BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baliç’e doyamadan

Baliç’e doyamadan

Fenerbahçe’nin Boşnak yıldızı Baliç’i doya doya, hele takım oyununu oturtmuş bir Fenerbahçe’de, mükemmel işleyen çarkın özel dişlisi olarak seyretme imkânı bulamadan elden kaçırıyoruz...



Fenerbahçe’nin Boşnak yıldızı Baliç’i doya doya, hele takım oyununu oturtmuş bir Fenerbahçe’de, mükemmel işleyen çarkın özel dişlisi olarak seyretme imkânı bulamadan elden kaçırıyoruz... Üzgün olmaktan öte kızgınım. Bu çapta yıldızları tutamayışımızın, içimi daraltan pek çok sebepleri var. Başta; yöneticilerin ufuksuzluğu, futbol medyasının aşağılık kompleksleri ve aklı katleden taraftarlık içgüdüleri... Yönetici şartlanmış zaten; “Baliç gibi oyuncular Real Madrid’e Juventus’a lâyıktır... Biz hiçbir zaman Real Madrid olamayız ki..” diyor... Bu yönetcinin takımı onlarla nasıl yarışacak, böyle yıldızları elinde nasıl tutacak? Futbol medyamız yırtınıp duruyor: “Aman neden Avrupa’da oynayan futbolcumuz yok...” Kompleksin salya-sümük akan şu türüne bir bakınız... Hakan Şükür bile bu kompleksi âdeta “üstad”lara has bir tespitle “yazıt”laştırabiliyor: “Avrupa takımlarında oynamaktan söz ediyorsunuz... Kardeşim burası Avrupa değil mi? Galatasaray Afrika takımı mı?” Futbol medyasındaki fanatik taraftar, gerçekte, tarihi rakibinin en büyük silahını kaybetmesini çok arzu etmekte ama o kıt zekâsıyla buna güya “futbolumuzu dışa açmak, Avrupa’nın büyük takımlarında oynayan yıldız ihraç etmek” süsü verdiğini zannetmektedir... Baliç’i de Fenerbahçeli olmayan futbol yazarları ve muhabirleri hemen göndermek istiyorlar ki, rakipleri en büyük silahını yitirsin... Buna bir Galatasaraylı olarak isyan ediyorum. Fenerbahçe’nin ve diğer büyük kulüplerin Real Madrid, Juventus, Barcelona olma hedefine yoğunlaşmamalarını hazmedemiyorum... Sen Avrupa’nın sıradan kulüpleri arasında kalmaya razı isen tabii ki Baliç’leri, Hakan’ları elinde tutamazsın. Peki ama buna neden razı olasın? Bin tane gerekçe de sayılsa kabul edemem. Baliç olayı takımlarımızın “Avrupa’da en büyükler” arasına girme dışında bir hedefle doyuma ermelerine yönelik isyanımı ve öfkemi tazeledi. Yıldız futbolcu, kendi ülkesinde bir yayın organına içini dökerken Türkiye’yi “meşin top yamyamlarının ülkesi” hâline getiren başlıca “sektör”ün “futbol medyası” olduğunu bir kere daha belgeledi. Bu futbolcu artık Türkiye’de top oynamaktan zevk alamayacak, gitmek isteyecek, gönderilmemesi ise hem kendisine, hem Fenerbahçe’ye zarar verecek... Çünkü Baliç bu yayının Türkiye’de yankı bulacağını biliyor ve ipleri koparmayı göze almış bulunuyor. Ancak bu çok zeki ve vefalı futbolcu “herşeye rağmen” saygılı olması gereken yerde asla ölçüyü kaçırmıyor, meselâ kendisini Fenerbahçe’ye getirebilmek için büyük fedekârlık yapan başkanına karşı örnek bir tavır sergileyerek “O isterse giderim” deme nezaketini sürdürüyor. Ama çocuğun “şevk”ini bitirdiler. Kalsa da yâr olmaz, tutmak da kâr olmaz.. Bu noktada diyorum ki, bari sezon açıldıktan sonra elden çıkarılsa.. Çünkü o takdirde Fenerbahçe daha fazla para alabilir. Bugün verilen 20-25 milyon dolara Baliç’i zaten her zaman babanızın oğluna satabilirsiniz. Ama sezon açıldıktan sonra, bakarsınız İtalya veya İspanya’da bir büyük takım üç-beş haftada hayâl kırıklığı yaşamaya başlar ve durumu kurtaracak, seyirciyi ateşleyecek bir yıldız arar. O zaman Baliç’i belki 40 milyon dolara bile satmak imkânı doğabilir. Hiç değilse bu acılı para birşeylere ilaç olur..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT