BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Romatizmayı fıtık sanmayın

Romatizmayı fıtık sanmayın

Romatizmanın birçok çeşidinin bulunduğunu söyleyen Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı Doç. Dr. İzzet Fresko, bel ağrısı ve tutulmasıyla gelişen romatizmanın çoğu zaman bel fıtığı ile karıştırıldığını ve gereksiz ameliyatların yapıldığını açıkladı.



> Sevdican Güneş İSTANBUL - Romatizma genelde yaşlılık döneminin bir hastalığı olarak kabul ediliyor. Oysa uzmanlar çocuklardan gençlere kadar çok geniş bir kitlesi olan hastalığın ömür boyu tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor. Romatizmanın 40-50 yaşlarından sonra belli bölgelerde şişlik ve sızılarla değil; deri döküntüsü, görme bozukluğu, ishal gibi belirtilere bile yol açabildiğine dikkat çeken Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı Doç. Dr. İzzet Fresko, son aylarda iltihaplı bel romatizmasının 30-35’li yaşlardaki genç erkeklerde görünümünün arttığını kaydetti. Sabah kalkarken yaşanan bel tutulması, hareket ile azalsa bile topuk ağrısı, bazen gözde kızarıklık ve bulanık görme, sedef hastalığı gibi bir takım deri bulguları, uzun süreli ishal, bazen ellerde ve ayaklarda şişlik şikayetleri gibi şikayetleri çoğu zaman hekimler bel fıtığı ile karıştırıyor. Düzenli tedavi şart Bu nedenle birçok gereksiz fıtık ameliyatının yapıldığını dile getiren Doç. Dr. İzzet Fresko, kişilerin gereksiz operasyonlardan korunması için mutlaka romatoloğa başvurmalarını önerdi. Sabah tutulma ile başlayan bel ağrısının hareketle azalmasına karşılık hayat boyu sürecek bir tablo olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Fresko, romatizmanın belli dönemlerde ataklarının mutlaka olduğunu ve bunun için doktorun önerdiği ilaçların hiçbir zaman bırakılmamasını tavsiye etti. Çocuklarda görülen romatizma çeşitlerinden Akdeniz ateşinin ise erişkinlerde de görülebildiğini kaydeden Doç. Dr. Fresko, “Nöbetler halinde gelen ve ateşle seyreden karın ağrıları en belirgin şikayettir. Bu ağrı çoğu zaman 48 saat sürer ve çoğu zaman gereksiz yere apandist ameliyatı bile yapılabiliyor” şeklinde konuştu. İyi bir romatoloğun teşhiste geç kalmayacağını belirten Doç. Dr. Fresko, “Eğer kişiler bu belirtileri ciddiye almayıp tedaviye geç kalınırsa çocuklarda ciddi böbrek hastalıkları gözlenir” uyarısında bulundu. Behçet’e dikkat! Tekrarlayan ağız içi yaraları (aft), genital bölgede yaralar, görme kaybı, vücutta bol sivilcelenme, zaman zaman ayak bileği ve dizde şişlik belirtileriyle kendini gösteren behçet hastalığının da önemine değinen Doç. Dr. Fresko, geç kalındığında kişilerin kalıcı görme kaybı ya da ölümcül olabilen kan tükürmeyle kendini belli eden damar iltihaplarına neden olabildiğini açıkladı. Behçet’in tedavisinin bulguya göre değiştiğini söyleyen Doç. Dr. Fresko, “Bazı hastalarda beyin tutulumu görülebilir. Tedavide kortizon veya iltihap giderici ilaçlar kullanılır ve 3 ayda bir kontrol şarttır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT