BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’nin sosyal politika hedefleri

AB’nin sosyal politika hedefleri

Avrupa Birliği’nin mevcut Sosyal Politika Hedefleri (SPH) 2000 yılında ortaya kondu ve süresi bu yıl dolmaktadır. Avrupa Birliği gelecek 10 yıla yönelik olarak, mevcut sosyal politika hedeflerinden farklı, büyüme ve istihdam stratejisi üzerine odaklanan Lizbon Stratejisi’nin sosyal politika boyutunu öngören “Yeni Ajenda” yayınlanmıştır. Bu boyut yeni SPH’nin uygulanmasında önemli argüman olacaktır.



Avrupa Birliği’nin mevcut Sosyal Politika Hedefleri (SPH) 2000 yılında ortaya kondu ve süresi bu yıl dolmaktadır. Avrupa Birliği gelecek 10 yıla yönelik olarak, mevcut sosyal politika hedeflerinden farklı, büyüme ve istihdam stratejisi üzerine odaklanan Lizbon Stratejisi’nin sosyal politika boyutunu öngören “Yeni Ajenda” yayınlanmıştır. Bu boyut yeni SPH’nin uygulanmasında önemli argüman olacaktır. Sosyal politika hedefleri için yeni ajenda yayınlanmış olması mevcut sosyal politikaların önemini kaybettiği anlamına gelmemektedir. Yeni ajenda hazırlayıcıları; “Avrupa sosyal modeline değer verdiklerini ve yüksek sosyal standartlar, daha iyi bir sağlık hizmeti ve iyi işleyen bir sosyal hizmet ağının oluşturulması için istekli olduklarını” belirtmektedirler. Bununla birlikte, sistemin sürdürülebilirliği açısından sosyal modelin değişen şartlara uyumunun sağlanmasına ihtiyaç duyulduğu vurgulandıktan sonra, en yoksulların ve en zayıfların şartlarının iyileştirilmesinden ve toplum dışında kalmamasından sorumlu oldukları deklare edilmiştir. Yeni politikalar şoka nasıl yansıyacak? Ajenda yoksulluk, emekli ödenekleri, sağlık bakımı, sosyal güvenlik, farklı üye devletlerde iş bulma, iş sağlığı ve güvenliği, çalışma ve ev hayatı arasında dengenin sağlanması, farklı nesiller arasındaki ilişkiler, şirket yapılanmalarının etkileri gibi sıradan insanların karşılaştıkları problemlerle mücadele etmeyi vaat etmektedir. Ajenda küreselleşme, teknolojik gelişme ve nüfus yaşlanmasının bir sonucu olarak toplumun karşılaştığı zorluklarla mücadele edebilmede Avrupa vatandaşlarına güven vermeyi amaçlamaktadır. Bu zorluklar fırsatları da beraberinde getirir. Bu ajenda sıradan insanların bu fırsatları yakalaması için istihdam ve sosyal politikalar oluşturur. Mevcut ajenda bir faaliyetler kataloğu olarak görünmesine rağmen yeni ajenda birtakım somut tedbirler ve gelecekteki faaliyet yöntemlerinin ana hatlarını çizen bir pakettir. Öncelikler neler 26 Ocak 2005’te kararlaştırılan Barroso Komisyonu’nun stratejik hedefleri doğrultusunda ajendanın iki öncelikli eylem alanı vardır: Tam istihdam ve yoksullukla mücadele ve eşit fırsatların toplumun her kesimine yayılması. Bu iki alan komisyonun zenginlik ve dayanışma hedefini desteklemektedir. Bilindiği gibi 2000 yılında AB hükümetleri 2010’a kadar yoksulluğun ortadan kaldırılması amacına yönelik mücadele kararı aldılar. 2001’de genişlemiş AB’deki vatandaşların % 15’i yoksulluk riski altında ve % 9’u da kalıcı yoksulluk riskindeydi. Bu düzeylerin kabul edilemez olduğu açıklandı. Üstelik yoksulluk yeni kuşakları da kapsamakta ve toplumun en savunmasız kesimlerini süreli bir şekilde dışlanmış bırakmaktadır. Bu gerek toplumsal gerekse ekonomik açıdan sürdürülemez. Yaşlı nüfus sorun Sosyal hedefleri içeren yeni ajenda, Avrupa’nın nüfusu yaşlanırken farklı kuşakların ihtiyaçlarını hesaba katan politik bir yaklaşımı desteklemektedir. Komisyon, bu yılın baharında Avrupa’daki demografik değişiklikler ve etkilerini analiz eden bir Yeşil Kitap yayınlayacak. Avrupa Birliği’nin sosyal politikasının temel amacı hâlâ tam istihdama yöneliktir. Ancak tam istihdamın başarılması için 2010 yılı pek gerçekçi görülmemektedir. Komisyon bu zaman süresi içinde 6 milyon yeni iş sahası açılacağına inanmaktadır. Temennisi bu yöndedir. Sosyal Ajenda’nın uygulanması için gerekli temel araçlardan birisi Avrupa İstihdam Stratejisi’dir (EES). Avrupa İstihdam Stratejisi son Kok raporunda da belirlendiği gibi dört temel önceliklere odaklanmaktadır; İşçi ve İşletmelerin uyumunun artırılması, İş gücüne daha fazla insanın girmesini teşvik etmek, çalışanlara daha fazla ve daha etkili yatırım, daha iyi yönetim yoluyla reformların tam olarak uygulanmasının sağlanması. İnsanların iş sahasına çekilmesi için vergi ve yardım reformları dahil güven, iyi çalışma şartları ve teşviklere ihtiyaç vardır. Becerileri açısından daha az talep gören kişilere uygun eğitimler yoluyla fırsatlar sunulması gerekmektedir. Ayrımcılığa maruz kalanlar için de eşit fırsatlar gerekir. Kalifiye eleman ve işçi dolaşımı AB’nin daha fazla iş alanları açmaya ihtiyacı olduğu doğrudur. Fakat bu ajenda ihtiyaç duyulan şeyin daha kaliteli iş olduğunu belirtir. Commissioner Spidla bu ajendanın insanca iş ve sosyal adalet gibi iki önemli alanda katkı sağlaması gerektiğini açıklamıştır Kaliteli iş sürdürülebilirdir ve çalışana yatırım yapar. Kaliteli işi belirleyen faktörler: * İş yerinde yüksek standartlarda sağlık ve güvenlik tedbirleri; * İş ve hayatı arasında denge sağlanması için esnek çalışma şekiller * Aile işçilerine yardım etmek için kreş gibi faaliyetler * Mesleki ve devamlı eğitim; * Yeterli sosyal yardımlar; * İşçi ve işveren temsilcileri arasında iyi diyalog. AB ülkeleri işçilerin Avrupa’da daha kolay yer değiştirmelerini sağlayacak tedbirler almayı hedeflemektedirler. Ayrıca bu konuyu gündemde tutmak için 2006’nın Avrupa İşçi Hareketliliği Yılı yapılması kararlaştırıldı. İnsanların Avrupa’daki meslek/iş hakkında bilgi edinmeleri ve ulaşmalarını sağlayacak Avrupa istihdam hizmetleri ağını güçlendirecektir. Bunun için, sosyal diyalog alanında da varolan ulusal bariyerlerin kaldırılması gerekir. Komisyon uluslararası bariyerler konusuyla da yakından ilgilenecektir. Bu farklı ülkelerde aynı sürecin birkaç kez ele alınmak zorunda kalmaktansa işçi ve işveren görüşmelerinin sınır ötesi alanlarda daha etkin olmasını sağlayacaktır. Okuyuculara cevaplar H. Oktay- Oğlunuz sigortasız çalıştığı sürece emeklilik sigortasından veya sağlık sigortasından yardım alamaz. SSK’dan sağlık yardımı alabilmek için hastalandığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde, sigortalının kendisi 90 gün, bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk, ana ve babası için ise en az 120 gün prim ödemiş olması gerekir. Aksi halde sağlık yardımı alamaz. Henüz sigortalı bir işte çalışmaya başlamadığı için emeklilik durumu ile ilgili yorum yapmamız mümkün değildir. İbrahim Aktürk- Verdiğiniz bilgilere göre sigortalılık başlangıcınız 01.09.1985 olarak kabul edilecektir. Dolayısıyla emeklilik işlemleriniz yapılırken bir aylık başlangıç hizmetleriniz de kabul edilecektir. 25 yıllık sigortalılık süresi, 49 yaş ve asgari 5300 gün prim ödemesi ile emekli olabilirsiniz.
Kapat
KAPAT