BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mesele-Bank

Mesele-Bank

Bu ülkenin en büyük bankası hangisi? diye sorsalar mutlaka birini söyleriz. Mevduatı, gökdeleni, şube sayısı, iştirakleri, reklamları, ışıklı panoları, binlerce personeli bankanın büyüklüğünün göstergesi sayılır.



Bu ülkenin en büyük bankası hangisi? diye sorsalar mutlaka birini söyleriz. Mevduatı, gökdeleni, şube sayısı, iştirakleri, reklamları, ışıklı panoları, binlerce personeli bankanın büyüklüğünün göstergesi sayılır. Lakin bu ülkede bin yıllık bir banka var ki bunun adını dünyada hiç kimse bilmez. Adı, Mesele-Bank! Meselelerini ‘Sanat’ haline getiren ve ‘Kavga’ya dönüştüren milletlerin en büyük iki bankası da sürekli rekabet halindedir. Sanat haline getirenler kârlı iken kavgaya dönüştürenler zararlı. Kavgaya dönüştürmekte de üstümüze yoktur. Bu yüzden on altı medeniyet batırmadık mı? Bugün sadece Cumhurbaşkanlığı forsundaki yıldızlar kaldı elimizde. *** Yazıyorum, bizim en büyük bankamız Mesele-Bank! Bu bankanın tabelası, reklamı, mevduatı yok ama binlerce çalışanı ve binlerce şubesi var. Hep alacaklı konumda, bu banka. Kendini asla borçlu da hissetmez. Kavgaya dönüştürdüğümüz her meseleyi bir senet gibi bu bankanın gizli kasalarında bin yıldan beri muhafaza eden ve karşılığını asla ödemeyen tek kurum bürokrasidir. Millet bu senetlerin faizini bin yıldır ödemekte. Mesele-Bank’ın gizli çelik kasalarında saklanan senetler bin yıllık, iki yüz yıllık ve elli yıllık. Borçlu olan ve senetlerini ödeyemeyen kurumların adı nedir ? Eğitim, sağlık, trafik, sanayi, tarım, işsizlik, adalet, kişi hak ve hukuku, güvenlik ve demokrasidir. Hepsinin görev zararları millete kesilmiş borçları milletin bordrosuna yazılmış ve doğmamış çocuklar adına dahi senetler düzenlenmiş Mesele-Bank’ın gizli kasasına gönderilmiş... Kurtların vadisine düşmüş bir kuzu millet, çevir Allah çevir misali o günden bugüne bu millet ve borç sürekli çevrilip durmakta. *** Kim çıksa ve desteğini de milletten alarak da gelse ve sahipsiz kalan bu meseleleri ve bu bankadaki senetleri ödemeye kalkışsa, karşısında bin yıllık hastalıklı koroyu bulur. Hep bir ağızdan: -Değiştiremezsiniz, değiştirtmeyiz, özelleştiremezsiniz, özelleştirmeyiz, şarkısını söylemeye başlar. Mesele-Bank kârlı gözükse de artık zararda. İflasını isteyebilir pek yakında. Kim kârlı peki ? Belli değil daha... Çaresi, Mesele-Bank’ı özelleştirmek gerek. Yani, halka açılmaktan geçer, uzaklaştırmaktan değil. Meselelere halkı ortak etmek çözümün son adresidir. Demokrasinin de vazgeçilmezidir. Ne hikmetse, bu ülkede çok şey batsa veya batırılsa bile Mesele-Bank sürekli yükselmekte. Bir gün avuçlarınızda ne çözülecek mesele ne de sessiz çoğunluk mesele-zedeler kalır. *** Medeniyetler arası çatışma çıkar mı çıkmaz mı o ayrı bir konu ama bu ülkede medeniyetlere savaş aça aça on altısını kaybetmiş bir millet olarak en sonunda dünya icra dairesinde soluğu alacağız. Bu dairenin bir başka adı, medeniyetlerin bekleme odasıdır. Meselelerimizi artık kavgaya değil sanata dönüştürerek dünya medeniyetleri ile bir yarışa girme zamanı geldi ve geçiyor bile. Medeniyetimize karşı açtığımız savaşı bir yana bırakıp onu yükseltmenin mücadelesinde olmamız gerek değil mi? Yoksa bu kör dövüşü ile elimizde kalan son medeniyet de gidecek! Bu yüzden diyoruz ki, Mesele-Bank; ya batacak ya da özelleşecek!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT