BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Geçmişten Günümüze TV -3-

Geçmişten Günümüze TV -3-

"Gene, 70’li yıllarda, televizyonu olmayan ailelerin içinde kavga eksik olmuyordu. Çocuklar, “TV alınsın!” diye tutturdular, anneler onları gizlice ve ustaca destekledi. Çoğu baba bu ısrar karşısında yenik düştü, elinde kalem kâğıt hesaba kitaba oturdu; taksitli satışlar imdada yetişti de, bir TV alınabildi.



"Gene, 70’li yıllarda, televizyonu olmayan ailelerin içinde kavga eksik olmuyordu. Çocuklar, “TV alınsın!” diye tutturdular, anneler onları gizlice ve ustaca destekledi. Çoğu baba bu ısrar karşısında yenik düştü, elinde kalem kâğıt hesaba kitaba oturdu; taksitli satışlar imdada yetişti de, bir TV alınabildi. Görgünün önemsendiği, aile terbiyesi almış sıfatının çok sık kullanıldığı o yıllarda, iyi aile olmanın şartı varlıklı olmak değil, görgülü olmaktı. Aileler mal varlıklarını sergilemeyi görgüsüzlük olarak kabul ederler, davranışlarıyla, nezâketleriyle asâletlerini ortaya koymaya çalışırlardı. Maddi durumları birbirlerinden farklı da olsa, benzer terbiye yapısına sahip aileler daha sık görüşür, yakın olurlardı. Tabii bu arada hemen her mahallede görgüsü kıt birkaç aile de bulunurdu. Fakir ama gururlu aileler meraktan çatlasalar da, TV almış olan ahbaplarına çağırılmadan gitmezlerken, hem fakir, hem de gurursuz aileler televizyonlu komşularını hayatlarından bezdirdiler. Bu durumda o yılların TV sahibi aileleri evde yok numarası bile yapmak zorunda kaldılar. Ancak yüzsüz insanlar, görgülü insanların hayatlarına kendi hayatlarıymış gibi kolayca girip çıkarlardı. Örneğin, dantel torbası kolunda ve çocukları yanında olan komşu “Zengin ve Yoksul”u seyretmek üzere gittiği televizyonlu evin kapısını uzun uzun çalardı. Ve daha sonraları TV, sosyal hayatı sarstığı kadar, aile hayatını da sarstı. Düzenli yayına başlamasıyla birlikte, bir anda birçok evin hayatında düzen bozuldu...” (Ayfer Tunç’un “Bir Mâniniz Yoksa Annemler Size Gelecek” adlı kitabından.) Sevgili okurlar, görgü, iletişim ve komşuluk ilişkilerindeki yozlaşmanın temelleri sakın ola o yıllarda atılmış olmasın?!... “Bir nîmetin külfetini hazmedememenin başlangıcını mı hazırlamıştık acaba hep birlikte o yıllarda?!... Geçmişimizin görgülü ortamlarında, birkaç görgüsüzün tahrikine kapılıp, günümüz TV yayın anlayışıyla, bilinçsiz bir TV izleme alışkanlığını da birleştirirsek, ta o yıllardan beridir yoksa bizler mi hazırladık ve yozlaştırdık akıbetimizi? Ne dersiniz?!...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT