BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başkan Bush’un Avrupa seferi!..

Başkan Bush’un Avrupa seferi!..

ABD Başkanlığının 2. dönemi müthiş süratli ve hareketli başladı. Zaten Başkan Bush’u babasından ve hatta bütün seleflerinden ayıran en belirgin vasfı da fevkalade aceleci olması idi.



ABD Başkanlığının 2. dönemi müthiş süratli ve hareketli başladı. Zaten Başkan Bush’u babasından ve hatta bütün seleflerinden ayıran en belirgin vasfı da fevkalade aceleci olması idi. ABD 2001 yılının 11 Eylülünde maruz kaldığı müthiş terör saldırısından sonra sabrını taşırmış herkesi terörist gibi görmeye başlamıştı. Bir ara Usame bin Ladin Araptır, El Kaide bir Müslüman terör örgütüdür diye neredeyse bütün dünyada bir İslam Korkusu “İslamofobi” oluşturulmak üzere idi. Bu yüzden komşu Irak’ta kitle imha silahları vardır yolundaki yanlış istihbarat üzerine, müttefiklerine danışmak gereğini duymadan Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak’a girdi. Dünyada yalnız kaldığını hissedince en münasip zamanda seçimleri düzenledi. Bugünkü şartlar altında Irak’ta yapılabilecek seçimlerin en az kötüsü yapıldı. Ortaya karpuz dilimleri gibi Irak’ın ve hatta tüm Orta Doğunun bölünmüşlüğü çıktı. Şimdi hep beraber oturup siyah çekirdekleri ayırmaya çalışıyorlar. İyi bir işe başlamak için en iyi zaman şimdidir!.. *** Bush’un bu sonuncu Avrupa gezintisi, yeni Dışişleri Bakanı C. Rice tarafından önceden ve inceden inceye hazırlanmıştı. Başkan Paris’e gitti. Chirac’ın gönlünü aldı. Brüksel’e geçti orada Blair, Schröder ve Avrupa Birliği yetkilileri ile hatta ayaküstü de olsa beş on dakikalık da olsa Başbakanımızla hoş-beş etti. Memnun olduk. Üzülmüştük zira!... Biz Türkler alıngan ve kırılgan insanlarız!.. Gerçek dostlarımız bunu bilirler ve öyle hareket ederler. İkinci dünya savaşından, Kore’den, NATO itifakından, ikili ilişkilerimizin özelliği dolayısı ile Amerika Birleşik Devletlerinden “vefa” alacağımız vardır!.. *** Irak macerasının kanlı sıcak kısmı bir hal ile sona ermiş ve ne kadar acaip de olsa seçimler bile yapılabilmiştir. Irak seçimlerinden sonuç ne olursa olsun, ABD rahatlamıştır. Başkan Bush, elinde çarşaf gibi kendine göre hazırladığı bir “Yeni Orta Doğu Haritası” ve şimdiki ekibi ile programının sonraki bölümüne geçmek üzeredir. Bu sefer “Danışma ve gönül Alma” ziyaretleri olduğu kadar destek arama amacına da yöneliktir. Paris’te, Brüksel’de, Almanya Başbakanı ve hatta ayak üstü de olsa beş on dakikaklık da olsa Başbakanımızla da görüşmüştür. Aradığı desteği tam bulabildi mi? Bilemem... Ama kimseler bilmese de tarihçiler, siyaset bilimciler ve strateji uzmanları pek iyi bilirler ki Türkiye Orta Doğu bölgesinin en sağlıklı biçimde görülebileceği Anadolu yaylası üzerinde radar hatta dürbün gerektirmeyen bir gözlem, bir nirengi noktasıdır!.. Türkler beşyüz yıl buralarını gül gibi yönetmiş, yetiştirmiştir. Bölgede deneyim sahibi en büyük bir ülke ve Millettir!.. *** Bölgede ABD ile yakın ve dürüst ilişkilerimizi çekemeyenler, araya fitne sokmak isteyenler çoktur. Ama biz dostluklarına saygı ve vefa gösteren bir milletiz. Aynı karşılığı da onlardan bekleriz!. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkiler özellikle ikinci dünya savaşı sırası ve sonrasında büyük bir ilerleme ve NATO içinde de olsa sağlam bir ittifaka varıncaya kadar gelişmiştir. Her iki ülke şimdiye kadar birbirlerinde en güçlü ve seçkin diplomatlar tarafından temsil edilmeye özen göstermişlerdir. Ben şahsen bu geleneğin sürdürülmesinde büyük faydalar görürüm. *** Amerika’da Başkanlar prensip itibarı ile 4 yıl için seçilirler. Bununla beraber başkanlık edip ikinci bir dört yıllık dönem için adaylıklarını koyanlar arasında kaybetmiş olanlara pek rastlanmaz. Geçen yılın Kasım ayında yapılan seçimlerde Bush beklentilerin ve sondajların tam aksine birincisi ile kıyaslanamayacak kadar bir üstünlük göstermiş, üstüne üstlük Kongre seçimlerinde dahi ekseriyeti sağlayabilmiştir. Bu durum Başkan G. W. Bush’a hem iç hem dış politikada belki de hiç beklemediği kadar bir rahatlık sağlamıştır. Suriye ve İran dahil olmak üzere tasarladığı Orta Doğu düzenine bu rahatlıkla devam etmek kararında görünüyor. Tabii bu biraz da Avrupa turnesinden ve Rusya Federasyonu Başkanı ile yaptığı görüşmelerin rengine revişine göre daha belirgin hale gelecektir. Öyle de olsa böyle de olsa Amerika Birleşik Devletleri şimdiden tahmin edilemeyecek bir süre için Güney sınırlarımızda bize bir hal ile komşuluk edecektir...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT