BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAVAT

KRAVAT

“Orta sınıf” bir erkek sanatçıydı. Yeşilçam’ın köhnemiş yıllarında, belden aşağı filmlerin kenarında köşesinde göründükten sonra, mutlak hakimiyetini ilan eden televizyonun, az izlenen dizilerine terfi etti. Birkaç dizide rol aldı.



“Orta sınıf” bir erkek sanatçıydı. Yeşilçam’ın köhnemiş yıllarında, belden aşağı filmlerin kenarında köşesinde göründükten sonra, mutlak hakimiyetini ilan eden televizyonun, az izlenen dizilerine terfi etti. Birkaç dizide rol aldı. Eh, sokakta üç beş kişi tanıyor, üç beş kuruş kazanıyor, yuvarlanıp gidiyordu. 2004 yılı onun için büyük bir şansı da beraberinde getirdi. Televizyon dizilerinin reyting sihirbazı yapımcısı, yeni ve büyük prodüksiyonlu bir dizi için kendisini de listeye almıştı. “Yılın dizisinde” oynayacaktı. *** Sinema ve dizi oyuncumuzun büyük bir tutkusu daha vardı; futbol ligi şampiyonluğunu Anadolu’ya taşımış olan kulübün “koyu” taraftarıydı. Ama takımı İstanbul’a geldiğinde bile tribün korkusundan dolayı stada gidemiyor, maçları televizyondan yayınlandığında, kalabalık bir ekiple mutlaka ekran başında oluyordu. Futbolcularına laf ettirmiyordu ama gol kaçıran, pas hatası yapanlara herkesten çok küfür ediyor, gol attıklarında ise sevinçten ortalığı yıkıyordu. *** Büyük kadrolu ve büyük beklentili dizinin Karadeniz’de çekilecek ilk bölümlerinin getirdiği fırsatla, o hafta ilk kez gönlünün takımını kendi stadında izlemeye karar verdi. Şehre indiklerinin ertesi günü maç vardı. *** Dizinin genç yönetmeninden iki saatliğine izin alıp, sora sora stadı buldu, parasını verip biletini aldı. Sıradan bir lig maçıydı ama yine de insanların maça yeterince ilgi göstermemesine şaşıyordu. Zaten bu stada misafir takımın seyircisi pek gelemiyordu. Ev sahibi seyirciler ise tribünlerin hemen hemen yarısını doldurabilmişti. Kendisini bir iki tanıyanı, bir iki uzaktan selamlayanı başını sallayarak cevaplayıp, kalitesiz, tozlu ve soğuk fiber koltuğa ilişti. Takımı sahaya çıktığında büyük bir heyecan duydu. İlk defa canlı olarak görüyordu. İsimlerle cisimleri birleştirmeye çalıştı bir süre... Bunlar ekranda daha heybetli görünüyor diye geçirdi kafasından... Banko favori olarak çıktıkları maçta puan kaybedilirse bunun kendi uğursuzluğu olacağını düşündü ve daha da hırslandı. Her taraf kendi taraftarı olduğu için çekinmeden bağırıyor, bekleneni yapamayan oyuncuya öfkeleniyor, goller kaçtıkça hop oturup hop kalkıyordu. Hoşuna gitti. Statta ve heyecanın tam ortasında olmak çok hoşuna gitti. Bundan sonra mümkün mertebe takımımın maçlarına gideceğim, diye karar verdi. O günkü rakipleri Doğu Anadolu takımı penaltı kazandığında bir daha maça gelmemeye yemin etti, penaltıyı kaçırdıklarında ise her maça gideceğini düşündü. Ve maçın bitmesine sekiz dakika kala, girdiği zahmetin, verdiği paranın, çektiği heyecanın ve yediği soğuğun semeresin aldı; takımının kazandığı frikiği, milli golcü mükemmel bir vuruşla ağlara yollamıştı. Hiç tanımadığı insanlarla sarmaş dolaş olmayı orada yaşadı. Maçı bu golle kazandılar. “Evet evet, her maça gideceğim!” diye sesli söyledi bu kez... *** Stadın dışına çıktığında, tribünlerden sokağa dökülmüş dokuz bine yakın insan curcunasından bir an önce uzaklaşmak için ara sokakta bir minibüse bindi. Minibüs hareket ettiğinde piranaların avına saldırması gibi, önce bir kafa vuruşu ile başlayan saldırı, her yönden gelen yumruk ve tekmelerle devam etti. Minibüsteki herkes ona vuruyordu! Hastanedeki uzun koma günlerinin sonrasında kendine geldiğinde iki şeyi öğrendi: Birincisi, o maç için Doğu Anadolu’dan sadece bir minibüs dolusu rakip seyirci gelmiş, sanatçımız da bula bula o minibüsü bulmuştu. Takımının renklerini taşıyan kravatı sebebiyle üzerine çullanmışlardı. İkincisi de artık kekeme olmuştu; değil bir dizide oynamak, hayatını sürdürmekte bile zorlanıyordu. Olaydan on bir ay sonra bugün bile (Şubat 2005) konuşamıyor. ---------------------------------- Cuma günleri yayınlanır
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT