BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz olmak

Biz olmak

Sevgililer, babalar, anneler günü vs. yetmedi, yarın da “Dünya Kadınlar Günü”nü kutlayacağız(!) Yine hediyeler, çiçekler ve gereksiz masraflar. Olursa da iki nutuk, marjinal kalabalıkların cılız yürüyüşü falan... Yani batı taklidi ve tüketmekten öteye geçmeyen işlerden biri daha...



Sevgililer, babalar, anneler günü vs. yetmedi, yarın da “Dünya Kadınlar Günü”nü kutlayacağız(!) Yine hediyeler, çiçekler ve gereksiz masraflar. Olursa da iki nutuk, marjinal kalabalıkların cılız yürüyüşü falan... Yani batı taklidi ve tüketmekten öteye geçmeyen işlerden biri daha... Araştırdım niye 8 Aralık değil de 8 Mart... Neymiş 1911 senesinin 8 Mart gününde ABD’de bir fabrikada yangın çıkmış ve 140 kadın işçi yanarak ölmüş. Tüketimi hortlatma uzmanları da, fırsat bu fırsat deyip dayatmışlar bugünü dünyaya... İtirazım yalnızca bu değil. Ezilen, horlanan, ikinci sınıf muamelesi gören kadınlarımız için anlamlı bir gün mü arıyorsunuz? Buyrun size 5 Aralık... “Bu da nereden çıktı” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız çünkü çoğumuz, kadınlar açısından bugünün ne ifade ettiğini bilmiyoruz. 8 Mart dedi mi hepimiz “Dünya Kadınlar Günü” diye bir adım öne çıkarız. Ama öz be öz bizim olan 5 Aralık, bize hiçbir şey ifade etmez!!! *** Şimdi bu bölümü lütfen iyi, gerekirse iki kere okuyalım. Evet, 5 Aralık 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda değişiklik yapılarak kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verildi. Ben bu tarihi çok önemsiyorum. Bakın bu hak, kadınlara Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de ise 1971 yılında verilmiş. Evet, evet yanlış okumadınız. Dahası var. Mesela, dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde 1934 yılından önce kadınların milletvekili seçme hakkına kavuştuğu ülke sayısı 28, seçilme hakkına kavuştuğu ülke sayısı ise sadece 17 imiş. Ve de Türkiye’de kadınlara seçme seçilme hakkının verildiği ilk seçim olan 1935 yılı ara seçimlerinde kadınlar 18 milletvekili ile Meclis’e girmişler. Dikkat edin genel değil, ara seçim. O günlerin şartlarına göre müthiş bir rakam... Ancak büyük önder Atatürk’ün açtığı bu kulvar ne yazık ki yıllar içinde tıkanmış ve nüfusun yarısını oluşturan kadınların parlamentoda temsilleri, bugün yüzde 4.4 oranlarına kadar gerilemiş. Yerel yönetimlerde ise kadının adı yok denecek kadar az. Şimdi soruyorum: ABD’de 140 fabrika işçisinin yanarak öldüğü 8 Mart mı, yoksa Türk kadınına seçme-seçilme hakkının verildiği 5 Aralık mı bizim için daha anlamlı? *** SON SÖZ: “Türkiye bir maymun değildir. Hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne Batılılaşacaktır. O sadece özleşecektir.” ATATÜRK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT