BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Param var ne yapayım?

Param var ne yapayım?

Okuyucu sağ olsun, arayıp halin nicedir diye sormak hiç aklına gelmez ama “Biraz param var ne yapayım?” diye sormak için arayıp bulur beni. Kelin melhemi olsa kendi başına sürer fakat yine de okuyucuyu hoş tutmak lazım. Bugünlerde hepsine, ‘Uzun vadeli dolar cinsi Hazine tahvili alın’ diyorum.



Okuyucu sağ olsun, arayıp halin nicedir diye sormak hiç aklına gelmez ama “Biraz param var ne yapayım?” diye sormak için arayıp bulur beni. Kelin melhemi olsa kendi başına sürer fakat yine de okuyucuyu hoş tutmak lazım. Bugünlerde hepsine, ‘Uzun vadeli dolar cinsi Hazine tahvili alın’ diyorum. Riski sevenlere söylüyorum tabii bunu. Böyle bir tavsiyeyi yapmak için neyine güveniyorsun? diyebilirsiniz. Fikir verdiğim okuyucularım da soruyor zaten. ABD Merkez Bankası (FED) 2004’ün temmuz ayına kadar faizleri düşük tuttu. Öyle düşük tuttu ki, son 59 yılın en düşük seviyesiydi bu. Faizlerdeki bu düşüş ABD’li müteşebbislerin hepsini yatırıma yönlendirdi. Son 4-5 senede öyle yatırım yaptılar ki, her birisi gemi azıya alıp toynaklarıyla yeri tepen at gibi. Zaptedene aşk olsun! FED şimdi başka bir ekonomi politikası uyguluyor. Yüksek faiz, düşük kur... Bu politika ile ABD birçok kuş vuruyor da ben sadece 3’ünü sayıvereyim size. ABD’nin ihracat yapmasını kolaylaştırıyor bir kere. Ayrıca, ithalatı frenliyor. Hele AB’li sanayicinin ABD’ye ihracatını mümkün olduğu kadar baskı altına alıyor ki, onlar için ölümden beter bir uygulama bu. Bir de tabii ABD dışındaki ülkelerin ekonomisine bir virüs gibi girip hepsini tedirgin ediyor bu politika. İlanihaye bu böyle gidecek değil tabii. Dünyanın rezerv para olarak kullandığı dolar bir gün gelecek başını kaldıracak elbette. Ki, işte o gün herkes tasarrufunu dolara çevirmek için birbiriyle yarışa girecek. Bu 3 sene sonra mı olur, 5 sene sonra mı, yoksa daha erken mi bilemem. Fakat, öyle olacağı kesin. Herkesin dolara yöneldiği bir dünyada bu para biriminin prim yapması normal değil mi? İşte ben o gün için hazırlık yapın, diyorum tasarrufunu değerlendirmek isteyen okuyucularıma. Çünkü, o gün gelip çattığında dolar, Türkiye’de de yatırımcının kazanç kapısı olacak. Türk yatırımcısı doların YTL karşısında değerlenmesinden (devalüasyondan) dolayı kazanacak ve hem de satın aldığı tahvil faizinden. Bu arada yatırımcının dikkat etmesi gereken bazı hususlar var tabii. Düşük enflasyon ve sağlanan siyasi istikrar ortamında paradan para kazanmak eskisi gibi kolay değil. Bunu asla unutmayın. Ayrıca, hareketlerin daha profesyonel olması gerektiğini de hatırdan çıkarmamak lazım. Daha önceki yüksek reel faiz oranları yok çünkü. Fakat bir kere daha tekrar ediyorum; bunu yapacak olan yatırımcının uzun soluklu olması lazım. Aşağıdaki 1 ve 2’nci gruptan değil yani. 1) Maaştan başka birikimi olmayan yatırımcı. 2) Bir miktar tasarrufu olup onunla ileride ev, otomobil almayı düşünen yatırımcı. Bu gruba girenler haklı olarak hem alacağını ucuza alıp oradan kazanmak ve hem de alacağını alıncaya kadar elindeki parayı en iyi şekilde değerlendirmek ister. 3) Emeklilik ve çocukların eğitim harcamaları gibi orta ve uzun vadeli projesi olanlar. Yatırımcının öncelikle bu gruptan hangisine girdiğini bilip ona göre hareket etmesi lazım. Birinci gruptaysanız ve 3’üncü gruptaki gibi davranıyorsanız; yandınız! Tersi için de geçerli bu. Benden söylemesi. MI ACABA?!. Uzayda boyu uzayan Rus kozmonot Salijan Şaripov dönüş mekiğine sığmadığı için uzayda mahsur kalmış... Uzaya bir iki! *** ABD’li doktor Nicholas Perricone, 28 gün balık yiyenin 10 yaş genç görünebileceğini söylemiş... Gençlik bu kadar ucuz mu yahu? *** Esnafın aidat borcuna af geliyormuş... Esnaf bitti ama borcu baki! *** 500 bin dolar fidye ödeyen Sadıkoğlu serbest bırakılmış... Devleti değil, parası kurtardı adamı!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT