiyor. Yeni anlaşma, ABD ve gaz emisyonu AB’ninkini geçen Çin gibi büyük ülkeleri de mutlaka içine almalı. Verilen kararlarda ise popülist olmamalı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT