BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Askere ve silaha güvenenlerin hâli!

Askere ve silaha güvenenlerin hâli!

İçlerinde Şemseddîn Sivasî hazretlerinin de bulunduğu Osmanlı ordusu, Eğri Kalesi önlerine ulaşmıştı. Kale kolay bir şekilde fethedilip, harab olan yerler tâmir edildi. Ancak... O da ne asker geri çekiliyordu!..



Evet, Eğri Kalesi fethedilmişti ancak asıl düşman askerlerinin, kale yakınlarında bir başka yerde olduğu öğrenilince, ordugâh, düşmanın karşısına nakledildi. Küffâr askerinin sayısı çoktu. Rivâyet edilir ki yedi yüz bin kişilik bir orduydu. İslâm ordusuyla küffâr ordusu karşılaştı. İslâm ordusunda bozgun ve firâr başgösterdi. Pâdişâh Üçüncü Mehmed Han, dua ediyordu. Pâdişâhın yanında Şeyhülislâm, kazaskerler, şeyhler ve bâzı vazifeliler hâricinde kimse kalmadı. Hazîne ve cephânelik düşman tarafından zaptedildi... “Fetih vaktidir Sultanım!” Bu firâr ve bozgun üzerine her şeyin bittiğini zanneden Pâdişâh, Şemseddîn Sivâsî hazretlerini çağırıp; “Söylediklerinizin tersi mi vâki oluyor” deyince, Şemseddîn Sivâsî; “Pâdişâhım kafirin hezîmete uğramasına yarım saat kalmıştır. Şu anda bir kuvvet sâhibi tasarruf için ortaya çıkmak üzeredir. Bu an fethin başlangıç ânıdır. Hâtırınızı hoş tutunuz” diye cevap verdi. Gerçekten de çok geçmeden, Şemseddîn Sivâsî hazretlerinin târif ettiği şekilde bir zât ortaya çıktı. Bunu gören Şeyh, hemen Pâdişâhın huzûruna çıkarak; “Fetih vaktidir” diye müjdeledi. Ortaya çıkan zât, dağılan ordunun önüne düşüp onları gayrete getirdi ve “Şehid olmak, dînini yüceltmek isteyen kimse yanıma gelsin!” buyurdu. Bu sırada yanına birkaç bin kişi toplanıp, birlikte hücûm ettiler. Düşman neye uğradığını şaşırdı. Durumu haber alan firârî askerler dönüp, tekrar saldırdılar. Nihâyet, kesin zafer elde edildi... Daha sonra o zâtın kim olduğu Şemseddîn Sivâsî’ye sorulunca, Hızır aleyhisselâm olduğunu haber verdi. Şemseddîn Sivâsî hazretleri, pâdişâhın huzûruna çıktı. “Bin can ile kabûl etti” Pâdişâh; “Buyurun ey gönlümün sultânı” dedi. Şemseddîn Sivâsî; “Vâdini yerine getiren, kuluna yardım eden ve kâfirleri hezîmete uğratan Allah’a hamd olsun. Pâdişâhım! “Ey îmân edenler! Düşmana karşı hazırlığınızı görün ve silâhlarınızı takınarak cihâda hazır olun; birlikler hâlinde savaşa çıkın, yâhut toptan seferber olun.” (Nisâ sûresi: 71) emredildiği üzere, savaş için gerekli hazırlıklar yapılmalı. Ancak, buna güvenmeyip Allahü teâlâya tevekkül ve îtimâd etmelidir. Eğer Allahü teâlâya güvenmeyip askere ve cephâneye güvenilir ise, hezîmet, yenilgi zuhûr eder! İşte düşmanın hâli ortada...” Bu nasîhatleri can kulağıyla dinleyen Üçüncü Mehmed Han şu cevâbı verdi: “Bin can ile kabûl ettim ve nasîhatinize fazlasıyla riâyet edeceğim.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT