BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kapkaççı CMUK’a sığınıyor

Kapkaççı CMUK’a sığınıyor

“İstanbul’da yüzün üzerinde kapkaç olayı ile ilgili organize suç şebekesi ele geçirdik. Hepsi de 18 yaşın altındaki çocuklar. Niye? Çünkü onların, CMUK gereği verilecek cezalarla ilgili ayrıcalıkları var. Ve bunları aileleri getiriyor; suç işlesinler diye...”



“Üzülerek söylüyorum yeni kanunî düzenlemeler, şimdi organize suç örgütlerinin bir anlamda avantajına dönüştü. Bunlar her zaman CMUK’un boşluklarından faydalanabiliyorlar. Suç failinin haklarını gözetirken, polisin hakları da unutulmamalı.” İstanbul Valisi Muammer Güler, organize suç örgütlerinin kapkaç için çocukları kullandığını ve bu çocukların CMUK’a sığınarak serbest kaldığını söyledi. TGRT HABER Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu canlı program “Baş Başa”nın bu haftaki konuğu İstanbul Valisi Muammer Güler oldu. Mehmet Soysal, eski suç oranlarıyla kıyaslandığında şehirdeki suç oranının giderek yükseldiğini belirterek, İstanbul Valisi Güler’e “kapkaç olayını nasıl çözeceksiniz?” diye sordu. İstanbul Valisi Güler’in cevabı, “İstanbul’u hep beraber yöneteceğiz” oldu. 75 milyon polisimiz var mı? Almanya’da bu konuda bir araştırma yaptığını, “Burada kaç tane polis var” diye sorduğunu ve “70 milyon polis var” cevabı aldığını kaydeden Vali Güler, “Türkiye’de de 75 milyon polis var diyebilir miyiz? 2000 nüfus sayımında İstanbul’un nüfusu 10 milyon 500 kişi çıktı. 2005’te ise istatistiklere göre 14 milyon. İstanbul’u sorgulayan 14 milyon göz olduğunda, o zaman İstanbul istenilen noktaya gelir” diye konuştu. Suçun sebebi yozlaşma Göç, çarpık yapılaşma, gelir adaletsizliği, eğitim seviyesi, milli, manevi, ahlaki ve kültürel değerlerdeki yozlaşmanın suç oranlarını yükselttiğini ifade eden Vali Güler, ayrıca suça seyirci kalmanın da başka bir etken olduğunu vurguladı. Vali Güler, şunları söyledi: “Teknolojik gelişmeler, cezaların caydırıcılığı, infaz sisteminin ıslah edici olmaması, birtakım suçların organize boyutta yer alması da suçun artmasındaki asıl sebeplerdir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son raporuna göre, kapkaç suçlarının yüzde 70 oranında organize suç örgütlerince yapıldığı ifade ediliyor. Ben İstanbul’da bunun yüzde 90’lardan aşağıda olmadığını iddia ediyorum. Evden hırsızlık, taşıt hırsızlığı, yankesicilik, gasp, kapkaç gibi dikkat çeken olayları birbirinden ayırmamız gerekiyor. Kapkaç olaylarında 2002 ve 2003 yıllarına nazaran 2004’te çok önemli başarı elde ettik. Kapkaç’ta yüzde 31’lik düşüş sağladık. Ama diğer taraftan bakıyorsunuz gaspta ve yankesicilikte belli bir oranda artma başlıyor. Evden hırsızlıklarda yüzde 8’lik bir artma var. Ama İstanbul’u yazarken Türkiye’yi bundan ayrı tutmayalım. Türkiye’de genel olarak suçlarda yüzde 10’luk hatta bazı yerlerde yüzde 15’lik bir genel artıştan söz ediliyor. İstanbul’u bundan ayrı tutamazsınız.” 100 şebeke ele geçirildi Kapkaç olaylarının organize suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Vali Güler, İstanbul’daki güvenlik güçlerinin de suç örgütleriyle bu paralelde mücadele ettiğini vurguladı. Vali Güler, şöyle devam etti: “İstanbul’da 100’ün üzerinde kapkaçla ilgili organize suç şebekesi ele geçirildi. Bunlar daha ziyade 18 yaş altı çocukları kullanıyor. Çünkü onların CMUK uyarınca, verilecek cezalarla ilgili ayrıcalıkları var. Ve bunları belli bölgelerden buraya, bu maksatla getiriyorlar. Ailelerinin yönlendirdiği çocuklar da var. Suçlu çocuk yoktur, suça itilen çocuk vardır. Üzülerek söylüyorum yeni yapılan düzenlemeler, kişi hak ve özgürlükleri lehinde yapılan kimi düzenlemeler ki, bunlar gerçekten lazımdır. Avrupa Birliği sürecinde çok önemli gelişmelerdir. Bu olmazsa olmazdır. Ama bu kanuna karşı gelmek için çaba gösterenlerin ve organize suç örgütlerinin bir manada avantajına dönüştüğünü görüyorsunuz. Uzun vadede bu böyle olmayacaktır. Ama bunlar her zaman kanunların boşluklarından faydalanabiliyorlar.” Kapkaçı tedavi edelim Organize suç örgütlerinin cürümlerin büyük çoğunluğunu çocuklara işlettirerek, tutuklama ve sorgulama manasında avantajlardan faydalandığına dikkat çeken Muammer Güler, sadece Çocuk Mahkemelerinde değil, her alanda iyileştirilmeye gidilmesi gerektiğini ifade etti. Güler şunları söyledi: “Rehabilitasyon Merkezi, Islah Evleri konusunda belli bir noktaya gelemedik. Suçlu çocukları Çocuk Yetiştirme Yurdu’na göndermek tam tersine oradaki yapıyı da dejenere etmek manasına geliyor. Onların hepsini özel yerlerde tedbir altına almak lazım. Ve topluma kazandırılıncaya kadar da rehabilitasyon ve mesleki beceri edindirmek ve çıktığı zaman da istihdam imkanlarına varan bir dizi tedbirler uygulamak zorundayız. Suç ve suçluluk sosyal bir olgudur. Bir alkol bağımlısını hasta gibi görüp, tedavi edilmesinden başka bir yol olmadığını kabullendiğimiz gibi, kapkaçı da bir şehir suçu olarak görüp, tedavi etmeliyiz.” Polisi güçlü kılmalıyız Dünyada büyük şehirlerin hepsinde kapkaç gibi suçlar işlendiğini belirten Vali Güler, suç oranlarının düşük tutulması ve suç ile suçluyla mücadelede polisin güçlü konuma getirilmesinin önemine dikkat çekti. İstanbul Valisi Güler, “Kişi hak ve özgürlükleri geliştikçe birleşik kaplar misali suçla mücadele zorlaşır. Bu yalnız Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde böyledir. Kişi hak ve özgürlükleri gelişsin, ancak kamu yararını gözeteceksiniz. Suç faillerinin kişisel haklarını dikkate alırken, mağdurların kişisel hakkını, hukukunu unutmayacaksınız. Onu da dengede tutacaksınız. Ve suçun işlendikten sonraki aşaması Adliyeyi ilgilendirir. Adliyeyi ilgilendiren boyutta yaptığınız düzenlemeyi suçla mücadele boyutunda da yapmak zorundasınız. Bu etkin bir polis gerektirir. Polis nasıl etkin hale getirilir. Polis ya sayıca artırılır ya da teknik donanımı artırılır” şeklinde konuştu. İstanbul gözetlenecek 1.5 yıldır hassasiyetle üzerinde durdukları teknolojinin yürürlüğe girdiğini dile getiren Güler, bu yatırımı şöyle anlattı: “23 trilyonluk bir yatırım yaptık, 2 trilyon daha yapılacak. Vatan Caddesi’ndeki karargahımız 10 Nisan’da faaliyete geçecek, ilk bölümünü devreye sokacağız. Şehrin tamamını bir merkezden görebilecek ekiplerin nerede olduğunu haritada hareket halindeyken bile izleyebilecek bir sistem kuruluyor. Bunların çoğu da bilgisayarlarla donatılmış bir yapı. İstediği zaman bilgisayarına bakan polis, her bilgiyi alabilecek. Artı belli yerlerde 450’ye yakın kameranın konulacağı yerlerle ilgili çalışmalar var.” Muhtarlara da görev İstanbul’da yaşayan vatandaşların ikamet ve kişisel bilgilerine ulaşabilmek için muhtarlık otomasyon ağından faydalanacaklarını belirten Vali Güler, bu sistemle ilgili olarak da şunları anlattı: “Herkes bütün bilgileriyle izlenebileceği, muhtarlıklarla entegre edilmiş elektronik ortamda verilebildiği merkezi denetime tabii tutulan bir yapı. Bu hiçbir zaman özel hayatın gizliliğine yönelik bir ihlal değil. İstanbul hamiline yazılmış bir şehirden, nama yazılı bir şehre dönüşüyor olacak. Nerede kimin yaşadığını elbette bileceğiz. Bu sistem Avrupa’nın birçok yerinde, ABD’de parça parça uygulanıyor. Araç çalmak bitecek Biz son teknolojiyi getirip, uyguluyoruz. Olaya en yakın ekip, laptop’undan olay yerini öğrenip müdahale edebilecek. Çabuk müdahale edilirse, suçlulara, suç delillerine o kadar çabuk ulaşacak. Suçlu ne kadar çabuk yakalanacağını anladığında da suçu yapmaktan cayar. Caymayana da verilen ceza onu ıslah etme gücünde olur. Mesela, aracınıza takacağınız bir aparat, araç çalındığında sizin vereceğiniz ihbarla, aldığımız sinyaller doğrultusunda çalıntı aracın bulunmasını sağlayacak.” *Son bir yılda İstanbul’da 32 bin 419 hırsızlık olayı meydana geldi. *Kapkaç olaylarının yüzde 70’i, birden fazla kişi tarafından, organize olarak gerçekleştiriliyor. *Kapkaççılar öncelikle kadınları hedef seçiyor. *Kapkaç mağdurları içinde kadınların oranı yüzde 77. *Gözaltına alınanların yüzde 72’si sabıkalı. *Yakalananlar, delil yetersizliği ve Avrupa Birliği uyum kanunları sebebiyle kısa sürede serbest kalıyor. Her yere polis dikemeyiz İstanbul’da polis sayısının eksik olduğunu belirten Vali Güler, “İstanbul’un her yerine polis, polis aracı dikemeyiz. Bu ifade biraz ters gibi anlaşılabilir ama İstanbul’da her yere, her sokağa, her iş yerine polis koyamazsınız. Bu mümkün olmadığı gibi bu şekilde alınan tedbir de gereksiz. Her yeri polisle, jandarmayla koruma gibi bir güvenlik anlayışı olur mu? 27 bin polisimiz var fakat 3 vardiya olarak düşüneceksiniz. Karargahta çalışanı, diğer işlerde çalışanı” diye konuştu. Yalnızca İstanbul’da bir spor müsabakasında 5 bin polisin görevlendirildiğini anlatan Vali Güler, “5 bin polisi verdiğim zaman birçok yerde güvenliği zaafa uğratmış oluyorum. Polis suçun caydırıcılığı açısından sokakta olmalı. Bir de üniversite mezunlarının belli bir süre eğitildikten sonra polislik mesleğine alınması çok iyi ve doğru bir sistem. İstanbul’da 1000’e yakın polis üniversite mezunu. Sayıyı mutlaka artırmalıyız ve artırırken de eğitimli personele önem vermeliyiz. Özellikle bilgisayar eğitimine özel bir önem vermeliyiz” şeklinde konuştu. 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu’na göre, yakın bir gelecekte özel güvenlik birimlerinin hayatımıza daha çok girmesi gerektiğini söyleyen Vali Güler, “Şirketlerin, sitelerin ve büyük kuruluşların mutlaka yararlanması lazım” dedi. Mobil karakollar Vatandaşın problemlerini daha kısa zamanda çözebilmek için uğraştıklarını da söyleyen İstanbul Valisi Muammer Güler, “Mobil karakol örneği var. Vatandaş hiç karakola gelmeden bulunduğu yerden işlemini görebilecek 150 aracımız var. Bagajında suçla ilgili bütün delilleri toplayabilecek, ifadeleri alabilecek bir yapı var. Vatandaşlar karakol karakol dolaşmadan işini halledebilecek. Eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik boyutu bizde. Ama her şeyin başı emniyettir; asayiştir, huzur ve güvendir. O olmadan hiçbir şey yapılması mümkün değildir. Kapkaçı da biz bu ölçüde değerlendiriyoruz. Daha aşağılara çekmek, organize suç örgütlerinin üzerine daha çok gitmek, çocuk suçlarını azaltmak istiyoruz ve bunu başaracağız da” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT