BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bu kızın da yaşı geçiyor artık!..”

“Bu kızın da yaşı geçiyor artık!..”

Tevfik efendi bağdaş kurdu. Önüne konan tabaktan bir kaşık aldı. Sessizce hep birlikte yemeğe başladılar. Çorbasını bitirdikten sonra Tevfik sigarasını yakıp arkasına dayandı. Elmas önüne bakarak tepsiyi toparlamaya başladı...



Gülümsedi genç kız Ahmet’in sözleri üzerine. Gözlerinin içine baktı genç adamın: - Ben de senin gibiyim Ahmet... Ben de sabırsızlanıyorum ama biliyorsun... Korkuyorum. Ya vermezlerse beni sana? Ahmet başını kaldırıp kara bulutlarla kaplı gökyüzüne bakarak dişlerinin arasından fısıldadı: - Kaçarız be Elmas... O zaman kaçar gideriz... *** Tevfik efendi paltosunun yakasını kaldırmış, ağır adımlarla ilerliyordu. Hava kararmıştı. Islanmış ayakkabıları suyu içeri almış, ayak parmakları soğuktan kasılmıştı. Sokağın en sonundaki gecekondunun demir kapısına olanca gücüyle vurdu. Çok geçmeden içeriden duyulan tıkırtılardan evdekilerin telaşla kapıyı açmak için geldikleri anlaşılıyordu. Tevfik orta boylu, tıknaz yapılı, sert bakışlı bir adamdı. Katı mizacı ile otoriter bir hayat tarzına sahipti. Evde sadece onu sözü geçerdi. Karısı Şefika hanım yirmi beş senelik eşiydi ve bütün bu süre boyunca kocasının sertlikleri altında ezilmiş, içine kapanmıştı. Tevfik kapıyı açan karısına sert bir bakış fırlattı: - Kız nerede? - İçeride Tevfik efendi. Sofrayı hazırlıyor. Başka bir şey söylemeden girdi içeriye. Ayakkabılarını çıkartıp paltosunu astı: - Ayaklarım dondu. Sırılsıklam oldu çoraplarım. - Hemen değiştir bey... Sana yün çorap vereyim. Tevfik içeri girdi. Soba gürül gürül yanıyordu. Ellerini uzattı sobaya doğru: - Bu gece kar yağacak gibi. Öyle bir soğuk çıktı. Elmas elinde tepsiyle odaya girmişti: - Hoş geldin baba. - Hoş bulduk. Hazır mı yemek? Sıcak bir çorba verin... Şefika hanım telaşla koşturdu. Kızının elinden tepsiyi alıp aceleyle yerleştirdi. - Buyur bey. Hazır yemek. Tevfik efendi bağdaş kurdu. Önüne konan tabaktan bir kaşık aldı. Sessizce hep birlikte yemeğe başladılar. Çorbasını bitirdikten sonra Tevfik sigarasını yakıp arkasına dayandı. Elmas önüne bakarak tepsiyi toparlamaya başladı. Şefika hanım da kocasının yanına oturmuş, örgüsünü almıştı eline. Elmas odadan çıkınca Tevfik bey homurdandı: - Bu kızın da yaşı gelip geçiyor artık. Yakında konuşmaya başlayacak el âlem. - Kısmet Tevfik efendi. Kısmeti çıkınca o da gidip yuvasını kuracaktır. - Bugüne kadar çıkan kısmetlerini tepti. Ona düşüncesini sorduk. Ben istemedim sormayı ama hep sen sebep oldun. Sen kıza danışalım diye tutturdun. Ona danıştık gördük ne olduğunu. Şefika hanım cevap vermedi bu sözlere. Tevfik sigarasından derin bir nefes çekti ve devam etti: - Bundan sonra kimseye söz hakkı yok. Beni bildiğim şeylerden kendi prensiplerimden farklı davranmaya zorladın sen. Haydi dedim dinleyeyim şunun sözünü. Bak kaç yaşına geldi, yirmisini bitiriyor neredeyse. Hâlâ baş göz edemedik. Bu sırada Elmas odaya girmişti. Babasının homurdanışlarını kapının dışından duymuştu. Yüreği çırpınıyordu. Bütün kısmetlerini Ahmet’e duyduğu sevgi yüzünden tepmişti. Sessizce sedirin bir ucuna oturup dantelini aldı eline. Tevfik yan gözle baktı kızına. - Bir çay demle bakalım. Hemen fırladı genç kız. Babasının gerginliğinden aşırı derecede tedirgin olmuştu. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT