BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsanlar Israil’den kaçıyor

İnsanlar Israil’den kaçıyor

TGRT Haber TV’de “Çerçeve’den Yansımalar”a açıklamalarda bulunan Ortaylı, “Savaş yüzünden İsrail halkı bile ülkesini terk ediyor. İsrail neslini sürdürmek istiyorsa barışı hedeflemeli” dedi.



> Süleyman Demir ANKARA - Ünlü Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, TGRT HABER TV’de gazetemiz Genel Yayın Müdürü Fuat Bol’un hazırlayıp sunduğu ve yazarlarımızdan İsmail Kapan’ın sorularıyla katıldığı “Çerçeveden Yansımalar” programında Orta Doğu’nun bugün bulunduğu durumu tarihi bir gözle değerlendirdi. Irak’taki gelişmelerin hangi noktaya kadar gideceğini kimsenin bilemediğini belirten Prof. Dr. Ortaylı, “Müdahalede istenilen sonuç alınamadı” dedi. Irak’ta izlenen politikaların, yaşanan olaylara gebe olduğunu kaydeden Ortaylı, “Karmaşa, çatışma ve kaos ortamından dolayı ABD bölgeyi terk etmek istiyor. ABD çekilmek isteyecek ama, geride dingin bir devlet kalacak mı? Bu tam bir çıkmazdır. Şimdilik Irak’ın birliği, temenniden ibaret, geleceği ise belli değil.” diye konuştu. Ortaylı, Irak’ta yapılan seçimlerin de istikrar getirmediğini söyledi. Gruplaşmayla iş yapılmaz ABD’nin bölgedeki aşiret gruplarıyla ortak çalışmaya kalkışmasının da sonuç açısından verimli olmayacağını kaydeden İlber Ortaylı, “Şu ana kadar aralarında daha bir şehir bile yönetememişleri, enstrüman olarak kullanır da bir şeyler yaptırmaya kalkışırsanız başarılı olamazsınız. Sayı ve nitelik olarak yetersiz bir grupla hiçbir şey yapılamaz. Onlara da kötülük etmiş olursunuz. Dengeler burada kolay kurulur ama birden bire ve kendine göre kurarsanız bu iş yürümez. Rengarenk yerler, barut fıçısı olur” dedi. Tarihi doku bilinmeli Değerlendirmelerini tarihi bilgiler ışığında yapan Ortaylı, Orta Doğu ülkelerinin dokusu anlaşılmadan doğru sonuca varılamayacağını kaydetti. Ortaylı, “Bu memleketlerde hiçbir ideoloji, siyasi plan ve proje bekleneni getirmedi. Çünkü, bu memleketler üretmeyen memleketlerdir. İşsizlik ve bilgisizlik var. Petrolün dışında üretim alanı çok düşük. Diğer gelir kalemleri, toplam gelirin ancak yüzde 10’unu oluşturur. Kalifikasyon açığı vardır. İnsanlar usta üretici değildir. Kaldı ki, petrol alanında çalışan kalifiye personel de Batı’dan gelmiştir” şeklinde konuştu. Bir buçuk devlet Benzer kısırlığın devletlerin bel kemiğini oluşturan bürokraside de gözlendiğini sözlerine ekleyen İlber Ortaylı, bu ülkelerde Dışişleri Bakanlığı olmasına rağmen, ülkeler arasındaki ilişkileri yürütecek kalifiye memurun azlığını dile getirdi. Aynı tespitin yıllar önce Suudi Kralı Faysal tarafından “İslam dünyasında bir buçuk devlet var. Biri Türkiye, yarımı da İran’dır” sözleriyle yapıldığını hatırlatan İlber Ortaylı, “Bir kere bu ülkelerde bürokratik nizam yok” diye konuştu. Savaş durmalı İsrail-Filistin meselesine temas eden Prof. Dr. Ortaylı, İsrail’in bölgenin en kalifiye nüfusuna sahip olduğunu, fakat onların da kendi içlerinde çatışmaların baş gösterdiğini ve bu sebeple de İzak Rabin’in öldürüldüğünü ileri sürdü. İlber Hoca, savaş yorgunu nüfusun İsrail’den rahat bir hayat kaygısıyla Batı ülkelerine göç ettiğini kaydetti. Özellikle kırsal kesimde işsizliğin ve çok çocuklu ailelerin İsrail için problem olmaya başladığını ifade eden İlber Hoca, buna paralel olarak, artık tipik bir Orta Doğu insanı gibi akraba kayırıcılığın baş gösterdiğini sözlerine ekledi. Ortaylı, “İsrail, kurucu neslin enerjisini sürdürmek istiyorsa, bu savaşı durdurmak zorunda. Barışın temin edilmesi lazım. Başka alternatif yok” değerlendirmesini yaptı. “Ermenistan’la halletmeliyiz” Ermeni meselesine de temas eden İlber Ortaylı, bunu Fransız Ermeni Diasporasıyla tartışmanın yanlışlığını dile getirdi. Ortaylı, “Ermeni meselesi Fransa ile değil, Ermenistan ile tartışılır” dedi. Orhan Pamuk’un açıklamalarına sert çıkan İlber Hoca, “Şöhret endişesi ile ya da bilgisizlikle söylenmiş olabilir. Ciddi değildir. Romancı romanını yazsın, tarihçi de kendi işine baksın. Romancı ile mi bunu tartışacağız. Bu konu müesseseleşmeli” diye konuştu. Bir süre önce ABD ile Türkiye arasında polemik oluşturan Fener Rum Patrikliğinin ekümenik meselesine açıklık getiren İlber Ortaylı, “Ekümenik hiçbir şey getirmez ve götürmez. Ekümenik, kilisenin iç sorunudur. Bunu siyasi bir endişeye dönüştürmeyi kabul etmiyorum. Polemikler, ince bir üslup ve bilgi ile yapılmıyor. Polemiğin faydası yok.” dedi. Bölgenin yapısını bilmiyorlar Orta Doğu üzerinde 1917 tarihinden bu yana değişik müdahalelerin olduğunu hatırlatan İlber Hoca, bölgenin mali yapısı bilinmeden hiçbir girişimin sonuç vermeyeceğini kaydetti. İngilizlerin aynı şekilde Arabistan yarımadasına girişinde problem yaşandığını kaydeden Prof. Dr. Ortaylı, “1917-18 tarihleri arasında İngilizler, Sina Yarımadası’ndan Kudüs’e girdiler. İlk etapta mali bünyeyi bilemediler. Aniden geldikleri için, Türk tecrübesini tanıyamadılar. En başta hır çıktı. Hadise çıkararak kimse kimseyi yönetemez. En ufak radikalizm, ters tepki verir. Mali sistem oturmazsa, facia çıkar. 30 yıl sonra İngilizler, oradan çekilmek zorunda kaldı” dedi. “Tarihi verileri iyi değerlendiremediler. 30 yıl onlar için de bir felakettir. Hiçbir hazırlıkları yoktu. Bölge coğrafyasını, cetvelle böldüler, amaçlı olarak değil, acele olarak” diyen İlber Ortaylı, aynı inanca sahip Osmanlı’nın bölgeyi tanıyarak, değişimi yavaş yavaş yaptığını kaydetti. Tarihi seyir izlenmeden 19. yüzyılın başında batılıların yaptığı değişimin başarılı sonuç vermediğini hatırlatan İlber Ortaylı, “Şimdi onu tekrar dizayn etmeye çalışıyorlar ama, dizayn olmaz” dedi. Batılıların, Orta Doğu’yu Atlas Okyanusu’ndan Endonezya’ya kadar uzanan bir çizgide ele aldığını ve bunun realist olmadığını kaydeden İlber Ortaylı, “Buradaki ön endişe Müslümanlıktır. Çünkü ekseriya Müslümanlar burada yaşıyor. Büyük Orta Doğu’ya demokrasi getirmek ulvi bir davranıştır ama ezberedir” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT